hayatın ile cümle

hayatın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Patlama sonucu şehrin bir kısmı ağır zarar gördü ve yaklaşık 2.000 kişi hayatını kaybetti.Dabei trug die Stadt erhebliche Zerstörungen davon, etwa 2000 Einwohner kamen ums Leben.
Şubat Devrimi'nden sonra, hayatını komünistlerle birlikte mücadeleye hasretti.Während der Oktoberrevolution war er mit den Kommunisten in Konflikt geraten.
Hayatını fuhuş yaparak kazanmak zorunda kalır, ta ki suçsuz olduğu bir cinayette sanık durumuna düşene kadar.Sie können aber erst in Frieden ruhen, wenn ihr Mord gerächt ist.
1 polis memuru hayatını kaybetti.Ein Polizeioffizier bekam lebenslänglich.
Doma TV, 2 Ocak 2011'de yayın hayatına başlayan Hırvatistan ulusal, ticari televizyon kanalıdır .Doma TV ist ein kroatischer privater Fernsehsender und nahm am 2. Januar 2011 den Sendebetrieb auf.
Bob Marley hayatını kaybetti.Uwe Schley verlor sein Leben.
Film "Mr. Smith" (Clive Owen)'ın hayatını takip ediyor.Der Film befasst sich zunächst mit dem homosexuellen Max (Clive Owen).
1973'te trafik kazasında hayatını kaybedince David Bramwell 1974'te göreve getirildi.Nach seinem Tod 1973 wurde 1974 David Bramwell sein Nachfolger.
25 kişi hayatını kaybetti.Dabei verloren 25 Menschen ihr Leben.
Neredeyse hayatının tamamını ağaç üstünde geçirir.Es verbringt die meiste Zeit seines Lebens auf Bäumen.
Sirk oyunları özellikle de araba yarışları hayatının diğer zevklerinden biriydi.Zirkusspiele waren eine weitere Passion seines Lebens, besonders Wagenrennen.
Hayatının sonuna kadar burada kalacaktı.Hier blieb er bis zum Ende seines Lebens.
Yedi çocukları oldu, bunlardan ikisi hayatını kaybetti.Sie bekam sieben Kinder, wovon zwei starben.
Geri kalan hayatını İspanya dışında geçirdi.Ihre letzten Lebensjahre verbrachte sie in Spanien.
Otto Siffling, 1939'da 27 yaşındayken plörezi nedeniyle Mannheim'da hayatını kaybetti.Otto Siffling starb im Alter von 27 Jahren 1939 an einer Rippenfellentzündung.
26 Aralık 1943'te Kraliyet Donanması tarafından gemi batırılmış ve hayatını kaybetmiştir.Im September 1946 wurde das Schiff von der Royal Navy außer Dienst gestellt und aufgelegt.
Everaert hayatının çoğunu Meksika'da geçirmiştir.Davison arbeitete den überwiegenden Teil seines Lebens in Mexiko.
Saldırı sonucunda 9 kişi hayatını kaybetmiş, 72 kişi yaralanmıştır.Bei dem Anschlag starben neun Personen, 72 wurden verwundet.
Çünkü evlilik hayatın birlikteliğinin başlangıcıdır.Das Heiratsalter ist das Lebensalter, in dem die Eheschließung erfolgt.
Futbol hayatına 2000 yılında Trabzonspor'un minik takımında başlamıştır.Solmaz begann seine Fußballkarriere 2000 in der Jugendmannschaft von Trabzonspor.
Babası tüberküloz hastalığı sebebiyle 1862 yılında hayatını kaybetti.1862 starb seine Frau an Tuberkulose.
2008'de 5.4 milyon insan bu savaşta hayatını kaybetmiştir.Im Juli 2008 waren etwa 4,5 Millionen Menschen von dem Konflikt betroffen.
Tesla'nın hayatını anlatan en azından iki tane film var.Es sind insgesamt sechs Altarbilder, die das Leben Mariens erzählen.
Kentte 5.000, çevresinde de 45,000 kişi hayatını kaybetti.Mindestens 15.000 der damals 45.000 Einwohner verloren ihr Leben.
Maria, hayatın sonunu akıl hastalığından muzdarip geçirmiştir.Dies gibt Maria etwas Trost in ihrer Trauer.
Operasyonda bir asker iş kazası sonucunda hayatını kaybetti.Dabei verlor ein Soldat aufgrund eines Unfalls sein Leben.
25 Aralık 2016 'da Oxfordshire'daki evinde 53 yaşında hayatını kaybetti.George Michael starb am 25. Dezember 2016 im Alter von 53 Jahren in seinem Haus in Oxfordshire.
Hayatının son yıllarını yurt dışında gezerek geçirdi.Seine letzten Jahre aber verbrachte er im Ausland.
2 saat boyunca doktorlar Diana'nın hayatını kurtarmaya çalıştı.Der Scheich zieht los, um Diana zu retten.
Ebu Nüvas’ın hayatına dair bilgiler çok azdır.Über Ibn Umails Leben ist wenig bekannt.
