hayatın ile cümle

hayatın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Sami hayatına devam etti.Sami continued with his life.
Sami hapiste kendi hayatına kıydı.Sami took his own life in jail.
Sami, Leyla'nın hayatını aldı.Sami took Layla's life.
Sami, Leyla'nın hayatında önemli bir rol oynuyordu.Sami was playing an important role in Layla's life.
Sami hayatını geri almak için yoldaydı.Sami was on the road to getting his life back.
Sami hayatının geri kalanını parmaklıklar olmadan geçirecek.Sami will spend the rest of his life behind bars.
Sami, Leyla'nın hayatına geri geldi.Sami came back into Layla's life.
Sami bütün hayatında bara gitmedi.Sami has never been to a bar in his whole entire life.
Sami yetişkin hayatının çoğunu Kahire'de yaşadı.Sami has lived most of his adult life in Cairo.
Sami kendi hayatına son verdi.Sami ended his own life.
Sami, Mısır'da hayatına yeniden başladı.Sami resumed his life in Egypt.
Sami hayatını kaybetti.Sami passed out.
Sami hayatının çoğunu hapishanede geçiriyor olacak.Sami is gonna be spending most of his life in prison.
Sami hayatını geri istiyordu.Sami wanted his life back.
Sami, Leyla'nın hayatının bir parçasıdır.Sami is part of Layla's life.
Sami, Leyla'nın hayatını bitirmeye karar verdi.Sami decided he was going to end Layla's life.
Sami hayatını bu harika el değmemiş ormanları korumaya adamıştır.Sami dedicated his life to protect these wonderful virgin forests.
Sami, Leyla'nın hayatını sonsuza dek değiştirdi.Sami changed Layla's life for ever.
Sami hayatını bitirmek istedi.Sami wanted to end his life.
Sami kendi hayatına son vermek istedi.Sami wanted to end his life.
Sami hayatının geri kalanında bundan pişman olacak.Sami will regret that for the rest of his life.
Sami, Leyla'nın hayatını mahvetti.Sami destroyed Layla's life.
Sami, Leyla'nın hayatına egemen oluyordu.Sami was dominating Layla's life.
Tom hayatının çoğunda ağır bir sigara içicisiydi.Tom was a heavy smoker most of his life.
Tom hayatının çoğunda ağır bir sigara tiryakisiydi.Tom was a heavy smoker most of his life.
Sami neredeyse hayatını kaybediyordu.Sami almost died.
Sami'nin Leyla'yı hayatından çıkarması gerekiyordu.Sami needed to get Layla out of his life.
Sami hayatının kalanını hapiste çürüyerek geçirecek.Sami will spend the rest of his life rotting in jail.
Toys ‘R’ Us iş hayatındaki yetmiş yılın ardından kapılarını kapatacak.Toys ‘R’ Us will be closing its doors after seventy years in business.
Hayatında ilk kez bir uçağa bindi.He took an airplane for the first time in his life.
Sami, Leyla'nın hayatını tehdit etti.Sami threatened Layla's life.
Ölüm sadece hayatın sonudur.Death is simply the end of life.
Tom hayatının yarısını Boston'da yaşadı.Tom lived half his life in Boston.
Tom'un hayatını kurtaran kişi sensin, değil mi?You're the one who saved Tom's life, aren't you?
Mutluluk bir amaç değil, iyi yaşanmış bir hayatın yan ürünüdür.Happiness is not a goal. It's a by-product of a life well lived.
Etkinliğe Boston cemiyet hayatının tanınmış simalarından Tom da katıldı.Tom, one of the notable faces of Boston society, also attended the event.
Hayatının bir amacı var mı?Do you have a life goal?
Tom önceki hayatında bir uzaylı olduğunu iddia ediyor.Tom claims he was an extraterrestrial in his past life.
Tom hayatının çoğunu Avustralya'da yaşadı.Tom lived most of his life in Australia.
Sami hayatında hiç bu kadar korkmamıştı.Sami has never been so scared in his life.
Sami bu kızla hayatında hiç buluşmamıştı.Sami never met this girl in his life.
Sami bu kızla hayatında hiç tanışmamıştı.Sami never met this girl in his life.
Sami kendini yok edecek bir yolla hayatını yaşamaya devam etti.Sami carried on living his life in a self-destructing way.
Romanda yazarın hayatından çok sayıda otobiyografik unsur var.The novel has many autobiographical elements from the author's own life.
Roman, yazarın kendi hayatından birçok otobiyografik öğe barındırıyor.The novel has many autobiographical elements from the author's own life.
Tom, hayatına yön vermeye çalışan bir genç adam.Tom is a young man seeking direction in life.
Tom hayatına lanet ediyor.Tom curses his life.
Çocuğunu kurtarmak için hayatını riske attı.She risked her life to save her child.
Hayatını böyle yaşıyor.This is the way he lives his life.
Hayatının önemli bir bölümünü boşa harcadığı için pişmanlık duyuyordu.He regretted having wasted a great deal of his life.
Okul hayatına kısa sürede uyum sağladı.He soon adapted himself to school life.
Ailesi cenazesinde hayatının gösterildiği bir film gösterdi.His family showed a video of his life at his funeral.
Yani bir eczaneyle döndürmüyorsunuz herhalde hayatınızı, değil mi?I mean, surely you can't make ends meet with a pharmacy, right?
Tom'un hayatına mal olan bir hataydı.It was a mistake that cost Tom his life.
Bana biraz aşk hayatından bahset.Tell me a bit about your love life.
Tom hayatını düzene soktu.Tom has turned his life around.
Açgözlülük insanın hayatını mahvedebilir.Greed can destroy people's lives.
Kıskançlık insanın hayatını mahvedebilir.Jealously can destroy people's lives.
Madde bağımlılığı insanın hayatını mahvedebilir.Drug addiction can destroy people's lives.
Uyuşturucu bağımlılığı insanın hayatını mahvedebilir.Drug addiction can destroy people's lives.

İlgili Sayfalar