Müzik hayatlarına başladıkları anda büyük ilgi kaynağı olmuştur, buna rağmen sevmeyenleri de vardır.プロになってからは昔に比べて色々な音楽を聴いているが、それでも音楽好きと言えるほどではない。
O güne dek hiç çalışmamış bu insanlar hayatlarını kazanmak için çalışmak zorunda kalacaktır.このごろの人、おほくはそれまで思ひわけて心がけたる人すくなく侍るべき也。
Fakat zamanla Doğu Almanlar'ın bir kısmı, eski hayatlarındaki bazı figürlere özlem duymaya başladı.然而随着时间的推移,一些东德人开始怀念他们在东德生活中的某些方面。
Babasıyla beraber hayatlarını barlar ve meyhanelerde şarkı söyleyerek kazanmışlardır.她和她的父亲有时在酒吧和酒馆靠唱歌为生。
Suetonius, On iki Sezarın hayatları: "Caesar".塔西佗,《编年史》 苏埃托尼乌斯,《十二恺撒传》
Araştırmalara göre insanların %50'den fazlası hayatlarında en az bir kere déjà vu durumunu yaşamıştır.据资料统计,大约有50%的人一生中至少出现过一次过敏。
Avrupalı kadınları kendi hayatlarında bir yama olarak görür.他们的父亲一般认为是生主迦叶波。
Ancak hayatlarından memnundurlar.頗得意於此生。
Kurtarıcılarında hayatları zordu.人质安然无恙。
Sincaplar televizyon hayatlarına Dave Seville ile “The Ed Sullivan Show”'da kukla oyunu olarak başladılar.他开始为《The Ed Sullivan Show》、《The Tonight Show》等一些电视节目写脚本。
Bu iki kadın her gün monoton geçen hayatlarından bıkmışlardır.經由荒耶製造的人偶,臙條家每日都會上演昔日的那次悲劇。
Ataların hayatları bu ağaçla bağlanırdı.法师的社会可能是通过这个凡人联系在一起的。
Yiyecek, canlıların hayatlarını devam ettirebilmeleri için yemek suretiyle tüketmeleri gereken maddeler.然而他們的食物卻是宰殺活人而出的肉。
Bu kadar derinde yaşayan balık türlerinin hayatları yüzlerce yılı bulabilmektedir.在这样的环境中储水蛙可以生活数年之久。
Hayatlarının çoğunu açık denizlerde saatlerce avlanmakla geçirirler.大部份時間是在開闊的海面上飛翔。
Perry'nin birçok şarkısı, özellikle Teenage Dream'dekiler, ergenlerin aşklarını ve hayatlarını konu edinir.페리의 노래 대부분, 특히 Teenage Dream에서 10대 사이의 사랑을 나타낸다.
Hatta arada sırada insanların hayatlarını kurtarmaya başlamıştır.어떻게든 사람을 살려내는 것이 전부다.
Tek eşli bir hayatları vardır.그러므로 생성나무를 유한개 가진다.
Artık insanların hayatlarını yazmayacağım.사람의 이야기를 듣지 않는다.
Bunların yayın hayatları arasına bazen uzun boşluklar girmiştir.때때로 무지갯빛 구름(채운)이 나타나는 일이 있다.
Bu hareketiyle o kendi hayatını kurtardıktan başka yakınlarının hayatlarını da kurtardı.הוא האמין שפעולה זו הצילה את חייו.
Ancak hayatlarından memnundurlar.הם הספיקו לחיות את חייהם.
Diğerlerinin hepsi hayatlarını kaybetmişlerdi.כל השאר קיפחו את חייהם.
Felsefe insanların kendi Dünya'larına ve hayatlarına yansıyan ortaya çıkmış sorular ile ilgilenir.הפילוסופיה עוסקת בשאלות שעולות כאשר אנשים מהרהרים בחייהם ובעולם סביבם.
Diğer oğlu ile kızı, köyde evlenirler ve hayatlarını orada sürdürmeye devam ederler.הם ציפו שתינשא לבן הכפר ותמשיך את דרכם לחיות בכפר.
Fakat, değişik çalışmalar çoğu insanın hayatlarında en az bir kez uyku felci yaşadığını göstermektedir.כמעט כל אדם חווה את תופעת שיתוק השינה לפחות פעם אחת בחייו.
İlişkileri daha da ilerledi ve hayatlarının sonuna kadar birlikte oldular.לקראת חתונת הזהב שלהם חל שיפור ביחסיהם, והם חיו את שארית חייהם בהרמוניה מוחלטת.
Artık hayatlarına tek başlarına devam ederler.כעת עליהם להילחם על חייהם.
Fakat zamanla Doğu Almanlar'ın bir kısmı, eski hayatlarındaki bazı figürlere özlem duymaya başladı.ככל שעבר הזמן החלו חלק מתושבי מזרח-גרמניה לשעבר לחוש נוסטלגיה להיבטים מסוימים של חייהם במזרח גרמניה.
