Ana içeriğe geç
Sözlük

hayat ile cümle

hayat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İster iyi olsun ister kötü olsun hayatı kabul etmeliyiz.We must accept life, for good or for evil.
Hayatımda geriye baktığımda, ben ne kadar çok zamanı boşa harcadığımın farkındayım.When I look back on my life, I realize how much time I wasted.
Su hayati bir önem taşıyan doğal bir kaynaktır.Water is a natural resource of vital importance.
Hayat varken ümit vardır.While there is life, there is hope.
Hayat varken umut var.While there is life, there is hope.
Bu hayat!This is life!
Hayatımda hiç böyle berbat bir hikaye duymadım.Never in my life have I heard such a terrible story!
Hayatımın en büyük hatasıydı.It was the biggest mistake of my life.
Hayat standartlarından şikayet etme.Don't quarrel with your bread and butter.
Geçen sene hayat pahalılığı tavan yaptı.The cost of living has shot through the ceiling in the last year.
Orada burada hayatta kalanları araştırdılar.They searched here and there looking for survivors.
Öğrenciler onun hayatını mutlu etti.The students made her life happy.
Hayatın gizemi insan anlayışının dışındadır.The mystery of life is beyond human understanding.
Geçen gün hayatımda ilk kez balık tutmaya gittim.The other day I went fishing for the first time in my life.
Büyükbabam seksen yaşında bir hastalık nedeniyle hayatını kaybetti.My grandfather died of a disease at eighty.
Büyükbabam hayatının geriye kalan kısmını sakin bir şekilde yaşamak istiyor.My grandfather wants to live quietly for the rest of his life.
Vergi artışları hayatlarımızı önemli ölçüde etkiledi.The tax increases affected our lives greatly.
Oğlumun hâlâ hayatta olduğunu düşünmek elimde değil.I cannot help thinking that my son is still alive.
Oğlumun hâlâ hayatta olduğunu düşünmeden edemiyorum.I cannot help thinking that my son is still alive.
Köylüler ölümden sonraki bir hayata inanıyorlar.The villagers believed in a life after death.
Diğer gezegenlerde hayat var mı?Is there life on other planets?
Birçok aile sınırda yeni bir hayat kurmak için ayrıldı.Many families left to make a new life on the frontier.
Çok sayıda aile sınırda yeni bir hayat kurmak için batıya gitti.Many families went west to make a new life on the frontier.
Birçok adam denizde hayatını kaybetti.Many a man has lost his life at sea.
İkinci Dünya Savaşı'nda birçok asker hayatını kaybetti.Many soldiers were killed in World War II.
Fırtınanın bir sonucu olarak, birçok kişi hayatını kaybetti.Many people were killed as a result of the storm.
Ben meşgul bir hayat sürdürüyorum.I lead a busy life.
Güneş hayat için olmazsa olmazdır.The sun is essential to life.
Emeklilikten sonra ülkede sakin bir hayat yaşamak istiyorum.I'd like to live a quiet life in the country after retirement.
Büyük bir bomba düştü ve çoğu insan hayatını kaybetti.A big bomb fell, and a great many people lost their lives.
Üniversitedeki hayat anlamlıdır.The life in the university is significant.
Bir üniversiteye girme hayatımın amacı değil.Entering a university is not the purpose of my life.
Üniversite hayatından en iyi şekilde yararlanın.Make the most of your college life.
Hava kirliliği, bizim hayatta kalmamız için bir tehdit olacaktır.Air pollution will be a threat to our survival.
Herkes mutlu bir hayat yaşamak ister.Everybody wants to live a happy life.
Onların hiçbiri hayatta değil.None of them is alive.
Uzun ve mutlu bir hayata!Here's to a long and happy life!
Köy hayatı şehir hayatından daha sağlıklıdır.Country life is healthier than city life.
Elektrik olmadan hayatlarımız nasıl olurdu?What would our lives be like without electricity?
Ben hayatımı bahis ediyorum.I'd bet my life on it.
Şehir hayatı ve kırsal hayat arasında büyük bir tezat var.There is a great contrast between city life and country life.
Şehir hayatının farklı avantajları var.There are several advantages to city life.
Buradaki hayat eskisinden çok daha kolay.Life here is much easier than it used to be.
Zooloji ve botanik hayatın incelenmesi ile ilgilenir.Zoology and botany deal with the study of life.
Nara hayatında en az bir kez ziyaret etmeye değer eski bir şehirdir.Nara is an old city worth visiting at least once in your life.
Çık hayatımdan!Get out of my life!
Hayatımdan defol!Get out of my life!
Çiftlik hayatından şehir hayatına geçiş çoğunlukla zordur.The transition from farm life to city life is often difficult.
Eğer doktorunun tavsiyesini dinlediyse, o hâlâ hayatta olabilir.If he had taken his doctor's advice, he might still be alive.
Onun hayatta olduğu kesin.That he is alive is certain.
Onun hayatta olduğunu duyduğumda rahatladım.I was relieved to hear that he was alive.
Onun ölü mü yoksa hayatta mı olduğunu bilmiyorum.I don't know whether he is dead or alive.
Onun zavallı köpeği hâlâ hayatta.His poor dog is still alive.
Onun hayatı çeşitlilikle doluydu.His life was full of variety.
Karısı kazada hayatını kaybetti.His wife was killed in the accident.
Onun çocuğunun hayatı tehlikededir.His child's life is in danger.
Onun hayattaki temel amacı zengin olmak.His main object in life was to become rich.
Onun hayattaki amacı para biriktirmek.His aim in life is to save money.
Onun hayatı sorun dolu.His life is full of trouble.
Onun hayatı uzun bir başarısızlıklar dizisiydi.His life was a long series of failures.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod