hayatın ile cümle

hayatın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Rüya görmek hayret verici bir fenomendir. Hayatınızın 6 yılını rüya görerek geçirdiğiniz düşünülürseOf course, this is subject to forgetting or other errors.
Acıyla dolu hayatında, özgürlük nedir hiç bilmedi.Never has she known freedom, her story is bitter.
Bizi gelip öğrenmeye çağıran, hayatın ta kendisinin sesidir."It is the voice of life, which calls us to come and learn."
Cahiller o kimselerdir ki,bu hiç kıymeti olmayan, fani dünya hayatını isterler.Ignorant are the ones who ask for this temporary, worldly life that has no value.
Onun iliğini lösemili bir çocuğun hayatını kurtarmak için ülkenin bir diğer tarafına göndereceğiz.We're sending his marrow across the country to save the life of a child with leukemia.
Umarım ki; bu teknoloji gelecekte daha fazla insanın hayatını kurtarmamızı sağlar.Hopefully this technology will let us have more of these survivors in the future.
Ve beraberce hayatın nasıl güzel noktalanabileceği konusunda bir şeyler öğrendik.And we learned a few things about how to have a good end.
Amerikalıların yüzde sekseni bir hastanede veya bakımevinde hayatını kaybediyor.Eighty percent of Americans die in a hospital or a nursing home.
Kim bir kişinin hayatını kurtarırsa bütün insanları yaşatmış gibi olur.Anyone who saves a life, saves the life of all humanity.
Hayatınız boyunca orada dikilebilir ve bunu farketmeyebilirsiniz ama makineler kaydediyor.You can stand up there your whole life and you would never see this, but the camera records it.
10 yaşında bir çocuk için bir sene hayatının yüzde 10'una eş değer.To a ten-year-old boy, one year is the same as 10% of his life.
40 yaşındaki annesi için bir sene sadece hayatının yüzde 2,5'u demek.To his forty-year-old mother, one year is merely 2.5% of her life.
Sonradan hep iş hayatına atıldılar.I mean, later, then they all got into business --
Büyüdüğünde de, benimle aşk hayatını paylaşırdı.And when she's older, to travel together.
Ve bir insanın hayatına yeni bir önem, açıklık ve anlam kattığını söylüyorlar.And they say it can give new significance and clarity and meaning to a person's life.
O, hayatını kuram için riske edebilecek türden bir adammış.This is a man who would risk his life on theory.
Genelde iş hayatında kadınların etkisi üzerine bütün bir ders saati dolduracak kadar konuşurum.I generally give a whole lecture on the impact of women on the business community.
Bu insanların hayatına nasıl baktığınıza göre değişir.It depends upon how you look at the life of the people.
"köyümüzdeki bu kızın hayatını nasıl uzatırız? "diye düşünmüşler. ."How do we elongate the life of this girl of our village?"
Böylece 50 yaş civarında ünlü olabilir, ve hayatınızın sonrasını çok ama çok ünlü geçirebilirsiniz.So here you will become famous by the end of your 50s, and become very, very famous afterward.
Dilin, insan hayatının merkezinde olması şaşırtıcı değil.Not surprisingly, language is central to human life.
Siz burada çalıştığınız için, artık bunlar hayatınızın bir parçası.You guys are working here now, you get to live with them.
Gerçek siz, hayatın oynattığı bir kukla değil.The real you is not a puppet which life pushes around.
Bakın, hepimizin hayatında pürüzler olacak, ve hepimizin darbe alacağı günler olacak.Look, we're all going to get lumps, and we're all going to get bumps.
(Tezahurat, alkış) Ve size şükran duyan bu başkan hayatınız boyunca size minnettar kalacaktır.(Cheers, applause.) And you will have the lifelong appreciation of a grateful president.
Hem kim hayatının aşkının aynı zamanda ağzını sulandırmasını istemez ki?And who wouldn't want the love of their life drooling over them?
Bu makaleden çok ilham almıştı makale hayatının geri kalanını yönetir olmuştu.And he was so inspired by this article, it kind of directed the rest of his life.
"Görüyorsunuz -18 hayatınızı berbat edebilirken... ... +2 hiç de kötü değil" dedim.You see, "-18" sucks all the life out of you,
Benim için hayatın yolunda gitmesini sağladınız."You know, Ms. Walker, you made a difference in my life. You made it work for me.
