Ana içeriğe geç
Sözlük

hayatlar ile cümle

hayatlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu durumun hayatlarında gördükleri en komik şey olduğunu düşünüyorlar.To najzabawniejsza rzecz, jaką w życiu widzieli.
Bu durumun hayatlarında gördükleri en komik şey olduğunu düşünüyorlar.Zdá se jim to velice vtipné.
Bu durumun hayatlarında gördükleri en komik şey olduğunu düşünüyorlar.Ze denken dat dit het grappigste is wat ze ooit hebben gezien.
Bu durumun hayatlarında gördükleri en komik şey olduğunu düşünüyorlar.Το θεωρούν το πιο αστείο θέαμα που έχουν δει ποτέ.
Bu durumun hayatlarında gördükleri en komik şey olduğunu düşünüyorlar.Вони думають, що досі не бачили нічого смішнішого.
Bu durumun hayatlarında gördükleri en komik şey olduğunu düşünüyorlar.Они решили, что это самая смешная вещь, которую они когда-либо видели.
Bu durumun hayatlarında gördükleri en komik şey olduğunu düşünüyorlar.Смятат, че това е най-смешното нещо, което някога са виждали.
Bu durumun hayatlarında gördükleri en komik şey olduğunu düşünüyorlar.הם חושבים שזה הדבר הכי מצחיק שהם ראו בחייהם.
Bu durumun hayatlarında gördükleri en komik şey olduğunu düşünüyorlar.يعتقدان أنه أكثر شيئ مضحك رأوه على الإطلاق.
Bu durumun hayatlarında gördükleri en komik şey olduğunu düşünüyorlar.佢哋覺得我哋無著褲喺佢哋成世人見過最搞笑唧事
Bu durumun hayatlarında gördükleri en komik şey olduğunu düşünüyorlar.彼らと女性が目配せしますから見ていてください
Bu gece diğer insanlar gece hayatlarında ne yapıyorsa onu deneyeceğim gibi gözüküyor.Heute scheint eine dieser Nächte zu sein, die Menschen nur einmal in ihrem ganzen Leben haben.
Bu gece diğer insanlar gece hayatlarında ne yapıyorsa onu deneyeceğim gibi gözüküyor.Malam ini merupakan pengalaman pertama dalam hidupku.
Bu gece diğer insanlar gece hayatlarında ne yapıyorsa onu deneyeceğim gibi gözüküyor.Noaptea asta pare o noapte pe care oamenii o experimenteaza o data in viata.
Bu gece diğer insanlar gece hayatlarında ne yapıyorsa onu deneyeceğim gibi gözüküyor.Сегодняшняя ночь кажется той, которую люди переживают лишь раз в жизни.
Bu gece diğer insanlar gece hayatlarında ne yapıyorsa onu deneyeceğim gibi gözüküyor..הלילה נראה כמו הלילה שאנשים חווים פעם בחיים
Bu gece diğer insanlar gece hayatlarında ne yapıyorsa onu deneyeceğim gibi gözüküyor.هذه الليله يبدوا بان الناس تجربها مره واحده فى حياتها
Bu gece diğer insanlar gece hayatlarında ne yapıyorsa onu deneyeceğim gibi gözüküyor.ジュング 電話に出てくれ
Bugün işe gitmelerinin yegane sebebi başka nasıl hayatlarını kazanabileceklerini bilmemeleri.Ils vont au travail, ils pensent que c'est la façon de gagner sa vie.
Bugün işe gitmelerinin yegane sebebi başka nasıl hayatlarını kazanabileceklerini bilmemeleri.Ze gaan naar werk om te kunnen leven...
Bugün işe gitmelerinin yegane sebebi başka nasıl hayatlarını kazanabileceklerini bilmemeleri.Отиват на работа с мисълта, че това просто е начинът, по който се изкарва прехраната.
Bugün, onlar hayatlarına sıradışı bir değişim geldiğini bilen kişilerin güvenini temsil ediyorlar.Danes predstavljajo izreden pogum tistih, ki vedo, da se je njihovo življenje drastično spremenilo
Bugün, onlar hayatlarına sıradışı bir değişim geldiğini bilen kişilerin güvenini temsil ediyorlar.Dnes sú nositeľmi sebadôvery tých, ktorí vedia, že ich životy prešli mimoriadnou zmenou.
