hayatın ile cümle

hayatın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Hayatın tümü eğlenceden ibaret değil.Life is not all fun.
Bugün hayatındaki en mutlu gün olsun.May this day be the happiest day in your life.
Biz onun ne olduğunu öğrenmeden önce Hayatın yarısı harcanmaktadır.Life is half spent before we know what it is.
Şans hayatınızda önemli bir rol oynar.Luck plays an important part in your life.
Sadece hayatın karanlık tarafında bakma.Don't look only on the dark side of life.
O hayatın bir bakıma bir yolculuk gibi olduğunu düşünüyor.He thinks that life is like a voyage in a sense.
İnsanlar hayatın kısa olduğunu söylüyor.People say that life is short.
Öğrenciler onun hayatını mutlu etti.The students made her life happy.
Hayatın gizemi insan anlayışının dışındadır.The mystery of life is beyond human understanding.
Büyükbabam seksen yaşında bir hastalık nedeniyle hayatını kaybetti.My grandfather died of a disease at eighty.
Büyükbabam hayatının geriye kalan kısmını sakin bir şekilde yaşamak istiyor.My grandfather wants to live quietly for the rest of his life.
Birçok adam denizde hayatını kaybetti.Many a man has lost his life at sea.
İkinci Dünya Savaşı'nda birçok asker hayatını kaybetti.Many soldiers were killed in World War II.
Fırtınanın bir sonucu olarak, birçok kişi hayatını kaybetti.Many people were killed as a result of the storm.
Büyük bir bomba düştü ve çoğu insan hayatını kaybetti.A big bomb fell, and a great many people lost their lives.
Üniversite hayatından en iyi şekilde yararlanın.Make the most of your college life.
Köy hayatı şehir hayatından daha sağlıklıdır.Country life is healthier than city life.
Şehir hayatının farklı avantajları var.There are several advantages to city life.
Zooloji ve botanik hayatın incelenmesi ile ilgilenir.Zoology and botany deal with the study of life.
Nara hayatında en az bir kez ziyaret etmeye değer eski bir şehirdir.Nara is an old city worth visiting at least once in your life.
Çiftlik hayatından şehir hayatına geçiş çoğunlukla zordur.The transition from farm life to city life is often difficult.
Karısı kazada hayatını kaybetti.His wife was killed in the accident.
O, senin hayatında olağanüstü önemliydi.He was extraordinarily important in your life.
Hayatını şirketine adadı.He devoted his life to his company.
Hayatında hiç böyle bir ikilem ile karşılaşmamıştı.Never in his life had he encountered such a dilemma.
Hayatında beyaz bir sayfa açtı.He turned over a new leaf in life.
Hayatını tıp mesleğine adadı.He dedicated his life to medical work.
Hayatını eğitime adadı.He devoted his life to education.
O, hayatını çalışmasına adamıştır.He devoted his life to his study.
Hayatını doğanın korunmasına adadı.He has dedicated his life to the preservation of nature.
Hayatını İngilizce öğreterek kazanıyor.He earns his living by teaching English.
Hayatını bilim çalışmasına adadı.He devoted his life to the study of science.
O, denizin altında yeni bir hayatın tadını çıkardı.He enjoyed a new life under the sea.
Ressamlık onun hayatının büyük aşkıydı.Painting was the great love of his life.
İş hayatının çoğunluğunu bir diplomat olarak geçirdi.He has spent most of his working life as a diplomat.
O, okul hayatının iyi gidiyor olmasından çok memnun.He is very glad that his school life is going well.
O, okul hayatını seviyor.He is enjoying his school life.
Bir öğretmen olarak hayatını kazandı.He earned his living as a teacher.
Ayı göründüğünde o, hayatını kurtarmak için kaçtı.He ran for his life when the bear appeared.
Hayatını bir trafik kazasında kaybetti.He lost his life in a traffic accident.
Ülkesi için hayatını verdi.He gave his life for his country.
O, bir kazada hayatını kaybetti.He lost his life in an accident.
O, hayatını Hindistan'daki hastaları tedavi etmeye adamak istiyor.He intends to devote his life to curing the sick in India.
O tüm hayatını fakir insanlara yardım etmeye adadı.He dedicated his whole life to helping poor people.
O, kendini yeni hayatına uydurdu.He adapted himself to his new life.
Hayatında bir amacı var, para kazanmak.He has only one aim in life, to make money.
O hayatının çoğunu düşmanlarıyla savaşarak harcamış cesur bir savaşçıydı.He was a brave warrior who had spent most of his life fighting his enemies.
Hayatının çoğunu yurt dışında yaşadı.He lived abroad for much of his life.
O, hayatında bir doktora hiç başvurmamış olması gerçeğiyle gurur duymaktadır.He is proud of the fact that he has never consulted a doctor in his life.
Onun, hayatında çeşitli deneyimleri vardı.He had various experiences in his life.
O, hayatını fakir insanlara yardım etmeye adadı.He dedicated his life to helping the poor.
O bütün hayatını sözlük derlemeye adadı.He devoted his whole life to compilation of the dictionary.
Hayatını kazanmak için çok çalışır.He works hard to earn his living.
Onun hayatından umut kesilmiş.His life is despaired of.
Şehir hayatının elverişli yönlerini vurguladı.He stressed the convenient aspects of city life.
O, hayatının baharında.He is in the prime of life.
Günlük hayatında fazla enerji kullanmaya karar verdi.He decided not to use much energy in his daily life.
Onu kurtarmak için hayatını riske attı.He risked his life to save her.
Hayatını yolsuzlukla mücadeleye adadı.He dedicated his life to fighting corruption.
O, hayatını barışa adadı.He dedicated his life to peace.

İlgili Sayfalar