Hayatının bu döneminde AIDS'den acı çekiyordu ve zatüree idi.At this point in her life, she's suffering with full-blown AlDS and had pneumonia.
Hayatın onları sarsmasına ve "Lanet olsun uyansana" demesine ihtiyaçları var.They need Life to shake them and say, "Wake the f**k up!"
Hadi bir çocuğun hayatını kurtarmaya. -----Go save a life of a child.
Onların söylemediği hayatta hemen hemen her şey, bu ruhsal hayatın oluşturulması mıdır!They weren't told that mental creation is almost everything in life?
O, hayatın devam ettiğini biliyor mu?Does he know that life goes on?
İhtiyaçlar! ve büyük özveriler. İnsan hayatının yenilenme işlemi, kaynama noktasına ulaşmıştır.The process of renovation of human life has reached a boiling point.
Ona hayatının fırsatının onu aradığını söyleyin.Tell him it's opportunity calling.
Tüm hayatını baban gibi herkes tarafından kullanılarak mı yaşamak istiyorsun?Do you want to live you entire life like your father, being used by everyone?
Aile hayatında başarılı değil.And he doesn't manage his assets
Xiaoyi, Hayatını tehlikeye attın.Xiaoyi, don't make Mr. Cai's life difficult
Bu yeşil yapışkan hayatınızı koruyan bir aşı olabilir.This green goo is perhaps the vaccine that could save your life.
Olay şu, her bir CAPTCHA yazışınızda, aslında hayatınızın 10 saniyesini harcıyorsunuz.See here's the thing, each time you type a CAPTCHA, essentially you waste 10 seconds of your time.
Bütün o paranoya, yaşamın ve hayatın korkuları artık geçerli değil.The whole paranoia, the fears of life and death is no more.
Bir temizlik robotu) hayatınızı emmesinden endişelenmenizden önce endişelenmeniz gerekiyor.Roomba sucking the life away from you.
Hayatını tehlikeye atarak beni korumanın sebebi o, değil mi?She's why you're protecting me while risking your life. right?
İnsan için onlar hayatın ta kendisi.Since it's life itself to human beings
Aşk için hayatından vazgeçmek en kolay yol.To give up your life for love is the easiest way
Bu modern hayatın gerçeğidir.That is the reality of our modern life.
Benim sizden istediğim sizin hayatınızın tüm zamanı.Which is why I wish you all the time of your life.
"İyi Dünya" Çinli köylülerin hayatını anlatıyordu."The Good Earth" is about Chinese peasant life.
Hayatın üç önemli alanının ikisinde, henüz 30 yaşındayken,In two of the three great arenas of life, by the time Len was 30,
Ve sonra hayatınızı onları olabildiğince kullanabileceğiniz şekilde yeniden şekillendirebileceğiniz.And then re-crafting your life to use them as much as you possibly can.
İşinizi, aşk hayatınızı, oyununuzu arkadaşlığınızı, ebeveynliğinizi yeniden şekillendirebileceğiniz.Re-crafting your work, your love, your play, your friendship, your parenting.
Ve bu şekilde keyifli bir hayatın geliştirilebileceğini gösterebiliriz.And we can show in that way that the pleasant life is enhanced.
Frank, hayatında geldiğin nokta gerçekten etkileyici.And Frank, you've come to a place in your life, which is astonishing.
"Bir adamı boğulmaktan kurtarın, artık ondan hayatın boyunca sorumlusun.""Save a man from drowning, you are responsible to him for life."
Sizin hayatınızda gerginlikle ilgili olan şeylere bakmaya başlarsınız.You begin to look at things having to do with your tensions.
Peki ya günlük hayatındaki imajını korusak? Abartıya kaçmadan.What if we highlight her commoner image, so she won't appear too distant.
Ama baban yüzünden bir insan... ...tüm hayatını korku içinde geçirdi.But to someone else, because of him, that man lived in fear.
Bayanlar ve baylar hayatın yaradılışı.Ladies and gentlemen, the creation of life.
Yanıltma, hayatın temel bir kısmıdır.Deception, it's a fundamental part of life.

İlgili Sayfalar