hayatın ile cümle

hayatın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bir milyon kişi savaşta hayatını kaybetti.One million people lost their lives in the war.
Pek çok insan amaçsızca hayatın içinde sürükleniyor.Many people drift through life without a purpose.
O bana hayatının hikayesini anlattı.He told me the story of his life.
Hayatının onun ellerine bırakmak istediğinden emin misin?Are you sure you want to put your life in her hands?
Şirket, hayatını idame ettirmesi için, ona yetecek kadar bir emekli aylığı bağladı.The company gave him enough pension to live on.
Biz hayatın ileri dönemlerinde zengin ödüller kazanacağız.We will reap rich rewards later on in life.
Bir itfaiyecinin hayatını pahasına yangın söndürüldü.The fire was put out at the cost of a fireman's life.
Bilim hayatın tüm sorunları çözmez.Science does not solve all the problems of life.
Bilim hayatın tüm sorunlarını çözememiştir.Science has not solved all the problems of life.
Hayatında geriye baktığında, o derin üzüntü duymuştur.She regretted deeply when she looked back on her life.
Çekilme hayatın ilk dersidir.Resignation is the first lesson of life.
Bir insanın hayatının inişleri ve çıkışları vardır.A man's life has its ups and downs.
Çok fazla içmek hayatınızı bir harabe yapacaktır.Too much drinking will make your life a ruin.
Hayatın her günü tarihte bir sayfadır.Every day of thy life is a page in thy history.
Bir anlık tereddüt, bir pilotun hayatına mal olabilir.A moment's hesitation may cost a pilot his life.
Aşk, harika bir duygu, herkese hayatında günün birinde gelir.Love, which is a wonderful feeling, comes to everyone at some time in their life.
Sevginin ışıltısı olmadan hayatın anlamı nedir?What is life without the radiance of love?
Aşk, hayatınızı düzeltebilir.Love can mend your life.
Bu adam gerçekten karaktersiz. Hayatını kurtarmak için bir karar veremedi.This guy is really wishy-washy. He couldn't make a decision to save his life.
Çok geçmeden oğlan hayatın ne olduğunu öğrenir.It will not be long before the boy learns what life is.
Aptalca bir şey yüzünden hayatını tehlikeye atma.Don't risk your neck over something foolish.
Hayatın pahasına niçin öyle aptalca bir şey yaptın?Why did you do such a foolish thing at the risk of your life?
Büyük bir para miktarı bile bir erkeğin hayatının yerini alamaz.Even a large sum of money cannot take the place of a man's life.
Tom hayatının büyük kısmını boşa geçirdiğine pişman oldu.Tom regretted having wasted a great deal of his life.
Hayatını nasıl kazanır?How does he gain his living?
Televizyon aile hayatını mahvediyor.Television is ruining family life.
Televizyonsuz hayatın nasıl olabileceğini hayal edebiliyor musunuz?Can you imagine what life would be like without television?
Çıkarabilirken hayatın tadını çıkarın.Enjoy life while you may.
Bir hata bir insanın hayatına mâl olabilir.One mistake will cost a person his life.
İlaç onun hayatını kurtardı.The medicine saved her life.
Çocuğun hayatından umut kesildi.The boy was given up for dead.
Kız, ebeveynlerine Tokyo'daki üniversite hayatından bahsetti.The girl talked to her parents about her college life in Tokyo.
General emekli olduktan sonra hayatının geri kalanını barış içinde yaşadı.The general lived the rest of his life peacefully after his retirement.
Ertesi gün hayatını kaybetti.He died the next day.
Kaza neredeyse hayatına mal oluyordu.The accident almost cost him his life.
Köpek kızın hayatını kurtardı.The dog saved the girl's life.
Komite üyesi, özel hayatında bir dişçidir.The committee man is a dentist in private life.
Tom kısa sürede kendini okul hayatına alıştırdı.Tom soon adapted himself to school life.
Bu ona hayatını kaybettirdi.This lost him his life.
Bu onun hayatına mal oldu.This lost him his life.
Kuniko hayatında daha önce hiç bu kadar çok içmedi.Kuniko has never drunk so much before in her life.
Para onun hayatını değiştirdi.Money has changed his life.
Büyükbabam hayatında asla bir doktora danışmadı.My grandfather has never consulted a doctor in his life.
Hayatında yeni bir başlangıç yapmalısın.You should make a fresh start in life.
Hayatından memnunsun, değil mi?You are satisfied with your life, aren't you?
Hayatın boyunca çalışmak zorundasın.You must study your whole life.
Hayatınızdaki nihai hedefiniz nedir?What is your ultimate goal in your life?
Okul hayatın hakkında daha çok şey bilmek istiyorum.I want to know more about your school life.
Hayatında en çok kime saygı duyuyorsun?Whom do you respect most in your life?
Önceki hayatınızda kim olabileceğinizi öğrenmek için aşağıdaki formu doldurunuz.Complete the following form to know who you could have been in a previous life.
Onlar şehir hayatına can atıyorlar.They are longing for city life.
Sanat hayatın monotonluğu kırar.Art breaks the monotony of our life.
Daha sonraki hayatınızda yararlı olacakları için böyle kitapları okuyun.Read such books as will be useful in later life.
Gelecek hayatında faydalı olacak kitaplar oku.Read such books as will be useful in later life.
İşini aile hayatınla birleştirsen iyi olur.You had better combine your work with your family life.
Ben gerçekten şehir hayatını severim.I really like city life.
Kendi hayatını kur.You make your own life.
Hayatında daha önce bir otel işletiyordu.Earlier in his life, he ran a hotel.
Genç, çocuğun hayatını kurtardığı için övgüyü hak etti.The boy deserved praise for saving the child's life.
Yeni ilaç onun hayatını kurtardı.The new medicine saved his life.

İlgili Sayfalar