hayatım ile cümle
hayatım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bir önceki hayatımda sanatçıydım.In my previous life, I was an artist.
Ve bir anket yaptık, hayatımda gördüğüm en büyüleyici anket.And we made a poll, the most fascinating poll I've seen in my life.
Bu hayatımızın her alanında, hepimizin başına her zaman gelir.It happens to us in all the aspects of our life, all the time.
Kollarımızı, bacaklarımızı kaybediyoruz, travma yaşıyoruz ve hayatımızı veriyoruz.We lose limbs, endure trauma and give our lives.
Hayatımla ilgili bütün kararlarımı evliliğin en önemli şey olduğunu düşünerek almam bekleniyor.I'm expected to make my life choices always keeping in mind that marriage is the most important.
Hayatımız veya bir organımızı riske atmamız gerekir.Risking our life or limb.
Bu, hayatımın çok tuhaf bir döneminde çekilmiş bir fotoğraf.This is a picture of me from a very awkward stage in my life.
Dedi ki, "Guzel, bilirsin, butun hayatimi o magarada yasamak gibi birsey dusunuyorum."And she said, "Well, you know, I think I'd kind of like to live my whole life in the cave."
Çünkü hayatımı öldürerek kazanıyorum! gerçekten hızlı bir kılıç!Because I earn my living by killing! A fast sword indeed!
Hayatımı kurtardığın için teşekkürler.Thank you for saving my life.
Önce şu ikisini öldüreceğim... ve sonra hayatımı kurtardığın için teşekkür ederim. .................Let me kill both of them first... And then I'll thank you for saving my life.
Teşekkür ederim, hayatım.Thank you, honey.
Hayatımda birkaç muhteşem projede çalışma lütfuna sahip oldum.I have had the distinct blessing in my life to have worked on a bunch of amazing projects.
-Heyecanlıyım. Olumlu anlamda. Hayatım boyunca bunun için eğitim gördüm.Take ammo.
Aslında veri hayatımızdadır.In fact, data is about our lives.
limitsiz gökyüzüyle bağlantılı hisettim. Hayatım asla aynı olmayacaktı.My life was not going to be the same.
Tartışmak hayatımın önemli bir kısmı ve tartışmayı severim.It's an important part of my life. And I like to argue.
Artık hayatımın yeni bir anlamı ve amacı var."I have a new sense of meaning and purpose in my life."
Hayatımızı biraz da kolaylaştırdıMakes our life a little bit easier.
Senin hayatın yerine kendi hayatımı verdim.And traded in my life for yours.
O zaman hayatımızı süreçte hastalanmadan, dolu dolu yaşayabiliriz.And then we can enjoy our lives more fully without getting sick in the process.
Evet, kanser hayatımın sadece bir sayfası oldu.Yes, cancer has just been one page in my life.
Hayatım varlığının commonplaces kaçmak için uzun bir çaba harcanmaktadır.My life is spent in one long effort to escape from the commonplaces of existence.
Dedim ki, bir ödül kazanacağım, çünkü hayatım boyunca hiç ödül kazanmadım.I said, "I'm going to win an award," because I had never won an award in my entire life.
Bu buluşma, hayatımın en acayip olaylarından biri oldu.And it was one of the weirdest incidents in my life.
Bu muazzam cömertlik hayatımın anlamını derinden sarstı ve değiştirdi.This profound gift of generosity challenged and changed the very purpose of my life.
Ve, böylece hayatımda, tofu işindeydim; bir aile işiydi.Wasn't it good torture?
"Ah, hayatımı kurtardın."Oh, you're saving my life.
Ses benim tutkum, benim hayatım.Now sound is my passion, it's my life.
Yani hayatım dinlemekle geçiyor.So I live to listen.
Hayatımın büyük bir bölümünü kendim olmaya ve aynı zamanda uyumlu giyinmeye çalışarak geçirdim.I've spent a whole lot of my life trying to be myself and at the same time fit in.
Bu yüzden de hayatım hep bir telaş içindeydi.So my life was constantly in a state of rushing.
Bu adam hayatımı değiştirdi.This man changed my life.
Orada mükemmel bir hayatımız vardı, ve olağandışı bir şey yapmaya karar verdik.We had had a wonderful life there, and we decided to do something unusual.
Hayatımı mahvettin, fakat sen bana inanılmaz bir gelecek verdin.You ruined my life, but you gave me an incredible future.
Ve karısı diyor ki, "Bu hayatımın en mutlu anı."And his wife said, "This is the happiest moment of my life."
Bu acele, bu amaç, hayatımı gerçekten değiştirdi.And that urgency, that purpose, has really changed my life.
İyi bir hayatım oldu.I've lived a good life.
Daha sonra bunun üzerine düşünürken, negatif enerjiyi hayatımdan çıkarmaya karar verdim.And after, as I reflected on that, I decided to eliminate negative energy from my life.
Sanki tüm hayatımız boyunca bunun için hazırlanıyor gibiyiz.It's almost like we've been preparing for it our whole lives.
Gitmeyi istemedim. Hayatımı seviyorum.I didn't want to go; I love my life.
Amerika'da genel olarak yetişkin hayatımızı iki kısma bölüyoruz.Typically in America we've divided our adult life up into two sections.
Bir yanda iş hayatımız var, yani bir şeyler ürettiğimiz dönem.There is our work life, where we're productive.
Size beni sürükleyen, hayatımı değiştiren bir hikaye anlatacağım.I'll tell you a story that drove me, that transformed my life.
İmansızlarla savaşta hayatımı verdim"I have laid down my life fighting the infidels."
Hayatım, pek de kolay bir hayat olmadı."It hasn't been such an easy life.'
"Hayatım kolay olmadı" diyebilirdi. Ama çoğumuz, bu cümleyi'It hasn't been such an easy life,' and not all that many of us might have added
Tüm hayatım beniAll my life has led me to
Günlük hayatımızda Dünya'yı daha küçük bir yer haline getirmek için ihtiyacımız var.We need it for our everyday life, in order to make the world a smaller place.
Babam... ...ve ben... ...tüm hayatımızı sizin emirlerinize itaat ederek geçirdik.My father and I, have never gone against your wishes in our lives.
Hayatımın 31 yılını dürüst ve vakur geçirdim!I've been discreet and aloof for 31 years.
Hayatım boyunca bu bisiklete binmeyeceğim.Big time! I ain't gonna be ridin' this bike for the rest of my life.
- Hayatımı kontrol edemezsin.- You can't control my life!
Hayatım boyunca bunu yaptım.I'm a third generation driller, doin' it all my life.
Bilirsin, sanırım bu, hayatımda bulunduğum en rahatsız oda.You know, I think this might be the most uncomfortable room I've ever been in in my life.
Hayatımdaki her şeyi seviyorum.I love everything about my life.
Yani, hayatımda hiç bu kadar korktuğumu saymazsak.I mean, considering I've never been this scared in my entire life. I...
Hayatımda tanıdığım en cesur adamın kızının... ...elini sıkmama izin verin.Requesting permission to shake the hand of the daughter of the bravest man I've ever met.
Hayatımda bir zaman ailemle çok sorunlu bir tecrübe yaşadık.There was a time in my life where we had a very troubled experience in our family.
Hemen söylemek istiyorum ki, bu hayatımın aşkı, kızım Jay.So quickly, I'd like to just say, this is the love of my life, my daughter Jay.