hayatın ile cümle

hayatın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Evlilik senin hayatını gerçekten nasıl değiştirdi?How has marriage actually changed your life?
İnsan hayatının değeri ne kadardır?How much is a human life worth?
Tom hiç hayatında bir mektup yazmadı.Tom has never written a letter in his life.
Tom hayatında hiç bir hikaye anlatmadı.Tom has never told a story in his life.
Annelik, hayatınızı nasıl değiştirdi?How has motherhood changed your life?
Fadıl'ın hayatını kurtarmak için zamana karşı bir yarıştı.It was a race against the clock to save Fadil's life.
Bir koca bir kadının hayatını tamamlayabilir.A husband can complete a woman's life.
Fadıl, İslam'ı hayatının bir parçası olarak kabul etti.Fadil accepted Islam as part of his life.
Fazıl İslam'ı hayatının bir parçası olarak benimsedi.Fadil accepted Islam as part of his life.
Fadıl hayatını kurtardı.Fadil saved his life.
Bir aileye sahip olmak hayatın en büyük gerilimlerinden biridir.Having a family is one of life's greatest thrills.
Leyla'nın hayatında bir adam vardı.Layla had a man in her life.
Katolik kilisesi, Fadıl'ın hayatındaki en önemli şeydi.The Catholic Church was the most important thing in Fadil's life.
Meydan okumalar Fadıl'ın gündelik hayatının bir parçasıdır.Confrontations are part of Fadil's everyday life.
Senin hayatın çok sıkıcı ve yavan.Your life is boring and uninteresting.
Fadıl'ın hayatında eksik bir şey vardı: bir eş.Fadil had something missing in his life: a wife.
Acı çekme hayatın sefaletinden kaynaklanıyor.My suffering is due to life’s miseries.
Milyonlarca insan savaş sırasında hayatını kaybetti.Millions of people lost their lives during the war.
Sami'nin ailesi onun hayatını karmaşık hale getirdi.Sami's family made his life complicated.
Borç hayatını mahvedebilir.Debt can ruin your life.
Sami kendi hayatına anlam vermek istedi.Sami wanted to give meaning to his own life.
Tom bir dağ tırmanma kazasında hayatını kaybetti.Tom lost his life in a mountain climbing accident.
Tom bir trafik kazasında hayatını kaybetti.Tom lost his life in a car accident.
Tom yeni hayatından çok mutlu.Tom is very happy with his new life.
Hayatının geri kalanında bekar kalmayı mı planlıyorsun?Do you plan on staying single for the rest of your life?
Tom Mary'ye kalp masajı yaptı ve onun hayatını kurtardı.Tom gave Mary CPR and saved her life.
Tom, Mary'ye yardım etmek için kendi hayatını riske attı.Tom risked his own life to help Mary.
Tom, Mary'yi kurtarmak için kendi hayatını riske attı.Tom risked his own life to help Mary.
Hayatın kökeniyle ilgili birçok teori var.There are numerous theories about the origin of life.
Tom hayatını dolu dolu yaşıyor.Tom is living his life to the fullest.
Bu onun hayatının dönüm noktasıydı.This was the turning point of his life.
Hayatını yaşa!Live your life!
Tom, Mary'ye hayatını değiştirdiği için teşekkür etti.Tom thanked Mary for changing his life.
Sami tüm yetişkin hayatını parmaklıklar arkasına geçirdi.Sami spent his entire adult life behind bars.
Tom hayatının geri kalanını hapiste geçirdi.Tom spent the rest of his life in prison.
Sami'nin hayatına yeni bir kadın geldi.A new woman came into Sami's life.
Leyla hayatını kurtarmak için harekete geçmek zorunda kaldı.Layla had to act to save her life.
Leyla kendi hayatını kurtarmak için bir baltayla Sami'ye vurdu.Layla struck Sami with an ax to save her life.
Leyla kendi hayatını kurtarmak için Sami'yi vurdu.Layla shot Sami to save her life.
Leyla kendi hayatını kurtarmak için Sami'yi öldürdü.Layla killed Sami to save her life.
Sami hayatını milyon dolarlık anlaşmaları kontrol ederek geçirdi.Sami spent her life controlling million-dollar deals.
Leyla kır hayatını seviyordu.Layla loved the country life.
Leyla kır hayatını sevdi.Layla loved the country life.
Leyla, Kahire'de hayatının tadını çıkarıyordu.Layla was enjoying her life in Cairo.
Leyla hayatını kaybetti.Layla lost her life.
Leyla evini ve hayatını kaybetti.Layla lost her house and her life.
Tom hayatını Mary'ye borçludur.Tom owes his life to Mary.
Hayatının geri kalanını hapishanede geçirmek istemezsin, değil mi?You don't want to spend the rest of your life in prison, do you?
Hayatının geri kalanını gerçekten Tom ile geçirmek istiyor musun?Do you really want to spend the rest of your life with Tom?
Hayatının geri kalanını gerçekten Boston'da geçirmek mi istiyorsun?Do you really want to spend the rest of your life in Boston?
Umutsuzluk, hayatını tehlikeye atmasına neden oldu.Desperation has led him to risk his life.
Leyla hayatının en önemli kararını verdi.Layla made the most important decision of her life.
Leyla, Sami'nin hayatını kurtardı.Layla saved Sami's life.
Leyla hayatında bazı korkunç hatalar yaptı.Layla made some terrible mistakes in her life.
Leyla hayatında bazı korkunç kararlar aldı.Layla made some terrible decisions in her life.
Leyla hayatını Samisiz hayal edemez.Layla can't imagine her life without Sami.
Leyla sadece hayatını yaşıyordu.Layla was just living her life.
Hayatını değiştirmek istiyor musun?Do you want to change your life?
Hayatının zor olduğunu düşünüyor musun?Do you think your life is tough?
Kahire'ye taşınırsa onun hayatının daha iyi olacağını düşünmüştüm.I thought her life would be better off if she moved to Cairo.

İlgili Sayfalar