Ancak, insanlar kalan hayatları boyunca, bağışıklık sistemlerini baskılayan ilaçlar almak zorunda kalacaklar.飲み続けなければいけません ということは
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.Abban találunk jelentőséget, hogy odaadjuk az életünk valami fontos, jelentős ügyért.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.C'est en donnant de nos vies que nous trouvons un sens, que nous trouvons de l'importance.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.Dando nuestras vidas es como encontramos sentido, encontramos significación.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.Door opoffering krijgt het leven zin, krijgt het betekenis.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.E' offrendo la nostra vita che troviamo il senso, il significato.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.Erst indem wir unser Leben für andere hingeben, erhält es Sinn, bekommen wir Bedeutung.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.Este din a ne dărui viaţa pentru a găsi scopul, a găsi importanţa.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.Je to rozdávání našeho života, v čem nacházíme smysl, v čem nacházíme význam.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.Je to v rozdávaní nášho života, v čom nachádzame zmysel, v čom nachádzame význam.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.우리의 삶을 내어 줄 때 거기서 의미를 찾을 수 있습니다. 거기서 중요성을 찾을 수 있죠.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.Porzucenie naszego życia nadaje mu sensu, znajdujemy znaczenie.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.Saat kita memberikan kehidupan kita, kita menemukan arti, kita menemukan hal yang utama.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.Αφιερώνοντας τις ζωές μας βρίσκουμε νόημα, βρίσκουμε αξία.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.Вона — у присвяченні свого життя тому, що ми вважаємо вартим, тоді ми відчуваємо важливість.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.В раздаването на нашия живот ние намираме смисъл, намираме значение.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.Отдавая свою жизнь другим людям, мы находим смысл, мы находим значимость.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.על ידי נתינת חיינו אנחנו מוצאים משמעות, אנחנו מוצאים חשיבות.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.إنها في وهب حياتنا بحيث نجد معنى، حينها سنجد الأهمية.
Anlamlı bulduğumuz şeyler uğruna hayatlarımızı vermektedir.意義を見つけるんです それが神によって結びつけられた やり方だと信じています
Anlıyor musun? Veya "İyi tatiller" diyoruz. İyi hayatlar.Ние казваме "Приятна почивка".
Artık o hayatlarınızı tamamen değiştirecek.Và rất quan trọng là BẠN cũng nên biết nữa, bởi nó sẽ hoàn toàn thay đổi cuộc sống của bạn. Nói về Học Viện...
Aslında bana yakın olmayan insanların hayatlarında çok fazla yer edinmemeyi umuyorum.I hoffe eigentlich, dass ich nicht so viel Platz wegnehme von den Menschen die mir nicht so nahe sind.
Aslında bana yakın olmayan insanların hayatlarında çok fazla yer edinmemeyi umuyorum.Vlastně doufám, že nezabírám příliš mnoho místa v lidech, kteří mi nejsou blízcí.
Aslında bana yakın olmayan insanların hayatlarında çok fazla yer edinmemeyi umuyorum.Właściwie mam nadzieję, że nie zajmuję zbyt dużo przestrzeni w ludziach, którzy nie są mi bliscy.
Aslında bana yakın olmayan insanların hayatlarında çok fazla yer edinmemeyi umuyorum.Ελπίζω κυρίως να μην πιάνω πολύ χώρο για ανθρώπους που δεν είναι τόσο κοντά μου.
Aslında bana yakın olmayan insanların hayatlarında çok fazla yer edinmemeyi umuyorum.На самом деле, я надеюсь не занять много места у людей, которые мне не близки.
Aslında, hayatlarını bu tür şeylerle kazanıyorlar.De fapt, ei își câștigă existența prin astfel de lucruri.
Aslında, hayatlarını bu tür şeylerle kazanıyorlar.De hecho se ganan la vida con este tipo de cosas.
Aslında, hayatlarını bu tür şeylerle kazanıyorlar.De tjänar faktiskt sitt levebröd på sånt här.
Aslında, hayatlarını bu tür şeylerle kazanıyorlar.En fait, ils vivent de ce genre de choses
Aslında, hayatlarını bu tür şeylerle kazanıyorlar.Ganham a vida a fazer este tipo de coisas.
Aslında, hayatlarını bu tür şeylerle kazanıyorlar.Jadi, mereka mencari nafkah dari hal-hal seperti ini.
Aslında, hayatlarını bu tür şeylerle kazanıyorlar.그걸로 생계를 유지하시는 분들도 계신데요.
Aslında, hayatlarını bu tür şeylerle kazanıyorlar.Nieźle z tego żyją.
Aslında, hayatlarını bu tür şeylerle kazanıyorlar.Pravzaprav oni od tega živijo.
Aslında, hayatlarını bu tür şeylerle kazanıyorlar.Rent faktisk, formår de at leve af det.
Aslında, hayatlarını bu tür şeylerle kazanıyorlar.Sie verdienen damit sogar ihren Lebensunterhalt.
Aslında, hayatlarını bu tür şeylerle kazanıyorlar.Si guadagnano da vivere con queste cose.
Aslında, hayatlarını bu tür şeylerle kazanıyorlar.Thực tế, họ kiếm sống nhờ vào kiểu này.
Aslında, hayatlarını bu tür şeylerle kazanıyorlar.Týmto spôsobom si vážne zarobia na živobytie.
Aslında, hayatlarını bu tür şeylerle kazanıyorlar.Ve skutečnosti ze všech těch věcí žijí.
Aslında, hayatlarını bu tür şeylerle kazanıyorlar.Ze hebben hier zelfs een volledig inkomen aan.
Aslında, hayatlarını bu tür şeylerle kazanıyorlar.Μάλιστα, ζουν από αυτά τα πράγματα.
Aslında, hayatlarını bu tür şeylerle kazanıyorlar.Всъщност, те преживяват от тези неща.
Aslında, hayatlarını bu tür şeylerle kazanıyorlar.Насправді вони годуються з такого роду речей.
Aslında, hayatlarını bu tür şeylerle kazanıyorlar.Они фактически так зарабатывают на жизнь.
Aslında, hayatlarını bu tür şeylerle kazanıyorlar.למעשה זו הפרנסה שלהם.
Aslında, hayatlarını bu tür şeylerle kazanıyorlar.في الواقع، أنهم يتعيشون من مثل هذه الاشياء.
Aslında, hayatlarını bu tür şeylerle kazanıyorlar.皆さんの時間とお金を節約してあげましょう
Aslında her iki grup da hayatlarının birebir aynı noktasındalar.Ambele categorii se află în acelaşi stadiu al vieții.
Aslında her iki grup da hayatlarının birebir aynı noktasındalar.Begge er, trods alt, i præcis det samme stadie i deres liv.
Aslında her iki grup da hayatlarının birebir aynı noktasındalar.Beiden zijn tenslotte in exact dezelfde fase van het leven.
Aslında her iki grup da hayatlarının birebir aynı noktasındalar.Cả hai, xét cho cùng, đều ở chính xác cùng một giai đoạn của cuộc sống.
Aslında her iki grup da hayatlarının birebir aynı noktasındalar.Después de todo, ambos están en exactamente la misma etapa de la vida.
Aslında her iki grup da hayatlarının birebir aynı noktasındalar.Dopotutto entrambi sono esattamente allo stesso stadio della vita.
Aslında her iki grup da hayatlarının birebir aynı noktasındalar.Dopo tutto, sono entrambi nella stessa fase della vita.
Aslında her iki grup da hayatlarının birebir aynı noktasındalar.Jedni i drudzy są przecież w tym samym położeniu.
Aslında her iki grup da hayatlarının birebir aynı noktasındalar.사실 두 집단은 같은 처지에 있습니다.
Aslında her iki grup da hayatlarının birebir aynı noktasındalar.Koniec koncom, obidva tieto skupiny ľudí sú presne v tej istej etape života.