hayatın ile cümle

hayatın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
"5 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi kurtarıldı".57 Mann starben auf ihr, 20 Mann konnten gerettet werden.
Efrosini, yaklaşık 823 yılına kadar hayatını manastırda geçirdi.Ratpert legte sein Mönchsgelübde um das Jahr 873 ab.
Kişi hayatının bir döneminde özeğitimci olabilir.So kann ein einziger Tag im Leben eines Menschen für das ganze Leben bedeutsam werden.
Kazada uçaktaki üçü mürettebat on bir kişinin tamamı hayatını kaybetti.Das Flugzeug explodierte noch in der Luft, wobei drei von zehn Besatzungsmitgliedern ums Leben kamen.
Ama “hayatında tek kelime İspanyolca bilmeyen biri bunun altından nasıl kalkar” diye düşünmeye başladım."Der Einheimische, der kein Wort Spanisch sprach, dachte, man würde sich nach seinem Zustand erkundigen.
Bu dönemde hayatına George Charles d'Anthès adında biri girdi.Zu dieser Zeit wurde sein Name anglisiert zu Charles Anthony Caruso.
Bu onun hayatını tümüyle değiştirecek olan bir seçimdir.Hierdurch sollte sich sein Leben völlig verändern.
4 sivil hayatını kaybetti.4 Personen verloren ihr Leben.
Bu anıt Che Guevara'nın hayatına adandı.Die Lebensgeschichte des Ernesto Che Guevara.
Bu rol onun verimli oyunculuk hayatının başlangıcı oldu.Diese Rolle bildete den Höhepunkt seiner Schauspielkarriere.
Deprem 1451 kişinin hayatına mal olmuştur.Die Passagierkapazität betrug 1450 Personen.
Hayatının büyük kısmını öğretmenlikle mekteplerde geçirmiş ve ferikliğe kadar yükselmiştir.Auf weiten Strecken seines Anstiegs ist er als Hohlweg ausgebildet.
2 buçuk yıldır tedavi gördüğü Balıklı Rum Hastanesinde akciğer enfeksiyonu nedeniyle hayatını kaybetti.Nach zweieinhalb Jahren Behandlung erlag er einem Nierenkrebsleiden.
Eşi evlerindeki merdivenden düşerek hayatını kaybetti.Er war im Treppenhaus seines Hauses gestürzt.
14 Mayıs 1980'de Santa Monica'da (Kaliforniya) hayatını kaybetti.Er starb am 23. Juli 1980 im kalifornischen Santa Monica.
Çalışma hayatına radyo ve televizyon programlarında sunuculuk yaparak başladı.Jeweils einen für seine Arbeit im Radio und im Fernsehen.
Saldırıda 19 kişi hayatını kaybetti, 13'ü ağır 26 kişi yaralandı.139 Mann konnten sich an Land retten, von denen 26 schwer verwundet waren.
Chazelle yönetmenlik hayatına Guy and Madeline on a Park Bench adlı müzikal filmle başladı.Sein Filmdebüt als Regisseur war der Jazz-Musicalfilm Guy and Madeline on a Park Bench.
Kayla gelir ve kız kardeşinin hayatını kurtarmak için yalan söyledim der.Sie hat gelogen, um dem Jungen das Leben zu retten.
Aslında bu kavramın tarihi Buda Siddharta Gautama’nın hayatını anlatan olayları kapsamaktadır.Siehe auch die überlieferte Lebensgeschichte des Siddhartha Gautama.
Ayaklanmada en az 100 kişinin hayatını kaybetti, 300'den fazla kişi yaralandı.Der Aufstand forderte insgesamt mindestens 100 Todesopfer und mehr als 300 Verwundete.
Bu kitapta Berlin Muhaberesi'nde hayatını kaybeden kişilerin isimleri yazılıdır.Viele bezweifelten die Meldungen ihres Todes in Berlin.
1961 yılında kardeş gazete, The Sunday Telegraph yayın hayatına başladı.1961: In London wird die britische Wochenzeitung The Sunday Telegraph gegründet.
1926'da iş hayatında siyaseti bırakarak ayrıldı.1926 schied er aus dem Berufsleben aus.
24 kişi hayatını kaybetti.Es verloren 24 Männer ihr Leben.
İnsan hayatının tamamen tükenmesi olan ölümle hukuki şahsiyet (kişilik) sona erer.Der Mensch sei dort in den Tod eingeweiht worden, die Verwandlung aller Verwandlungen seines Lebens.
Hayatına bu adreste ona yardım ederek devam eder.Auf seine Bitte hin, hilft sie ihm sogar weiterhin.
Hayatının büyük bölümünde alkole olan ilgisiyle bilinen Pierce, 1869 yılında karaciğer sirozu sebebi ile öldü.Pierce, der vor allem nach dem Ende seiner Zeit im Weißen Haus unter Alkoholismus litt, starb 1869.
4 kişi hayatını kaybetti, 9 kişi yaralandı.Neun Personen starben, vier überlebten verletzt.
