Bizim gibi insanlar, hayatları boyunca bir kere göremezler, o yüzden dikkatli kullan.Ludzie tacy ja my nigdy nie widzieliby czegoś takiego na oczy, więc uważaj z tym.
Bizim gibi insanlar, hayatları boyunca bir kere göremezler, o yüzden dikkatli kullan.Oamenii ca noi nu pot sa-l cumpere nici intr-o viata, deci sa-l porti cu grija.
Bizim gibi insanlar, hayatları boyunca bir kere göremezler, o yüzden dikkatli kullan.Orang seperti kita tidak akan pernah melihatnya seumur hidup, jadi pakai hati-hati.
Bizim gibi insanlar, hayatları boyunca bir kere göremezler, o yüzden dikkatli kullan.Άνθρωποι σαν και εμάς δεν θα το δουν από κοντά ποτέ στη ζωή τους, γι'αυτό φορεσέ το προσεκτικά.
Bizim gibi insanlar, hayatları boyunca bir kere göremezler, o yüzden dikkatli kullan.У таких людей как мы шанс увидеть подобные часы появляется только раз в жизни, так что будь осторожен.
Bizim gibi insanlar, hayatları boyunca bir kere göremezler, o yüzden dikkatli kullan.الاشخاص مثلنا لا يمكن ان تكون لديهم مثلها ابدا لدا ارتديها جيدا
Kendi hayatlarımızın özneleriyiz.Vi er genstand for vores eget liv.
Kendi hayatlarımızın özneleriyiz.We zijn de onderwerpen van ons eigen leven.
Kendi hayatlarımızın özneleriyiz.Wir sind Hauptfiguren in unseren eigenen Leben.
Kendi hayatlarımızın özneleriyiz.Žijeme svůj vlastní život.
Kendi hayatlarımızın özneleriyiz.Είμαστε το κέντρο της ζωής μας.
Kendi hayatlarımızın özneleriyiz.Ми — суб'єкти нашого життя.
Kendi hayatlarımızın özneleriyiz.Мы контролируем нашу жизнь.
- Bizler geleceđi olmayan gündelik hayatlarýmýz için bir altyapý inţaa edeceđiz diye,아니면 그보다 더 빠를 수도 있죠. 관련 수치들은 전 세계의 산유량이 이미 한계에 달했음을 보여줍니다.
- Bizler geleceđi olmayan gündelik hayatlarýmýz için bir altyapý inţaa edeceđiz diye,Les chiffres indiquent que nous avons déjà atteint le pic de production mondiale.
- Bizler geleceđi olmayan gündelik hayatlarýmýz için bir altyapý inţaa edeceđiz diye,Los números indican que probablemente ya hemos alcanzado la produción máxima global.
- Bizler geleceđi olmayan gündelik hayatlarýmýz için bir altyapý inţaa edeceđiz diye,Цифры показывают, что мы, вероятно, достигли пика в мировом производстве нефти.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.A malá změna v našem životě může znamenat velké změny v ostatních.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.Dan perubahan-perubahan kecil dalam hidup kita, berarti perubahan besar bagi (hidup) mereka.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.Des petits changements dans nos vies signifient de grands changements dans la vie des autres.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.E i piccoli cambiamenti nella nostra vita significano grandi cambiamenti nelle vite di altri.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.Kleine Änderungen in unserem Leben bedeuten riesige Änderungen für die Leben anderer.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.Kleine veranderingen in onze levens betekenen grote veranderingen in andere levens.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.그리고 우리 삶의 작은 변화들이 다른 생명들에게는 삶의 큰 변화를 뜻합니다.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.Małe zmiany w naszym życiu dużo zmienią w życiu innych.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.Och små förändringar i våra liv betyder stora förändringar i andras liv.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.Schimbări mici în viaţa noastră înseamnă schimbări mari în vieţile altora.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.S ha változtatunk kicsit életünkön, sokat változhat másoké.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.Y pequeños cambios en nuestras vidas, significan grandes cambios para otros.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.Και μικρές αλλαγές στη ζωή μας σημαίνουν μεγάλες αλλαγές σε άλλες [ζωές].
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.А, малките промени в живота ни означават големи промени в живота на другите.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.І невеликі зміни в нашому житті означають великі зміни в інших життях.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.Маленькие изменения в нашей жизни могут означать огромные изменения в жизни других.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.ושינויים קטנים בחיינו משמעם שינויים גדולים בחיי אחרים.
Bizlerin yaşamındaki küçük değişiklikler diğerlerinin hayatları için büyük değişikliklerdir.では 最初に戻りましょう
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.A bonobók, mint az emberek egész életükben szeretnek játszani.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.A los bonobos, como a los humanos, les encanta jugar a lo largo de toda su vida.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.Bonober, liksom människor, älskar att leka under hela sina liv.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.Bonobo, seperti manusia, senang bermain selama hidup mereka.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.Bonobos -- wie Menschen -- lieben es, ihr Leben lang zu spielen.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.Bonobové si stejně jako lidé rádi hrají po celý svůj život.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.I bonobo, come gli umani, amano giocare per tutta la durata della vita.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.인관과 유사하게도 보노보들은 생애 내내, 놀이하는 것을 좋아합니다.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.Les bonobos, comme les humains, adorent jouer pendant toute leur vie.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.Maimuțelor bonobo, ca și oamenilor, le place să se joace de-a lungul întregii vieți.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.Net als mensen houden bonobo's gedurende hun gehele leven van spelen.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler. Oyun sadece çocuklar için değildir.Os bonobos, tal como os seres humanos, adoram brincar durante toda a vida.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.Tak jak ludzie uwielbiają bawić się przez całe życie.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.Tinh tinh lùn, giống như con người, thích chơi đùa trong suốt cuộc sống của chúng.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.Οι μπονόμπο, όπως οι άνθρωποι, τρελαίνονται να παίζουν σε όλη τους τη ζωή.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.Бонобо, как и люди, сохраняют любовь к играм на протяжении всей жизни.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.Бонобо, както и хората, обичат да играят през целия си живот.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.Бонобо, як і люди, люблять гру протягом всього життя.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.בונובו, כמו בני אדם, אוהבים לשחק במהלך כל חייהם.
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.ان قردة البابون .. كما البشر تحب اللعب طيلة حياتها
Bonobolar, insanlar gibi, bütün hayatları boyunca oyun oynamayı severler.一生を通じて遊ぶのが大好きです 遊びというのは子どものゲームだけではありません
Böylece içleri rahat bir şekilde hayatlarına devam ettiler.Ça leur a donné la tranquillité d'esprit pour avancer.
Böylece içleri rahat bir şekilde hayatlarına devam ettiler.Das gab ihnen den Seelenfrieden, um weiter zu machen.
Böylece içleri rahat bir şekilde hayatlarına devam ettiler.Det gav dem frid att kunna fortsätta.
Böylece içleri rahat bir şekilde hayatlarına devam ettiler.Điều này giúp họ thanh thản để bước tiếp.