Bugün, onlar hayatlarına sıradışı bir değişim geldiğini bilen kişilerin güvenini temsil ediyorlar.Dziś są silni poczuciem, że w kraju w kraju, za ich życia dokonała się gigantyczna zmiana
Bugün, onlar hayatlarına sıradışı bir değişim geldiğini bilen kişilerin güvenini temsil ediyorlar.Hoje demonstram confiança com o que eles vêem como... uma mudança extraordinária nas suas vidas.
Bugün, onlar hayatlarına sıradışı bir değişim geldiğini bilen kişilerin güvenini temsil ediyorlar.Hoy en día demuestran la seguridad de aquellos que saben que un gran cambio ha llegado a sus vidas.
Bugün, onlar hayatlarına sıradışı bir değişim geldiğini bilen kişilerin güvenini temsil ediyorlar.Idag visar de tillit eftersom de vet att en stor förändring har kommit in i deras liv.
Bugün, onlar hayatlarına sıradışı bir değişim geldiğini bilen kişilerin güvenini temsil ediyorlar.Manapság már azoknak a bizakodása jelenik meg akik tudják, hogy rendkívülien megváltozik az életük.
Bugün, onlar hayatlarına sıradışı bir değişim geldiğini bilen kişilerin güvenini temsil ediyorlar.Oggi mostrano la sicurezza di coloro che sanno che la loro vita ha avuto un cambiamento straordinario.
Bugün, onlar hayatlarına sıradışı bir değişim geldiğini bilen kişilerin güvenini temsil ediyorlar.Σήμερα, επιδεικνύουν την αυτοπεποίθηση αυτών... που ξέρουν ότι μια σημαντική αλλαγή έχει έρθει στη ζωή τους.
Bugün, onlar hayatlarına sıradışı bir değişim geldiğini bilen kişilerin güvenini temsil ediyorlar.Днес показват сигурността на хора, които разбират, че животът им значително се е променил.
Bugün, onlar hayatlarına sıradışı bir değişim geldiğini bilen kişilerin güvenini temsil ediyorlar.Сегодня они демонстрируют веру тех, кто знает про экстраординарные изменения, произошедшие в их жизни.
Bugün, onlar hayatlarına sıradışı bir değişim geldiğini bilen kişilerin güvenini temsil ediyorlar.היום, הם מציגים ביטחון של אנשים .שיודעים כי שינוי אדיר הגיע לחייהם
Bugün, onlar hayatlarına sıradışı bir değişim geldiğini bilen kişilerin güvenini temsil ediyorlar.自分たちの生活に驚くべき変化を 見出しています ヒューゴチャベス大統領 バリオを声を代弁します
Bu, hayatları boyunca yaşadıkları ve çalıştıkları terk edilmiş iş yerinde onları görünmez yaptım.Je les ai fait invisibles dans la boutique déserte où ils avaient vécu et travaillé toute leur vie.
Bu, hayatları boyunca yaşadıkları ve çalıştıkları terk edilmiş iş yerinde onları görünmez yaptım.평생 일했던 삶의 터전이었으나 제가 텅 빈 공장에서 투명하게 묘사했습니다. 벽에는 문화 혁명 슬로건이 걸려있습니다.
Bu, hayatları boyunca yaşadıkları ve çalıştıkları terk edilmiş iş yerinde onları görünmez yaptım.Li ho resi invisibili nel negozio deserto dove avevano vissuto e lavorato per tutta la vita.
Bu, hayatları boyunca yaşadıkları ve çalıştıkları terk edilmiş iş yerinde onları görünmez yaptım.עשיתי אותם בלתי נראים בחנות הנטושה שם הם חיו ועבדו כל חייהם. על הקיר מאחוריהם נמצאת הסיסמא למהפכה התרבותית:
Bu, hayatları boyunca yaşadıkları ve çalıştıkları terk edilmiş iş yerinde onları görünmez yaptım.背後の壁には文化大革命の スローガンがあります 「我々の大義を導く力 中国共産党」
Bu inanılmaz meşgul, üretici hayatları yaşıyorlar ve bu kaynaktan göstermek için tüm menfaatlere sahipler.Au o viață plină și productivă de undei vin și avantajele, dar Bill are o viață foarte diferită.