Temel okuldan mezun olduktan sonra eğitim hayatına devam etmenin birçok olasılığı vardır.Nach abgeschlossener Ausbildung bieten sich viele Möglichkeiten der Weiterbildung.
Ösel Tenzin AIDS hastalığına yakalanmış ve 1990’da hayatını kaybetmiştir.Nach einer HIV-Infektion verstarb Ösel Tenzin 1990 an den Folgen von AIDS.
31 Temmuz 2013 tarihinde Vilafranca del Penedès'te hayatını kaybetmiştir.Er stirbt am 11. November in Vilafranca del Penedès.
Fikret, hayatının rolünü canlandırmak durumunda kalır.Sie tun so, als ginge das Leben weiter seinen Gang.
Her iki adam da diğerinin hayatının bağışlanması için yalvarır.Einer von uns beiden wird eines Tages um den Verlust des anderen zu klagen haben.
İnternetin insan hayatına girip yaygınlaşmasıyla bilgisayarın önemi daha da artmıştır.Hierbei ist auch die Erforschung und Entwicklung der Mensch-Computer-Interaktion zunehmend relevant geworden.
22 Haziran 2002 günü yayın hayatına son verildi.Am 22. Juni waren die Aufnahmen offiziell beendet.
Aklın nesnel olamamasının sebebi de insanın kendi hayatının öznesi olamamasıdır.Doch das können sie nicht, die Menschen müssen selbst auf den Sinn ihres Lebens kommen.
İlaç, Peeta'nın hayatını kurtarır.Durch das Gegengift kann Percys Leben gerettet werden.
Koşarak adamın yardımına gider ve hayatını kurtarır.In den Wirren der Besetzung konnte er fliehen und sein Leben retten.
Pilotlardan her ikisi de kazada hayatını kaybetti.Beide Piloten starben bei dem Unfall.
1879 yazında, hayatının büyük bölümünde kendisine dert olacak olan sağlık sorunları yüzünden istifa etti.1879 musste er seine seelsorgerische Tätigkeit aus gesundheitlichen Gründen aufgeben.
Enver Avcı hayatının son döneminde kansere yakalandı.Uli Jäger starb später an Krebs.
Batory'nin sağlığı hayatının son birkaç yılında giderek kötüleşmişti.William Jaggards Gesundheitszustand verschlechterte sich im letzten Jahrzehnt seines Lebens zunehmend.
Ailesinin 14 çocuğundan sekizi çocukken hayatını kaybetti.Von seinen vierzehn Kindern starben acht vor ihm.
Vladimir Komarov, uzay uçuşunda hayatını kaybeden ilk kişi oldu.Komarow war der erste Mensch, der bei einer Weltraummission starb.
Bu kesimin yaklaşık dörtte üçü de Titanic faciasında hayatını kaybetmiştir.Etwa ein Drittel seines Areals ist durch Abschwemmung des Derwent verloren gegangen.
Pilot hayatını kaybetti.Der Pilot überlebte.
Saldırı sonunda 80 kişi hayatını kaybetti, 231 kişi yaralandı.Dabei wurden 80 Menschen getötet und 231 verletzt.
Bu eserde hayatına ilişkin çeşitli dokümanlar ayrıntılı şekilde aktarılmıştır.Dort werden intime Details der Beziehung besprochen.
Bunlar dışında, desteklediği taraflar tam olarak bilinmeyen iki kişi daha hayatını kaybetmiştir.Dieser fragt ihn angesichts der beiden Toten, ob er kein Herz habe.
Mona hayatının ilk dört yılını Yemen'de geçirmiştir.Emma verbrachte dort die ersten vier Lebensjahre.
En az 88 kişi hayatını kaybetmiştir.Mindestens 88 Menschen sterben.
Uçakta bulunan 47 kişinin tamamı hayatını kaybetmiştir. ^ Pakistan'da yolcu uçağı düştü - CNN Türk71 Menschen an Bord: Flugzeug bei Moskau offenbar abgestürzt.
Yazdığı şarkı sözleri hayatını farklı açılardan gün ışığına tutmaktadır.Für seine Lieder lässt er sich vom täglichen Leben inspirieren.
Portland, Oregon bölgesinde aktif müzik hayatını devam ettirdi.Zuvor war er in der Musikszene von Portland (Oregon) aktiv.
Âdet ve görenekler, günlük modern hayatın baskısına boyun eğmektedir.Abenteuer und Tägliches aus dem Blindenleben von heute.
Hayatını coğrafya bilimine adamıştır.Gedanken zu seiner geographischen Erforschung.
Daha sonra serbest yazar olarak yazı hayatına devam etti.Stattdessen wollte er wieder als freier Schriftsteller leben.
Ülke haritasının üzerinde yeni bir başlangıcın ve daha iyi bir hayatın sembolü olarak güneş yer almaktadır.Über dem Schild geht eine Sonne auf, Symbol eines neuen Anfangs.
27 Ağustos - Amerikalı Blues sanatçısı Stevie Ray Vaughan helikopter kazasında hayatını kaybetti.Am 27. August 1990 kam Stevie Ray Vaughan bei einem Hubschrauberabsturz ums Leben.

İlgili Sayfalar