Dünya üzerindeki insanların yaklaşık %0,05-2’si hayatlarında bir noktada anafilaksi yaşamıştır.Около 0,05 – 2% от хората по света получават анафилаксия в даден момент от живота си.
Artık hayatlarına tek başlarına devam ederler.Те трябва да бягат за самите си животи.
Sıradan bir evlilik yaşayan John ve Jane Smith’in hayatları gün geçtikçe daha sıkıcı bir hal almaktadır.Сексапилен екшън, в който Джон и Джейн Смит са обикновена семейна двойка с обикновен, поизносен брак.
Bu iki kadın her gün monoton geçen hayatlarından bıkmışlardır.Две събития внезапно го изваждат от релсите на монотонното му ежедневие.
Dünya genelinde, toplumun %10'undan fazlası hayatlarının bir döneminde migrenden etkilenmektedir.В световен мащаб, повече от 10% от населението бива засегнато от мигрена в даден момент от живота си.
Hiperürisemisi olan kişilerin yaklaşık %10'unda, hayatlarının bir döneminde gut gelişir.Около 10% от хората с хиперурикемия развиват подагра в някакъв момент от живота си.
Hayatlarını kolaylaştırır.Това улеснява операциите.
Bu okuldan yetişenler Türkiye'de ve dış ülkelerde çalışma hayatlarında büyük katkılarda bulunmuşlardır.Тези хора, произлизат от средната класа и в Турция са имали работа и домове.
Gökadaların pek çoğu hayatlarında en az bir kez çarpışmaya maruz kalır.Повечето правила са нарушени поне веднъж в течение на битката.
Bu da bitkilerin karada hayatlarını sürdürmeleri açısından önem arz eder.Това също спомага да не застоява вода в корените на растението.
Hayatlarındaki monotonluğu bozan tek şey; birbirlerine söyledikleri yalanlardır.Една от загадките на минойските градове е свързана с отношенията им един към друг.
Araştırmalara göre insanların %50'den fazlası hayatlarında en az bir kere déjà vu durumunu yaşamıştır.Ефектът се наблюдава при неколкократно, поне над 50% намаление.
Ölümün eşiğindeki hayatların çarpıcı hikâyesi...Пустинята на скръбний ми живот...
Kırlangıçlar hayatlarını sıcak bölgelerde geçirirler.Крокодилите обитават топлите части на света.
Hayatlarının tehlikeye girmemesi için bu aşk gizli tutulur.Лекарите не скриват, че има сериозна опасност за живота му.
Dünya genelinde, toplumun %10'undan fazlası hayatlarının bir döneminde migrenden etkilenmektedir.Širom svijeta, u nekoj životnoj dobi od migrene pati više od 10% stanovništva.
Birçok kurtarıcı ailesi öldürülmüş olan çocukları alıp hayatlarını kurtardı.Zahvaljujući njenom radu spašene su mnoge obitelji i djeca sačuvana.
Onların yaşam koşulları acımasız ve hayatları öteki kölelerden daha kısaydı.Njihovi uvjeti života bili su vrlo teški i život tih robova nije bio dug.
Hayatları birkaç mevsim sürenler kış uykusuna yatar veya daha sıcak bölgelere göç ederler.U hladnijim područjima zimu provode u zimskom snu ili sele u toplija područja.
İlişkileri daha da ilerledi ve hayatlarının sonuna kadar birlikte oldular.Zajedno su živjeli i djelovali do kraja života.
Felsefe insanların kendi Dünya'larına ve hayatlarına yansıyan ortaya çıkmış sorular ile ilgilenir.Cilj filozofije jest dobiti uvid u ova pitanja, stoga je ona u svojim odgovorima nazor o svijetu i životu.
İnsanların 30%'u ila 40%'ı hayatlarında en az bir defa hipnagogik durumu yaşarlar.Oko 30% ljudi starijih od 70 godina najmanje je jednom doživjelo epizodu BPPV-a.
Amerikalı Asker Fırtına Hayatlar (2004).....Djeca olujnih vjetrova (2003.)
Fakat aniden gelen bir mektup hayatlarını altüst etmektedir.Príchod hovoreného filmu rozvráti ich životy.
Artık insanların hayatlarını yazmayacağım.K obetiam na ľudských životoch nedošlo.
15.2, On iki Sezar'ın Hayatları, Claudius'un hayatı.Svetonij, Klavdijevo življenje, 15.2.
Plutarch, Paraler Hayatlar" Sezar'ın Hayatı.Plutarh, Krasovo življenje.
Temmuz ayının sonunda yumurtarlar ve hayatlarını kaybederler.Jajčeca samice odlagajo konec maja in v juniju.
Suetonius, On iki Sezar'ın hayatları, Sezar'ın Hayatı.Svetonij, Življenje dvanajstih cesarjev, Tiberijevo življenje.
"Arkamda bıraktığım şeylerin kendi hayatları var.V njej najde podobnosti z lastnim življenjem.
1943 ve 1944'te imha kampları durmadan çalışarak birçok kişinin hayatlarına son verdi.Od leta 1943 do 1945 so taboriščniki večkrat poskušali uiti.