Ana içeriğe geç
Sözlük

hayatlar ile cümle

hayatlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hayatlarını gizli yaşamayı severler.Mėgsta pavogtus daiktus slėpti savo oloje.
Uçaktaki 150 kişinin hepsi kazada hayatlarını kaybetmişlerdir.Visi 150 žmonių lėktuve žuvo.
Suetonius, On iki Sezarın hayatları: "Caesar".Dvylikos Cezarių gyvenimas: (Įžanga).
Çocukluğu, diğer çocukların hayatlarından farksız geçmiştir.Prano vaikystė niekuo nesiskyrė nuo kitų kaimo vaikų.
Bu kadar derinde yaşayan balık türlerinin hayatları yüzlerce yılı bulabilmektedir.Laukuose, kuriuose užkasti nuo juodligės kritę gyvuliai, šios sporos išsilaiko iki kelių dešimtmečių.
Bu yüzden, kendi hayatları da altüst olacaktır..Be to, sunkiau pažeisti ir ją pačią.
Suetonius, On iki Sezar'ın hayatları, Sezar'ın Hayatı.Dvylikos Cezarių gyvenimas: Dieviškasis Titas.
Ancak içkiyi bıraktıktan sonra tekrar geri dönen ikilinin hayatları eskisi gibi huzurlu olmayacaktır.Grasė ir dviejų vaikų ramus gyvenimas jau nebebus toks saugus.
Araştırmalara göre insanların %50'den fazlası hayatlarında en az bir kere déjà vu durumunu yaşamıştır.Fenomenas yra labai paplitęs, tyrimai rodo, kad bent kartą déjà vu išgyvenę yra per 70 % žmonių.
Genel olarak sağlıklı bireyler hayatları boyunca farklı türde savunmalar kullanır.Terved inimesed kasutavad elu jooksul erinevaid kaitsemehhanisme.
Fakat zamanla Doğu Almanlar'ın bir kısmı, eski hayatlarındaki bazı figürlere özlem duymaya başladı.Kuid aja möödudes hakkasid endised idasakslased tundma nostalgiat mõnede oma endise elu aspektide järele.
Bu da bitkilerin karada hayatlarını sürdürmeleri açısından önem arz eder.See juhib kõrvale asjaolust, et ka taimed on elus.
Hayatlarımız çok farklı olabilirdi.Elutingimused võisid seejuures olla väga erinevad.
Bazı bireyler bu adapte sorununu hayatları boyunca yaşamaktadırlar.Ent inimesed ajavad seda tõotatud harmooniat ja toimetulekut kogu elu asjatult taga.
"Arkamda bıraktığım şeylerin kendi hayatları var.Minu maha jäetud asjad 'Mina jätsin asjad maha'.
İşçilerin hayatları zorluklarla doluydu.Sõjaaja raskused olid koolitööd kõvasti räsinud.
11000 insan geldi, hatta daha fazlası. Ve yüzde 70'i hayatlarını yeniden kazandı.A 70 procent získalo zpět své životy.
11000 insan geldi, hatta daha fazlası. Ve yüzde 70'i hayatlarını yeniden kazandı.Chegaram-nos 11 000 pessoas -- mais do que isso. e 70% recuperaram as suas vidas.
22 kişinin insanlara yardım ederken hayatlarını kaybettiğini biliyordum.저는....22명이 다른 사람을 돕다가 목숨을 잃었다는 것을 알게 되었습니다.
22 kişinin insanlara yardım ederken hayatlarını kaybettiğini biliyordum.Eu sei... descobri que 22 pessoas perderam a vida ao ajudar pessoas.
22 kişinin insanlara yardım ederken hayatlarını kaybettiğini biliyordum.Ich weiß... fand heraus, daß 22 Menschen ihr Leben verloren haben als sie Menschen halfen. Und...
22 kişinin insanlara yardım ederken hayatlarını kaybettiğini biliyordum.Tôi biết...là 22 người đã đánh đổi tính mạng để giúp người. Và...
22 kişinin insanlara yardım ederken hayatlarını kaybettiğini biliyordum.Я узнала...что 22 человека погибло, помогая людям. И...
Açığa satış yapanlar da hayatlarından memnun, çünkü yaptıkları işlemlerden para kazandılar.-A samozřejmě je to dobré pro krátké prodávající, protože ti vlastně vydělávají.
Açığa satış yapanlar da hayatlarından memnun, çünkü yaptıkları işlemlerden para kazandılar.-그것은 공매를 하는 사람들에 있어서도 좋은 일이지요. 왜냐하면 돈을 벌고 있으니까요.
Açığa satış yapanlar da hayatlarından memnun, çünkü yaptıkları işlemlerden para kazandılar.-なぜなら、お金を得ていますからね。 これは実際、みんなが株式市場でお金を、
Adamları barlardan dışarıya sürüklüyor ve Tanrı adına hayatlarını kurtarıyordu.A kocsmából rángatta ki az embereket és mentette meg ezeket lelkeket az Úrnak.
Adamları barlardan dışarıya sürüklüyor ve Tanrı adına hayatlarını kurtarıyordu.Cercava ragazzi fuori dai bar e salvava queste vite per Dio.
Adamları barlardan dışarıya sürüklüyor ve Tanrı adına hayatlarını kurtarıyordu.Er zog Leute aus Bars und rettete diese Leben für den Herrn.
Adamları barlardan dışarıya sürüklüyor ve Tanrı adına hayatlarını kurtarıyordu.Hij sleepte mannen uit bars en redde die levens voor de Heer.
Adamları barlardan dışarıya sürüklüyor ve Tanrı adına hayatlarını kurtarıyordu.Il sortait les gens des bars et sauvait des vies pour le Seigneur.
Adamları barlardan dışarıya sürüklüyor ve Tanrı adına hayatlarını kurtarıyordu.그 친구 술집에서 사람을 끌어내서는 신의 자식으로 구원해 내더라구요.
Adamları barlardan dışarıya sürüklüyor ve Tanrı adına hayatlarını kurtarıyordu.Sacaba tipos de los bares y salvaba esas vidas para el Señor.
Adamları barlardan dışarıya sürüklüyor ve Tanrı adına hayatlarını kurtarıyordu.Scotea băieţii din baruri şi le salva vieţile în numele Domnului.
Adamları barlardan dışarıya sürüklüyor ve Tanrı adına hayatlarını kurtarıyordu.Wyciągał facetów z barów i ratował ich życie w imieniu Pana.
Adamları barlardan dışarıya sürüklüyor ve Tanrı adına hayatlarını kurtarıyordu.Измъкваше момчетата от баровете и им спасяваше живота в името на Господ.
Adamları barlardan dışarıya sürüklüyor ve Tanrı adına hayatlarını kurtarıyordu.Он вытаскивал людей из бара и спасал их жизни во имя Господа.
Adamları barlardan dışarıya sürüklüyor ve Tanrı adına hayatlarını kurtarıyordu.הוא גרר אנשים החוצה מברים והציל את חייהם למען האל.
Adamları barlardan dışarıya sürüklüyor ve Tanrı adına hayatlarını kurtarıyordu.كان يجر الرجال خارج الحانات منقذا تلك الارواح لصالح الرب.
Adamları barlardan dışarıya sürüklüyor ve Tanrı adına hayatlarını kurtarıyordu.神の代わりに彼らの人生を救っていたのです 私は「ビル あんたを雇いたいんだけど-
Adamların doğru kararları vermeni bekleyecek. Hayatları sana bağlı.Han har epilepsi, han tager hjem
Adamların doğru kararları vermeni bekleyecek. Hayatları sana bağlı.Las vidas de sus hombres dependerán de que tome... ...buenas decisiones.
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.Aber sie wimmelt nur so von Leben. Sie ist schwerlich unbewohnt.
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.Ale wyspa tętni życiem. Na pewno nie jest niezamieszkana.
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.Dar este plină de viață.
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.De tele van élettel.
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.그래도 활기찬 삶이 있었죠. 이곳은 무인도가 더이상 아닙니다.
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.Le decimos desierta porque no hay gente en ese lugar. Pero está lleno de vida.
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.Maar het wemelt er van leven. Het is nauwelijks onbewoond.
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.Ma è ricca di vita. Non è per nulla disabitata.
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.Mais elle grouille de vie. Elle n'est pas du tout déserte.
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.Nhưng nó tồn tại với cuộc sống. Nó hầu như không có người ở.
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.Но кипи от живот. Едва ли е необитаем.
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.Однако жизнь там бьёт ключом. Он едва ли необитаем.
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.אבל היא שוקקת חיים. ממש לא "בלתי-מיושבת".
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.ولكن العيش فيها هو العيش مع الحياة نفسها إنها غير مأهولة بالكاد
Ama aslında hiç de ıssız değildi, içindeki hayatlarla birlikte canlıydı.無人と言えないくらいでした この40年の間にいろんなことがありました
Ama bu kendi hayatlarımızın topoğrafyasını kendimizin anlama isteğinde.Aber es liegt in unserem Eigeninteresse, die Topographie unserer Leben auf uns selbst zu verstehen.
Ama bu kendi hayatlarımızın topoğrafyasını kendimizin anlama isteğinde.Ale je v našem zájmu porozumět topografii našich životů skrze nás samotné.
Ama bu kendi hayatlarımızın topoğrafyasını kendimizin anlama isteğinde.Ale je v našom vlastnom záujme, aby sme pochopili miestopis našich životov je to iba na nás.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod