hayatın ile cümle
hayatın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hayatınızın yeni bir anlamı olacak.Your life will have new meaning.
Hayatının bu öykülerinin veriye çevrilmiş hali.These stories of his life, converted to data.
Ama CD4 oranını yüksek, virüs seviyesini düşük tutmaya ve hayatını daha iyi kılmaya çalışıyor.But he is working to keep his CD4 count high and his viral level low so he can make his life better.
Hayatınız için yeni bir boyut, ve bu boyuta sahip olmak müthiş bir şey.It's a whole new dimension to your life and it's wonderful to have that dimension.
Geçmiş hayatınızda bir ülkeyi kurtarmış olmalısınız.You must have saved the country in your past life.
Hayatının en güzel anlarını yaşıyorsun, öyle değil mi?You're having the time of your life, aren't you?
Ümit ederim ki bir evlilik belgesi yüzünden... ...Boeun'un okul hayatını cehenneme çevirmezsiniz.I hope you won't persecute Boeun's school life over a marriage document.
Siz de benim gibiyseniz bu, hayatınızı değiştirecek.Read your meter, and if you're anything like me, it'll change your life.
Bu senin hayatın.THlS IS YOUR LlFE.
Hayatının aşkını arıyorsan, DUR. Sevidiğin şeyleri yapmaya başlayana kadar senin için bekleyecekler.They will be waiting for you when you start doing things you love.
Savaşların ortasında hayatın devam etmesini sağlayan kadınların hikayelerini kaçırıyoruz.We are missing stories of women who are literally keeping life going in the midst of wars.
Ve hayatın devam etmesini sağlayanlar kadınlardır.And the ones who are keeping that life are women.
Ve ben iş hayatında, bunun çok işe yarayacağına inanıyorum.And I do believe that, for people in business this can be very useful.
Bunun iş hayatında da yararları vardır.There are also real business benefits.
Gördüğümüz gibi insanların hayatını daha iyiye götürmek için çok çabaladık.So you can see that we added everything to our endeavor to make life better for the people.
Hayatınız geçici ölüm durumuna geçer.Your life as you know it goes into suspended animation.
Bir sokak öteden buraya hemen koşup, çocuğun hayatını kurtarabilirdi.He could have run from a block away. He could have saved this child.
Ve muhtemelen kendi gündelik hayatınızdan . bir çoğunu daha düşünebilirsiniz.And you can probably think of many, many more in your own everyday lives.
"hayatının sonuna dek burada kalırsın."'you can stay for the rest of your life.'"
Hayatınızın üçte birini yatakta geçiriyorsunuz.And you spend a third of your life in bed.
Hamilelikler bir kadının hayatında mutlu ve doyurucu anlarla dolu zamanlar olarak bilinir.Pregnancies are meant to be happy and fulfilling moments in any woman's life.
Bir erkeğin kendi yolunu bulması için, hayatında bir kadın olmalı mıdır?For a man to find his way, should he have a woman in his life?
Şehir hayatına hâlâ alışamadım.I still haven't adjusted to city living
Oğlun iyi bir yetişkin olmuş. Sen de aile hayatının tadını çıkartabilirsin.He's grown into a good man and you can enjoy the family life
Hayatını kurtaran biriyle nasıl böyle konuşabilirsin?How could you talk to your life saver like that??
Hayatınızda ne kadar tüketim yaptığınız ve arkanızda ne kadar atık bıraktığınız.How much stuff goes through your life, how much waste is left behind you.
Evet, yani hayatınızı kurtarabilen tohumlar.Yeah, so seeds that could save your life.
Hayatın anlamını arıyorsun her gezgin gibiThose searching for the meaning of life are all travellers
İyi bir neşter bütün bir hayatın kurtarıcısı olabilirThe artist of life who produces miracles with his godlike scalpel skills.
Hayatının aşkı, Sarah.This was the love of his life, Sarah.
Fakat hayatın ilk nasıl oluştuğunu bilmiyoruz.But we don't know how life first appeared.
Hayatın oluşma ihtimali ile ilgili elimizde iki çeşit gözlemleyebileceğimiz delil var.We have two pieces of observational evidence on the probability of life appearing.
Bu da hayatın oluşma ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor.This suggests that the probability of life appearing is reasonably high.
Bir başka seçenek ise bu medeniyetlerin hayatının uzun olmayıp, kendilerini yok etmeleri. CA:The alternative is that civilizations don't last very long, but destroy themselves.
Hayatınızı değiştirmek zor.That it is hard. It's not easy.
Tüm hayatınızı bir kurban olarak yaşamak zorunda değilsiniz.Does not have to become your reality
Birinin hayatını kurtardın.You saved a person.
Ailelerini öldürdüğü insanlar arasında şimdi dolaşırken hayatının riske atıyor.He risked his life as he walked up to people whose families he'd murdered.
Yani eğer hayatınızdaki tek kadın üvey anneniz ise, sorun sahibisiniz demektir. (Gülüşmeler)So, when the only woman in your life is your mother-in-law, you have a problem.
Tybalt öldürülen olurdu Kocam hayatını;My husband lives, that Tybalt would have slain;
Nerede Juliet hayatını; ve her kedi ve köpek, küçük bir fare, her değersiz şey,Where Juliet lives; and every cat, and dog, And little mouse, every unworthy thing,
Çünkü hain katil hayatını LADY Capulet'in.LADY CAPULET That is because the traitor murderer lives.
Ben hayatın ısı neredeyse donuyor benim damarları aracılığıyla sönük bir soğuk korku heyecan var:I have a faint cold fear thrills through my veins That almost freezes up the heat of life:
O da hayatını uzun süre evli evli değil:She's not well married that lives married long:
Hiç... ..hayatını boşa geçirdiğini düşündün mü?Have you... never felt that your life was a failure?
Hayatınızın dönüm noktası olan o an'ı bizimle paylaşır mısınız?And I would like to begin with asking you to share the defining moment from your life.
O halde bütün hayatın boyunca ne yaptın bilemiyorum?What you must've been doing all your life?
Bütün hayatın boyunca hareket halindeydin demek ki.All your life you must be on the move!
Sen hayatsın ve aynı an'da da hayatın tanığı olansın.You are life and the witness of life at the same time.
Çünkü günde tek bir kap yemek Fabian'ın hayatını tamamen değiştiriyor.Because one cup of food a day changes Fabian's life completely.
Bir çocuğun hayatını değiştirmek günde 25 kuruştan azına mal oluyor.It costs less than 25 cents a day to change a kid's life.
Bugün gündelik hayatın hazları hakkında konuşacağım.I'm going to talk today about the pleasures of everyday life.
Senin hayatın zamanın kıymetli bir tapınağı BİZ İNSANLIK ÇALIŞANLARIYIZ Burada güneşin altında♪It's like part of your heart is mine♪ ♪Your life is a precious shrine of time♪
Ve bu kahramanlar, hayatın her köşesinden, her türlü geçmişten geliyorlar.And these heroes, they come from every walk of life, all sorts of backgrounds.
Basitçe, insan hayatındaki en önemli sorulara cevap verme konusunda birleşmeliyiz.We simply must converge on the answers we give to the most important questions in human life.
Evet, tüm hayatınızı Başkan'la geçirdiniz... ...ve Başkan için çok şey yaptınız.You spent your entire life with the Chairman, and did so much for the Chairman.
Aranızdan bazılarınız, örneğin bir sonraki hayatın varlığına inanıyor, olabilir.So some of you may believe in, for example, the existence of an afterlife.
Çünkü para, hayatın anlamı değildir.Just to make money is not enough meaning in life."
Coach marka çantalar Min'in hayatında garip bir değere sahipler.In Min's world, the Coach bags had a curious currency.
Ben zamanımın harcayabildiğim kadarını deniz hayatını incelemekle harcıyorum.I spend as much of my time as possible investigating the marine life.