"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""Цим хлопцям доведеться жити з цим до кінця життя".
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""Этим мальчикам придётся жить с этим до конца своих жизней".
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""הילדים האלה ייאלצו לחיות עם זה לכל שארית חייהם."
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar.""هؤلاء الشباب سيضطروا أن يعيشوا مع هذه المأسأة بقية حياتهم."
"Bu oğlan çocukları hayatlarının geri kalan kısmında bu durumla yaşamak zorunda kalacaklar."(ざわめき)
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.C'est une approche globale destinée à améliorer la vie des gens qui habitent les villages autour du parc.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.E o formă foarte holistică de a îmbunătăți viețile oamenilor care locuiesc în satele din jurul parcului.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.Es una manera muy holística de mejorar las vidas de las personas viviendo en las aldeas alrededor del parque.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.É uma forma muito holística de melhorar a vida das pessoas que vivem nas povoações à voltas do parque.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.Het is een holistische manier om de levens te verbeteren van de mensen in de dorpen rond het park.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.Így átfogó módszert dolgozhatunk ki a park körüli falvakban élők életszínvonalának a javítására.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.이것은 공원 주변 마을 사람들의 삶을 개선할 포괄적인 방안입니다.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.Polega na całościowym podejściu do poprawy warunków życia mieszkańców wiosek otaczających park.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.Πρόκειται για έναν ολιστικό τρόπο βελτίωσης των ζωών ανθρώπων που ζουν σε χωριά κοντά στο πάρκο.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.Тя е много холистичен начин да се подобри живота на хората, които живеят в селата около парка.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.Це досить комплексний підхід до покращення життя людей, які живуть за околицями парку.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.Это довольно целостный подход к улучшению жизни людей, живущих в окрестностях парка.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.זוהי דרך מאוד הולסטית לשיפור חייהם של האנשים שחיים בכפרים בשכנות לפארק.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.إنه وسيلة متكاملة جدا لتحسين حياة السكان الذين يقطنون في القرى حول المنتزه.
Bu parkın çevresinde yaşayanların hayatlarını iyileştirmek için son derece bütüncül yaklaşan bir yöntem.国立公園周辺に暮らす人々のために 生活環境の向上を目指す 総合的なプログラムです 12の村で始め 今では24の村に広がりました
Burada belediye başkanı olarak bulunmak harika. İnsanların hayatlarını gerçekten değiştirmek için市長は政治を通して 人々の生活を
Burada bulunan kaç insan hayatlarının büyük bir bölümünü beyazla gösterilen yerlerde geçirdiler?Alguém? Vocês são uns sortudos.
Burada bulunan kaç insan hayatlarının büyük bir bölümünü beyazla gösterilen yerlerde geçirdiler?A teremben lévő emberek közül hányan töltötték életük nagy részét a fehér területen?
Burada bulunan kaç insan hayatlarının büyük bir bölümünü beyazla gösterilen yerlerde geçirdiler?Berapa banyak orang di dalam ruangan ini menghabiskan sebagian besar hidup mereka? pada bagian putih ini?
Burada bulunan kaç insan hayatlarının büyük bir bölümünü beyazla gösterilen yerlerde geçirdiler?Cineva? Esti norocos.
Burada bulunan kaç insan hayatlarının büyük bir bölümünü beyazla gösterilen yerlerde geçirdiler?Combien de personnes dans la pièce ont passé la majorité de leur vie dans l'espace en blanc ?
Burada bulunan kaç insan hayatlarının büyük bir bölümünü beyazla gösterilen yerlerde geçirdiler?Hoeveel mensen in deze zaal hebben het merendeel van hun leven doorgebracht in de witte gedeeltes?
Burada bulunan kaç insan hayatlarının büyük bir bölümünü beyazla gösterilen yerlerde geçirdiler?Ile osób na tej sali spędziło większość swojego życia na terenie zaznaczonym na biało?
Burada bulunan kaç insan hayatlarının büyük bir bölümünü beyazla gösterilen yerlerde geçirdiler? Kimse var mı?¿Cuántas personas en esta sala han estado la mayor parte de sus vidas en el espacio blanco?
Burada bulunan kaç insan hayatlarının büyük bir bölümünü beyazla gösterilen yerlerde geçirdiler?이 방의 얼마나 많은 분이 삶의 대부분을 하얀색 장소에서 보내왔죠?
Burada bulunan kaç insan hayatlarının büyük bir bölümünü beyazla gösterilen yerlerde geçirdiler?Kolik lidí tady v místnosti strávilo většinu života na bílých místech?
Burada bulunan kaç insan hayatlarının büyük bir bölümünü beyazla gösterilen yerlerde geçirdiler?Koľko ľudí z tejto miestnosti strávilo väčšinu svojho života v bielych miestach?
Burada bulunan kaç insan hayatlarının büyük bir bölümünü beyazla gösterilen yerlerde geçirdiler?Quante persone hanno trascorso la maggior parte della loro vita nella zona bianca?