Bu inanılmaz meşgul, üretici hayatları yaşıyorlar ve bu kaynaktan göstermek için tüm menfaatlere sahipler.Họ đang sống cuộc sống cực kì bận rộn và hữu ích
Bu inanılmaz meşgul, üretici hayatları yaşıyorlar ve bu kaynaktan göstermek için tüm menfaatlere sahipler.그들은 엄청나게 바쁘고 생산적인 삶을 살며 그것이 주는 모든 혜택을 누립니다.
Bu inanılmaz meşgul, üretici hayatları yaşıyorlar ve bu kaynaktan göstermek için tüm menfaatlere sahipler.הם חיים את החיים הפרודוקטיביים והעמוסים מאוד, ויש להם את כל ההטבות להראות מזה,
Bu inanılmaz meşgul, üretici hayatları yaşıyorlar ve bu kaynaktan göstermek için tüm menfaatlere sahipler.إنّهم يعيشون نمط حياة منشغلة و انتاجية، و هم يحصلون على جميع الفوائد التي يتحصلون عليها،
Bu inanılmaz meşgul, üretici hayatları yaşıyorlar ve bu kaynaktan göstermek için tüm menfaatlere sahipler.そこから得られる 全てを手にしています でも ビルは全く違う人生を 送っています
Bu insanlar kendi hayatlarını riske atarak ödediler.Orang-orang ini bahkan dibayar, untuk menutupi asuransi kesehatan mereka sendiri.
Bu insanlar kendi hayatlarını riske atarak ödediler.Queste persone l'hanno pagata anche dovendo versare da soli i loro contributi previdenziali
Bu insanlar, sessizce bu çaresiz hayatları yaşıyorlar.Au nevoie să-i scuture viaţa şi să le spună "Trezeşte-te naibii!"
Bu insanlar, sessizce bu çaresiz hayatları yaşıyorlar.Ci ludzie żyją w desperacji.
Bu insanlar, sessizce bu çaresiz hayatları yaşıyorlar.Esta gente SÍ vive vidas de silenciosa desesperación.
Bu insanlar, sessizce bu çaresiz hayatları yaşıyorlar.Estas pessoas vivem num desespero silencioso.
Bu insanlar, sessizce bu çaresiz hayatları yaşıyorlar. İşlerin farklı olmasını diliyorlar.هؤلاء الناس يعيشون حياة بائسة لحد ما. ويتمنون لو كانت الأمور مختلفة
Bu insanlar, sessizce bu çaresiz hayatları yaşıyorlar.Queste persone vivono queste vite di tranquilla disperazione.
Bu kadar çok masum erkek, kadın ve çocukların hayatlarının yok olup gittiğini bilmek insanı yıkıyor.C'est tout simplement bouleversant, le nombre d'hommes, de femmes et d'enfants qui disparaissent.
Bu kadar çok masum erkek, kadın ve çocukların hayatlarının yok olup gittiğini bilmek insanı yıkıyor.È così devastante, un tale numero di uomini, donne a bambini la cui vita si è semplicemente dissolta.
Bu kadar çok masum erkek, kadın ve çocukların hayatlarının yok olup gittiğini bilmek insanı yıkıyor.Es tan devastador, sólo la cantidad de vidas de hombres, mujeres y niños inocentes evaporándose.
Bu kadar çok masum erkek, kadın ve çocukların hayatlarının yok olup gittiğini bilmek insanı yıkıyor.Σε καταρρακώνει, ο μεγάλος αριθμός αθώων ανδρών, γυναικών και παιδιών, οι ζωές των οποίων απλά εξατμίζονται.
Bu kadar çok masum erkek, kadın ve çocukların hayatlarının yok olup gittiğini bilmek insanı yıkıyor.إنها بالفعل لكارثة كبيرة أن تُزهق ببساطة أرواح هذا العدد الهائل من النساء، والرجال، والأطفال الأبرياء.
Bu kadınlar hayatlarına beni de dahil ederek fabrikalar ve Çin hakkındaDoor me deel te laten hebben aan hun leven
Bu kadınlar hayatlarına beni de dahil ederek fabrikalar ve Çin hakkındaIndem sie mir ihr Leben eröffneten,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod