hayatın ile cümle
hayatın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Benim hikayem yenilgilerin, engellerin ve hayatın yüklediği mücadelenin üstesinden gelme hikayesi.My story is a story of overcoming setbacks, obstacles and challenges that life throws at you.
Yani bu hayatın bir parçası, ama hayatın tümü değil.And so this is part of what life is, but it's not all of what life is.
Dönüp de kendi götüne bakması ve kendi hayatını tekrar eline alması gerekiyor.He needs to look himself in the ass and take his own life in his hands.
Bugün hayatında neyin gerçekleştiğini biliyor mu bu insanlar?Do these people know what's happening in your life today?
Hayatını değiştiren bir şeydi, bilirsiniz.And so, in my life, you know, I was in the tofu; it was a family business.
Bu, onun hayatının toplamı, cereyan eden şeylerin hepsinin -- kötü şeyler, iyi şeyler.It's the sum total of his life, all the things that had happened -- the bad things, the good things.
İş hayatında da görüyoruz:And we certainly see it in the world of business.
Birkaç umut ışığı: Çalışma hayatına yeniden heves katmalıyız.A few sources of hope: we ought to try to re-moralize work.
Tüm yaratılanlar, tüm cisimler ve hayatın kaynağı, ve tüm bu yolculuğun sonu.O, Creator! O, the Objective!
Hayatın öyküsünü görselleştirmek istiyordum.I wanted to visualize the story of life.
Su hayatın anahtarıdır, ama donmuş halde iken, gizli bir güçtür.Water is the key to life, but in frozen form, it is a latent force.
Hayatın kendisini ihtiva edecek bir membrana ihtiyacı vardır, böylece çoğalıp mutasyona uğrayabilir.Life needs a membrane to contain itself so it can replicate and mutate.
Hayatın sudan ayrılması uzun sürdü ve hala bağları kopmamıştır.It took time for life to break away from water, and it still beckons all the time.
Normal hayatına geri dönmüş durumda.He's back to his normal life.
Bu sadece iş hayatının dışında değildir.This is not only outside of businesses.
Hayatın sonuna gelmiştik.Life was over.
Bunun yerine, hayatınıza anlam katan bir sözcükleri var: "İkigai."Instead there is one word that imbues your entire life, and that word is "ikigai."
Hayatınızı sonsuza dek değiştirecek hangi iki kararı verip onlara sadık kalabilirsiniz?What two decisions can you make and stick to that will change your life forever?
Hayatınızın geri kalanında sürekli olarak borcunu ödeyecektir. .You have not made an investment.
Bütün gün hayatınızı değiştirmeye çalışıp, bir yandan da sürekli esrar içemezsiniz.Don't sit around upleveling yourself and smoking dope, all the time.
Bu muhtemelen hayatınızda gördüğünüz ilk diferansiyel denklemdir. -This might be the first differential equation you see in your life, so it's a momentous occasion.
Herkes hayatında daha fazla anlam istemez mi?Doesn't everyone want more meaning in their lives?
Rachel Corrie 23 yaşında hayatını kaybetti.Rachel Corrie died at the age of 23.
Seni hayatın boyunca kuyularda gezdirip durmamalıydım.I... I shouldn't have dragged you around on all those oil rigs.
Hayatın boyunca bana bir kez güveneceksen... ...şimdi güven!Goddamn it, if you're ever gonna trust me, ever, once in your life, trust me now!
21.yy'da hayatın içinden olan bu diziye çok ihtiyaç var.The new drama about life, which the twenty-first century needs so much,
USA'da her sene 36.000 kişi mevsimsel gripten dolayı hayatını kaybediyor.Every year, 36,000 people in the United States die of seasonal flu.
Bu kitabı okumayı bırakabilirdiniz; çünkü hayatınızın amacı, anlamı ve önemi olmazdı.You could stop reading this book because life would have no purpose or meaning or significance.
Ve bu, hayatın esnek ve güçlü olmasının önemli sebeplerinden bir tanesi -- ölçeklenebilirlik.And that is one of the main reasons life is so resilient and robust -- scalability.
Bir inek hayatına benim barbekü keyfimden daha mı az değer verir?Does a cow value its life more than I enjoy a barbecue?
Acaba bir insan hayatı kaç hayvanın hayatına eşdeğerdir?How many animals' lives is one human's life worth?
Hayatını bölümlere ayırarak...Well, he compartmentalizes his life.
Hayatınızı şu an belirliyorsunuz.You're deciding your life right now.
Demişti ki, " Önemlisin çünkü ve hayatının son anına kadar öyle kalacaksın."And she said, "You matter because you are, and you matter to the last moment of your life."
Hayatınızda daha şaşkın bir Japon bayan görmemişsinizdir.You've never seen a more confused Japanese woman.
Hayatının bütününde dönüştürücü güç olarak oyunu gösteriyor.And he gives play as a transformative force over his entire life.
Bunun size verdiği duygudan yola çıkarak şimdiki hayatınıza bağlanma biçimine doğru yol alın.And begin to build to build from the emotion of that into how that connects with your life now.
Veya önceliğini artırarak ya da dikkatinizi ona vererek hayatınızı zenginleştirebileceksiniz.Or you'll be able to enrich your life by prioritizing it and paying attention to it.
Sanıyorum, bu şekilde daha iyi ve daha güçlü olduğunuz bir hayatınız olacak.And I think you'll have a better and more empowered life.
Bunlara sahip olursun fakat bu şeyler hayatını daha fazla mutlu yapmaz.You get them, but these are not the real things which are going to make your life blissful.
Yapmazsanız, hayatınıza mal olacaktır.If you don't, you will end up losing your life.
En sonunda John Wayne Gacy'nin hayatını anlatan filmde yer aldım.Yeah, I finally got in on that John Wayne Gacy bio pic.
Oh, şimdi hayatının aşkı mı oldu.Oh, now he's your life partner.
İşte hayatın kökeni buna benzer bir şeydir.So that's what the origin of life would have looked like.
Evet, o hayatını sürerek kazanıyor !Yes, he used to drive for a living!
Hayatın konusu bu, fazlasıyla cüret etmek hakkında, arenada olmak hakkında.Life is about daring greatly, about being in the arena.
Hayatınızı pahasına bu suları içiyorsunuz.You drink it in peril of your life.
İlk parçayı hayal edin: bir adam hayatının işini yakıp kül ediyor.Imagine the first piece: a man burning his life's work.
"Dinle kızım, hayatında sahip olduğun herşeyi kaybedebilirsin."Listen, my daughter, you can lose everything you own in your life.
Bu maceradan kazandığımız tek şey sadece neşe, ve sonuçta neşe hayatın sonu.What we get from this adventure is just sheer joy, and joy, after all, is the end of life.
Hayatın anlamı bu ve hayatın amacı da bu."That is what life means, and that is what life is for."
Bu seçimdeki asıl soru, verilen sözlerin hangilerinin sizin hayatınızı kolaylaştıracağı.OBAMA: ...the choice in this election is going to be whose promises are going to be more
Bugün bu trajedide hayatını kaybedenler için bir anma töreni düzenlendi.And today there\'92s a memorial service for one of those that was lost in this tragedy.
O zaman onların hayatını kullanırım.I will use their lives well.
Soylunun evindeki hayatın çocuğu için ne büyük sıkıntı olacağını biliyormuş.She knew that life for her child would be tormented in the nobleman's house.
Günlük hayatın işleyişine uygun şekilde yürütülmemiştir.They are presented in a way that is not like daily life. The
Bach hayatının bir bölümünde sadece tema ve çeşitlemeleri yazdı.Bach only wrote themes and variations one time.
Ve bu mikro makinalar gerçekten hayatın kaynağıdırlar.And these micro-machines really are at the heart of life.
Bu sekilde Ha Ni nin hayatini kolaylastirmiyorsun.Your being like this is making it hard on Ha Ni as well.
"Bu tür tuhaf tiplerin kolej hayatının değerli şeyleri olduklarını hissediyorum.""I feel these weirdoes are actually an asset to college life."