Ana içeriğe geç
Sözlük

hayat ile cümle

hayat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O bir hayat kurtardığı için methedildi.He was praised for saving a life.
O, hayatında bir doktora hiç başvurmamış olması gerçeğiyle gurur duymaktadır.He is proud of the fact that he has never consulted a doctor in his life.
Onun, hayatında çeşitli deneyimleri vardı.He had various experiences in his life.
O, hayatını fakir insanlara yardım etmeye adadı.He dedicated his life to helping the poor.
O bütün hayatını sözlük derlemeye adadı.He devoted his whole life to compilation of the dictionary.
Bütün hayatı boyunca aynı işte kaldı.He stayed at the same job for his whole life.
Hayatı boyunca bekar kaldı.He remained a bachelor all his life.
Hayatı boyunca fakir insanlara yardım etti.He helped poor people all his life.
Hayatını kazanmak için çok çalışır.He works hard to earn his living.
Onun hayatından umut kesilmiş.His life is despaired of.
O, ülkede zengin ve rahat bir hayat yaşadı.He lived a rich and comfortable life in the country.
Şehir hayatının elverişli yönlerini vurguladı.He stressed the convenient aspects of city life.
O, hayatının baharında.He is in the prime of life.
Günlük hayatında fazla enerji kullanmaya karar verdi.He decided not to use much energy in his daily life.
Hayatı pahasına küçük kızı kurtardı.He rescued the little girl at the cost of his life.
Onu kurtarmak için hayatını riske attı.He risked his life to save her.
O hayatta büyük başarı elde etti.He achieved great success in life.
O, uçak kazasında hayatta kaldı.He survived the plane crash.
Mutsuz bir hayat sürdü.He lived an unhappy life.
Hayatını yolsuzlukla mücadeleye adadı.He dedicated his life to fighting corruption.
O, hayatını barışa adadı.He dedicated his life to peace.
Hayatı için kaçtı.He ran away for his life.
Onun hayatı tehlikede.His life is in danger.
Hayatı tehlikede.His life is in danger.
Kendi hayatını riske atarak köpeği kurtardı.He rescued the dog at the risk of his own life.
O bir beyzbol oyuncusu olarak hayatından memnun.He is content with his life as a baseball player.
O, vahşi hayata geri dönmek istiyor.He wants to go back to the wild.
O, arkadaşının hayatını kurtardığı için bir kahraman olarak kabul edildi.He was regarded as a hero for saving his friend's life.
O, lüks bir hayat sürdü.He led a life of luxury.
Hayatta olduklarına dair biraz ümit var.There is little hope that they are alive.
Onları hayat görüşü acayip görünebilir.Their view of life may appear strange.
Onların harika hayatları vardı.They had wonderful lives.
Onlar orada mutlu bir hayat yaşadı.They lived a happy life there.
Onlar eski gazeteleri toplayarak ve satarak hayatını kazanıyor.They earn their living by collecting and selling old newspapers.
Onlar mutlu bir hayat yaşadılar.They lived a happy life.
Birçok hayat pahasına savaşı kazandılar.They won the battle at the cost of many lives.
Hayatları pahasına yangınla mücadele etmeye devam ettiler.They went on fighting the fire at the risk of their lives.
Keşke o şimdi hayatta olsa.I wish she were alive now.
Onun hayattaki tek amacı zengin olmaktı.Her only purpose in life was to get rich.
Onun yardımı olmasa, şu an hayatta olmam.If it weren't for her help, I would not be alive now.
Hayattaki amacı bir film yıldızı olmak.Her aim in life is to become a movie star.
Onun tasasız bir hayatı vardır.Her life is free from care.
Onun hayatı kaygısızdır.Her life is free from care.
Oğlu bir trafik kazasında hayatını kaybetti.Her son was killed in a traffic accident.
Kocasının bir kazada hayatını kaybettiği haberi ona büyük bir şok oldu.The news that her husband had been killed in an accident was a great shock to her.
Babası hayatını bilime adadı.Her father devoted his life to science.
Yalnız bir hayat yaşadı.She lived a lonely life.
Kısa sürede kendini köy hayatına alıştırdı.She soon adjusted herself to village life.
O şok nedeniyle hayatını kaybetti.She died of shock.
Kazada hayatta kalan tek kişiydi.She was the only one to survive the crash.
O bir tenis oyuncusu olarak hayatını bitiren bir kaza geçirdi.She had an accident that ended her life as a tennis player.
Keman çalarak hayatını kazanır.She earns her living by playing the violin.
Bir bale dansçısı olarak hayatını kazanır.She earns her living as a ballet dancer.
Oğlunun hâlâ hayatta olduğuna inanıyor.She believes her son is still alive.
Daha rahat bir hayat yaşamak istiyordu.She wanted to live a more relaxing life.
Hayatını gerçeğin peşinde geçirdi.She spent her life in pursuit of the truth.
Hayatını gerçeği aramakla geçirdi.She spent her life in pursuit of the truth.
Hayatı boyunca eğitime devam etti.She continued studying all her life.
Bütün hayatı boyunca bekar kaldı.She remained single all her life.
O, hayatını müziğe adadı.She devoted her life to music.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod