hayatın ile cümle

hayatın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hayatına bir etkisi olmaz.It won't interfere with the way you live.
Hayatın engebeli yolları bizi yıldırmamalı.We must carry on living through thick and thin.
Hiç hayatın gizemlerini merak ettiniz mi?Have you ever wondered about the great mysteries of life? Like how the universe began.
İsa'nın hayatına ilişkin sahneler var.So that idea of saying that events in the Old Testament such as the sacrifice of Isaac prefigured
"Bayanlar ve baylari hayatın yaratılışı." (Alkışlar)"Ladies and gentlemen, the creation of life" (Crowd cheering)
Hayatın temel parçalarından biri.It's a fundamental part of life.
Açıkca hayatın bu aşamasında bir ölçüde eskisinde daha oturaklı bir biçimdeydi.Obviously, at this stage of life he was in a somewhat more dignified form than he was back then.
Halbuki, bilinmeyen hayatın bir parçasıdır.Well, the unknown is part of life.
Tabi ki balondaki atmosfer gibi değil, hayatın kendisinde olduğu gibi.Of course not just like the atmosphere in the balloon, but in life itself.
Şimdi sizi başbaşa bırakacağım soru: Hayatınızdan atmak istediğiniz yük hangisi?The question I leave you with now is which is the ballast you would like to throw overboard?
Onlar gerçekten hayatın gelişen akışıyla birdirler.They are really one with the unfolding stream of life.
Bu neredeyse saygısız hissettiriyor. Fakat, Patrick'in hayatının her anı böyle.It feels almost rude, but this is what Patrick's life is like all the time.
Bu Patrick'in işaret ismi ve bunu hayatının geri kalanında kullanacak.This is now Patrick's sign name, and he will use it for the rest of his life.
Başkasının hayatında bir değişiklik yapmak için ilk milyonunuzu kazanmayı beklemeyin.Don't wait until you make your first million to make a difference in somebody's life.
Gerçekten düşünmüyorum - Ben şimdiye kadar önce hayatını düşünmek rahatsız oldu sanmıyorum.I don't suppose he had ever troubled to think in his life before--not really think.
Adam bütün hayatını bu sahilde geçirdiğini kaçmak yerine burada ölmeyi tercih ettiğini söyledi.He said he'd lived his whole life there by the beach, and that he would rather die there than run.
Bu, hayatınızın önemli bir anı.This is a significant moment in your life.
Yani orada, hayatın sürekli evrilen tığ işinden bir taksonomisi oluştu.As it were, we have this ever-evolving, crochet taxonomic tree of life.
Artık hayatın başa çıkman gereken bir sürü zorlukla dolacaktır.From now on, your life is going to be jam-packed with things that will be hard for you to handle.
Spiritüel (manevi) hayatınız önemlidir.Your spiritual life matters.
İş hayatınız önemlidir.Your professional life matters.
Sizden hayatınızdaki bütün sağlık durumunuzu değerlendirmenizi istiyorum.So I ask you to consider the Whole Health Cairn in your own life.
Hayatın boyunca Seol'u ya da anneni görmeyi aklından geçirme.And don't think of seeing your mother or Seol in your life.
Ve, tekrardan, hayattan, hayatın nasıl çalıştığını öğreniyoruz.And, again, we're learning from life and how life works.
Peki, nerede hayatın gerçekleştiğini bilmek ister misiniz?So, you want to know where life is happening?
Hayatında istikrar yoktu.She had no stability in her life.
Hayatında bir dönüşüm başlamıştı.A transformation had begun in her life.
Zor bir hayatın oldu, bundan sonra da öyle olacak.You've had a tough life, and you will.
Özel hayatını filme çekmen bir suç.Documenting her private life is a crime.
Hayatının bir işe yaramasını istiyordu ve bana basit bir soru sordu.And she wanted to make something of her life, and she asked me a simple little question.
Hayatının kadını kim?Who's the woman in his life?
Peki Junyir Hitler, senin hayatının aşkı kim? Annen mi?And Hitler junior, who's the love of your life?
Pekala, hayatınıza çabucak renk katmak istiyorsunuz.Alright so you want a little color in your life but you want it to be fast.
Üstelik yalnızca tek bir dokunuşla... Bırakın hayatınız sınırları zorlasın.Just one simple touch... and life gets a little bigger.
Hayatın ilerleyen yollarındaDriving down the road along
Bu şekilde hayatını devam ettirmek gerçekten sağlıklı değildir.It's not really healthy to be in this state all the time.
Richard'ın hayatını tehlikeye attığımıza göre kendi hayatımızı da riske atmalıyız.Now, we risked Richard's life, it's only fair we risk our own lives.
Üzerinde hayatın geliştiği bir gezegen neden var?Why is there a planet on which there is life which have evolved?
Yani 3 milyar yıl önceki, gerçekte hayatın başlamasından önceki donmuş Dünya olabilir.So it could be Earth, frozen three billion years ago before life actually started on it.
Sana hayatında bir ayakbağıyım ben.I really am an obstacle in your life.
Hayatınızın bu sayfasını kapatırken, hepiniz nereye yelken açacaksınız?Once this chapter of your life ends, where will all of you go?
Kendisi Fransız bir sanatçı olmasına rağmen, hayatının büyük kısmını Roma'da geçirmiş.And of course Poussin, although he was French, was in Rome for most of his life.
Yani ağdaki farklı yapısal konumlar hayatınız üzerinde farklı etkilere sahiptir.So different structural locations have different implications for your life.
Yüzlerce, hatta binlerce yıl ev hayatın gerçekten merkeziydi.And for hundreds, even thousands of years, the home was really the center of life.
Hayatının en büyük başarısı ne olduğunu sorduklarında, Old Hickory demiş ki:When asked what was the greatest accomplishment in his life, Old Hickory replied,
Ve hayatın her alanından tuhaf tiplerin olduğunu öğrendim.And I have learned that there are kooks in every area of life.
Bu gerçekten hayatınızdaki herşeyi belirler.It determines, really, everything in your life.
Ve hayatını yaşamış bir adamı seyrediyorum -- şimdi 80'lerinin ortasında -- ve huzurla ölüyor.And I'm watching a guy who's lived his life -- he's now in his mid-80s -- and he's dying with peace.
Hayatınızı vermek.Giving your life away.
Şimdi, beni takip edin. Bu asa Musa'nın hayatında üç şeyi temsil ediyordu.This staff represented three things about Moses' life.
Günlük hayatınızdan bildiğiniz gibi mıknatısın üstüne koyduğunuz bir metal asla düşmez.And you've probably seen it before if you've ever dropped metal filings on top of a magnet.
Hayatında ilk defa köyünden dışarı çıkmıştı.First time ever going out of her village.
Ve hayatınızdaki ikili değerdeki şeyleri düşünün. Bunlardan biri elektrik anahtarlarıdır.And think of things in your life that are binary, one of them is light switches.
Çeşitlilik, hayatınızın tuzu biberi olabilir, fakat özlülük peynir ekmektir.Variety may be the spice of life, but brevity is its bread and butter.
Bu sizin hayatınız.This is your life.
Bu ... bu ... bu sizin hayatınız.This is ... this is ... this is your life.
Onların hayatını nasıl kurtarabiliriz?How can we save their lives?
Ama bu domuzun hayatını kurtarabileceğimiz noktadan 1 saatten fazla süre öndeydik.But we had a little bit over an hour where we could've saved this pig's life.
Hayatınızın 6 yılını rüya görerek geçirdiğiniz düşünülürseBut...what are dreams?
Hayatınızın 6 yılını rüya görerek geçirdiğiniz düşünülürse Rüya görmek hayret verici bir fenomendir.Radio waves, on the other hand oscillate at around 50...million to 1 billion times per second.

İlgili Sayfalar