Howard Carter, mühürü -hayatında gördüğü ve göreceği en güzel şeyi- görmüştü.Howard Carter beschrieb diesen Moment als einen der schönsten, den er erleben durfte.
Hayatında hiçbir iz, 1971.Es gibt keinen leeren Raum, 1977.
9 Kasım 2017'de hayatını kaybetmiştir, ölüm nedeni henüz bilinmiyor.Er starb am 17. November 1104; die Umstände seines Todes sind unbekannt.
13 Ekim 2006 günü bir trafik kazası sonucu hayatını kaybetti.Sie selbst wurde am 2. Oktober 2006 Opfer eines Verkehrsunfalls.
90 kişi hayatını kaybetti.Ihr fielen 90 Personen zum Opfer.
1 insan hayatınıkaybetti.Ein Mensch kam uns Leben.
Günümüzde Almanya'da hayatına devam etmektedir.Heute lebt er in Deutschland.
Kazada 8 Fransız ile 2 Arjantinli pilot hayatını kaybetti.Er und zwei argentinische Journalisten kamen auf der fünften Etappe ums Leben.
Orada 16 yıl kaldı (hayatının geri kalan yılları için kralın saray ressamı olarak).Er regierte 24 Jahre (nach Version A der Königsliste nur 14).
Kazada 46 yolcu hayatını kaybetmiştir.Bei der Kollision kommen 46 Passagiere ums Leben.
Fakat kişisel hayatındaki bazı şahsiyetler için de zaman bulmuştur.Es ist auch viel passiert in meinem Privatleben.
Henri Paul ve Dodi al Fayed olay yerinde hayatını kaybetti.Dianas Partner Dodi Al-Fayed und der Fahrer Henri Paul starben noch am Unfallort.
İki pilot hayatını kaybetti.Beide Piloten verloren dabei ihr Leben.
Saldırılarda 130 kişi hayatını kaybetti.Insgesamt starben bei diesen Terroranschlägen 130 Menschen.
Albüm, filmin müziklerini besteleyen ve 22 Haziran 2015'te hayatını kaybeden James Horner'a ithaf edildi.Der eigentlich für den Film vorgesehene Komponist James Horner starb am 22. Juni 2015.
İoannis yaklaşık 1297 yılından itibaren, hayatının büyük kısmını babasıyla beraber Konstantinopolis'te yaşadı.Bis zum Jahre 1342 verbrachte er den Großteil seines Lebens in Konstantinopel.
Bu arada eğitimini tamamlayıp iş hayatına atıldı.Anschließend kehrte er in seinen Beruf zurück und beendete die Ausbildung.
"Bir insanın hayatına lüzumundan fazla girmekten daha korkunç bir şey yoktur."«Es gibt nichts Teureres als ein langes Leben».
Phife Dawg, 22 Mart 2016'da 45 yaşında diyabet hastalığı nedeniyle hayatını kaybetti.Phife Dawg starb im März 2016 im Alter von 45 Jahren an den Folgen einer Diabeteserkrankung.
Hafızasını kaybeden Geralt önceki hayatının kayıp anılarını kurtarmaya çalışır.Sie hilft ihm, seine letzten Erinnerungen vor dem Gedächtnisverlust wiederzuerlangen.
Sonuç olarak sevk edildiği Tunus'taki hastanede 4 Ocak'ta hayatını kaybetti.Er wurde in ein Krankenhaus in Tunis gebracht, wo er am 4. Januar 2011 verstarb.
Bu tanışma hem Uğur’un hem de Pınar'ın hayatında köklü değişikliklere neden olacaktır.Dieses Konzept soll jeweils die glücklichen bzw. turbulenten Jahre in Dianas Leben widerspiegeln.
Uçaktaki 74 ve köprüdeki 4 kişi hayatını kaybetti.Die restlichen 74 Insassen des Flugzeugs kamen ebenso ums Leben wie 4 Insassen von Fahrzeugen auf der Brücke.
Aynı gün Freddie Mercury de hayatını kaybetmişti.Hier verkehrte auch Freddy Mercury.
Dünyada ve iş hayatında giderek önem kazanmaktadır.Auf jeden Fall hat es große Bedeutung im Bereich Beruf und Beschäftigung.
Nazi karşıtı görüşleri nedeniyle Almanya'yı terk etmek zorunda kalarak hayatını ABD'de devam ettirmiştir.Wegen seiner kommunistischen Weltanschauung musste er auch Deutschland verlassen.
Bu rüya onun hayatını değiştirecektir.Damit hat der Traum ihr das Leben wiedergegeben.
Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Semiz, yolda hastaneye yetiştirilirken hayatını kaybetmiştir.Der schwerverletzt Geborgene starb auf dem Weg in das Krankenhaus.
Pip çok hırslı bir insan olduğundan bir gün bu fakir hayatından kurtulacağını düşünür.Somit muss Pip fortan wieder als armer Mann durchs Leben gehen.
Futbol hayatına Almanya'nın SSV Ulm 1846 takımında başladı.Er wechselte innerhalb der Liga zum SSV Ulm 1846.

İlgili Sayfalar