Burada bulunan kaç insan hayatlarının büyük bir bölümünü beyazla gösterilen yerlerde geçirdiler?Wie viele Personen hier im Raum haben den Großteil ihres Lebens in den weißen Gebieten verbracht?
Burada bulunan kaç insan hayatlarının büyük bir bölümünü beyazla gösterilen yerlerde geçirdiler?Πόσοι άνθρωποι στην αίθουσα αυτή πέρασαν το μεγαλύτερο μέρος της ζωής τους στην περιοχή με άσπρο;
Burada bulunan kaç insan hayatlarının büyük bir bölümünü beyazla gösterilen yerlerde geçirdiler?Колко души в залата са прекарали по-голямата част от живота си в бялото пространство?
Burada bulunan kaç insan hayatlarının büyük bir bölümünü beyazla gösterilen yerlerde geçirdiler?Скільки людей у цій залі прожили більшість свого життя в так званій "білій зоні"?
Burada bulunan kaç insan hayatlarının büyük bir bölümünü beyazla gösterilen yerlerde geçirdiler?Сколько людей в этом зале провели большую часть своей жизни в белых участках?
Burada bulunan kaç insan hayatlarının büyük bir bölümünü beyazla gösterilen yerlerde geçirdiler?אז כמה אנשים חיים בשטח הלבן? כמה מהנוכחים כאן, רוב חייהם גרו במקומות
Burada bulunan kaç insan hayatlarının büyük bir bölümünü beyazla gösterilen yerlerde geçirdiler?كم عدد الناس في هذه القاعة الذين قضوا حياتهم في الفراغات البيضاء؟
Burada bulunan kaç insan hayatlarının büyük bir bölümünü beyazla gösterilen yerlerde geçirdiler?過ごした人はどれくらいいます? ラッキーですね
Burada daha çok hayatlarının baharında우리는 여기서 인생의 한창때인 20대, 30대, 40대에 척수손상으로 인해 벽에 부딪힌
Burada daha çok hayatlarının baharındaאנחנו מדברים, לעיתים, על אנשים צעירים מאוד עם פגיעות בעמוד השדרה
Burada daha çok hayatlarının baharındaنحن نتحدث هنا عن الشباب الذين أُصيبوا بخلل في العمود الفقري
Burada daha çok hayatlarının baharında若い頃に脊髄を損傷し 人生真っ盛りの20代 30代 40代に
Burada gördüğünüz su kabağı -- hayatlarındaki her şey sembolik.Az itt látható lopótök -- mint az életükben minden, szimbolikus.
Burada gördüğünüz su kabağı -- hayatlarındaki her şey sembolik.Căpățâna pe care o vedeți aici -- totul în viața lor e simbolic.
Burada gördüğünüz su kabağı -- hayatlarındaki her şey sembolik.Cette calebasse que vous voyez là est -- tout dans leur vie est symbolique.
Burada gördüğünüz su kabağı -- hayatlarındaki her şey sembolik.De kalebas die je hier ziet -- alles in hun leven is symbolisch.
Burada gördüğünüz su kabağı -- hayatlarındaki her şey sembolik.Dieses Gefäß hier ist - alles in ihrem Leben ist symbolisch.
Burada gördüğünüz su kabağı -- hayatlarındaki her şey sembolik.El recipiente de calabaza que ven acá es -- todo en sus vidas es simbólico.
Burada gördüğünüz su kabağı -- hayatlarındaki her şey sembolik.여기 보시는 마른 박은 삶의 모든 것이 그들에겐 상징입니다
Burada gördüğünüz su kabağı -- hayatlarındaki her şey sembolik.La zucca che vedete qui è - tutto nella loro vita è simbolico.
Burada gördüğünüz su kabağı -- hayatlarındaki her şey sembolik.Tykwa, którą tu widzicie, jest - jak wszystko w ich życiu - symboliczna.
Burada gördüğünüz su kabağı -- hayatlarındaki her şey sembolik.Кратуната, която виждате тук е -- всичко в техните животи е символично.
Burada gördüğünüz su kabağı -- hayatlarındaki her şey sembolik.Сосуд, который вы видите здесь - всё в их жизни символично.
Burada gördüğünüz su kabağı -- hayatlarındaki her şey sembolik.הקערה שאתם רואים כאן - כל דבר בחייהם נושא משמעות סמלית.
Burada gördüğünüz su kabağı -- hayatlarındaki her şey sembolik.قرع النبات الذين ترونه هنا -- كل شيئ في حياتهم رمزي
Burada gördüğünüz su kabağı -- hayatlarındaki her şey sembolik.彼らの生活の全ては何かの象徴です 彼らのたとえの中心は はた織です
Bu sayede Will gibi çocukların hayatlarını etkilemiş oluruz.Dan kita bisa mendorong anak-anak seperti Will dari jalan yang kita lalui.