hayatın ile cümle
hayatın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Hayatının tadını çıkar.Enjoy your life.
Tom hiç hayatında bir gün çalışmadı.Tom has never worked a day in his life.
Tom hayatında bir gün bile çalışmadı.Tom never worked a day in his life.
Leyla, Sami'nin hayatından korkuyordu.Layla was afraid for Sami's life.
Leyla, Sami'nin hayatındaki en iyi şey olduğunu düşünüyordu.Layla thought that Sami was the best thing in her life.
Sami, Leyla'nın hayatını tehlikeye attı.Sami endangered Layla's life.
Sami hala Leyla'nın hayatının parçası olmak istiyordu.Sami still wanted to be part of Layla's life.
Leyla, Sami'ye hayatından bazı hikayeleri anlatmaya başladı.Layla began to tell Sami some of the stories of her life.
Leyla hayatını boyunca annesini öldürmeyi hayal etti.Layla fantasized about killing her mother her entire life.
Leyla hayatında hiç deve görmedi.Layla has never seen a camel in her life.
Hayatın olduğu yerde umut vardır.Where there's life, there's hope.
Sami, Leyla'nın, hayatının her saniyesinde nerede olduğunu bilmeye ihtiyaç duydu.Sami needed to know where Layla was every second in her life.
Tom hala Mary'nin hayatının bir parçası olmak istiyor.Tom still wants to be part of Mary's life.
Tom hayatını Mary olmadan hayal edemezdi.Tom couldn't imagine his life without Mary.
Sami hayatında ne yapmak istediğini bilmiyordu.Sami didn't know what he wanted to do in his life.
Sami hayatının geri kalanında burada kalacak.Sami is gonna stay here for the rest of his life.
Orada siyasi anlaşmazlıklarda her gün birçok insan hayatını kaybetti.Every day many human lives were lost there in political conflicts.
Sami hayatın güzel olduğunu düşündü.Sami thought life was good.
Sami hayatın güzel olduğunu düşünüyordu.Sami thought life was good.
Hayatınızı değiştirmeniz gerekiyor.You need to change your life.
Aşk hayatın nasıl gidiyor?How is your love life going?
Hayatın size verdiği şeyi sormayın, ne verdiğinizi sorun.Do not ask what life gives you, ask what you give.
O onun hayatını kurtarmaya geldi.He came to her rescue.
Tom Mary'nin hayatını kurtarmaya geldi.Tom came to Mary's rescue.
Tom asla hayatında gerçek bir işe sahip değildi.Tom has never had a real job in his whole life.
Tom hayatını tehlikeye atmamalıydı.Tom shouldn't have risked his life.
Tom hayatını tıbba adadı.Tom dedicated his life to medicine.
Tom hayatını bilime adadı.Tom devoted his life to science.
Tom'un eylemleri Mary'nin hayatını kurtardıTom's actions saved Mary's life.
Tom Mary'nin onun hayatını kurtardığını söyledi.Tom said Mary saved his life.
Bu köpek kızın hayatını kurtardı.This dog saved the girl's life.
Sami doğal hayatının geri kalanında hapishanede kalacak.Sami will remain in jail for the rest of his natural life.
Sami hayatını yeniden inşa etmeye çalışıyordu.Sami was trying to rebuild his life.
Sami özel hayatından bahsetmez.Sami doesn't talk about his private life.
Tom muhtemelen hayatının geri kalanını hapiste geçirecek.Tom is likely going to spend the rest of his life in jail.
Tom, hayatının geri kalanında hapishanede olacak.Tom will be in prison for the rest of his life.
Tom sık sık özel hayatından bahsetmez.Tom doesn't often talk about his private life.
Tom hayatının geri kalanını Boston'da geçirdi.Tom spent the rest of his life in Boston.
Tom Boston'da hayatının tadını çıkarıyor.Tom is enjoying his life in Boston.
Tom'un gördüğü şey onun hayatını değiştirdi.What Tom saw changed his life.
Tom, Mary'nin onun hayatını kurtardığını söyledi.Tom said that Mary saved his life.
Tom hayatının tehlikede olduğunu söyledi.Tom said his life was in danger.
Sami hayatında hiç Müslüman biriyle tanışmadı.Sami had never met a Muslim in his life.
Tom muhtemelen hayatının geri kalanını hapishanede geçirecek.Tom will probably spend the rest of his life in prison.
Tom Mary'yi kurtarmak için kendi hayatını feda etti.Tom sacrificed his own life to save Mary.
Tom bize Boston'daki hayatından bahsetti.Tom told us about his life in Boston.
Tom hayatında hiç hastalanmadı.Tom has never been sick in his life.
O olay Tom'un hayatını değiştirdi.That incident changed Tom's life.
Tom hayatını kaybetti.Tom lost his life.
Sami trajik ve acılı bir ölümle hayatını kaybetti.Sami died a tragic and painful death.
Sami, Layla'nın hayatını kurtarmak için mümkün olan her şeyi yapmaya çalıştı.Sami tried to do everything possible to try to save Layla's life.
Sami hayatın güzel şeylerinden zevk alıyordu.Sami enjoyed the fine things of life.
Sami hayatını kurtarmak için harekete geçmek zorundaydı.Sami had to act to save his life.
Sami, Mısır'da ayrıcalıklı bir hayatın keyfini sürdü.Sami enjoyed a privileged life in Egypt.
Sami kır hayatını sevdi.Sami loved the country life.
Sami hayatından zevk alıyordu.Sami was enjoying his life.
Sami hayatının geri kalanını hapiste geçirmek istemiyordu.Sami didn't want to spend the rest of his life in jail.
Sami serbest bırakıldı ve günlük hayatına devam etti.Sami was released and went about his daily life.
Sami hayatını bir avukat olmaya adadı.Sami dedicated his life to becoming an attorney.
Sami 2006'da Leyla'nın hayatına girdi.Sami came into Layla's life in 2006.