Hayalperest bir çocuktu.He used to be an imaginative boy.
O bir hayalperesten başka bir şey değil.He is nothing more than a dreamer.
O kısaca bir hayalperest.She is, in a word, a dreamer.
Chaplin hayalperestti.Chaplin was visionary.
O bir hayalperest.He is a daydreamer.
Sen bir hayalperestsin.You're a dreamer.
Sen hayalperestsin.You're the dreamer.
Tom her zaman bir hayalperestti.Tom was always a dreamer.
Tom hayalperest.Tom is imaginative.
Biz hayalperestiz.We're dreamers.
Biz hayalperestleriz.We're dreamers.
O utangaç ve hayalperesttir.He's shy and dreamy.
Tom çok hayalperest bir yazar.Tom is a very imaginative writer.
Tom bir hayalperest.Tom is a visionary.
Hayalperest tam olarak ne anlama gelir?What does quixotic mean exactly?
O sadece bir hayalperest.He's just a dreamer.
Ben bir hayalperestim.I'm a dreamer.
Ben çok hayalperestim.I'm very imaginative.
Ben her zaman bir hayalperesttim.I've always been a dreamer.
Sen çok hayalperestsin.You're very imaginative.
Sen bir hayalperestsin, değil mi?You're a dreamer, aren't you?
Tom bir hayalperest, değil mi?Tom is a dreamer, isn't he?
Tom ve Mary hayalperestler.Tom and Mary are dreamers.
“Canı sıkkındır, evhamlı bir hayalperesttir, belki de bir şairdir.”"He is a moper, a hypochondriacal dreamer, perhaps a poet."
Hayalperest biriydi.He was a visionary.
Yazarın "hayalperest" tanımlaması ilginçtir.Several commentators have suggested that the titular "sea market" is imaginary.
Bak, ben arada sırada Nelson ile tartışırım, ama o asla hayalperest biri değildir.Look, I know I come down hard on Nelson, sometimes but he's not delusional.
Ve eğer bu yeterince hayalperest gelmediyse, nereye doğru gittiğimizi düşünüyorsunuz?And if that doesn't seem fanciful enough, where do you think we're going to go?
Mercutio hayalperestler sık sık yalan O.MERCUTlO That dreamers often lie.
Hayalperest bir çocuk olarak doğduğum için oldukça şanslıydım.So, I was fortunate enough to be born a very dreamy child.
Bir de erkek arkadaşının vahşi bir katil olmadığını düşününce ben hayalperest oluyorum.And I'm the diluted one for thinking that my boyfriend isn't a vicious killer.
Şimdi hayalperest insanlar bununla 400 yılı aşkın bir süredir eğleniyorlar.Now imaginative people have been having fun with this for over 400 years.
Siz onlara hayalperest ya da deli diyeblirsiniz.You might call them dreamers or crazy.
Çoğunlukla, bu tehditler tehlike içeriyordu ve hayalperestlerin kendilerine yönelikti.For the most part, these threats involved danger and were aimed at the dreamer themselves.
Ayrıca hayalperestin genellikle tehditten kaçmayı başaramadığını buldular.They also found that the dreamer usually did not succeed at fleeing the threat.
Ancak Ferdinand- Elena ilişkisine yaklaşımı Elisabeth'in hayalperest ve eksantrik imajını pekiştirdiThe affair helped reinforce Elisabeth's image as a dreamer and eccentric.
Sen bir hayalperestsin.Du bist ein Träumer.
Hayalperestlerin belki bir planları yok, ama gerçekçilerin de vizyonları yok.Träumer haben vielleicht keinen Plan, aber Realisten haben keine Visionen.
17 Eylül 2014 tarihinde "Ben hayalperest değilim.27. Juni 2006 Ich bin kein Träumer.
Tam bir hayalperesttir.Es ist ein wahr gewordener Traum.
Ancak bu iddialar henüz ispatlanamamıştır, bazılarına göre o sadece hayalperest bir yazardı.Diese wurde zwar angeboten, es scheint aber nur ein Prototyp entstanden zu sein.
Kitabın kahramanı olan genç adam ise yine eskisi gibi hayalperest yaşantısına geri döner.En effet, l'ancienne favorite rêve de retrouver son ancien statut.
Tam bir hayalperesttir.C'est un grand rêveur.
Bir hayalperest ve dahiyane bir hafızası var.Ennemi Un fantôme et un esprit maléfique.
O bir hayalperest.Ella es una soñadora.
Kitabın kahramanı olan genç adam ise yine eskisi gibi hayalperest yaşantısına geri döner.Сама планета, обладающая разумом, восстает против него, как раньше против них.
Animasyon, inanılmaz hayalperest ve detaylı; hikâyeler, önceden yapmadıklarımızı yapıyor.A animação é incrivelmente detalhada e imaginativa e as histórias fazem coisas que não fizemos antes.
Hayalperest biriydi.Ela era espírita.
Ancak bu iddialar henüz ispatlanamamıştır, bazılarına göre o sadece hayalperest bir yazardı.Detta är knappast troligt, då det med stor sannolikhet inte ens han som skrivit boken.
Hayalperest biriydi.Men han var en visionär.
Tam bir hayalperesttir.Byla naprostým snem...
Ancak bu iddialar henüz ispatlanamamıştır, bazılarına göre o sadece hayalperest bir yazardı.Una a minții, fără îndoială; probabil a autorului.
Ancak bu iddialar henüz ispatlanamamıştır, bazılarına göre o sadece hayalperest bir yazardı.Ennek mikéntjére eddig nem született magyarázat, és az is lehetséges, hogy csak író tévedés eredménye.
Hayalperest biriydi.Hän toimi kuvittajana.
Hayalperest biriydi.Ήταν μία ονειροπόλος.
“Canı sıkkındır, evhamlı bir hayalperesttir, belki de bir şairdir.”Noget meget mere skummelt og snavset", om en mistænkt, der formentlig er homoseksuel.
Animasyon, inanılmaz hayalperest ve detaylı; hikâyeler, önceden yapmadıklarımızı yapıyor.这部动画是那么惊人地详实且富有想象力,而且其中的那些故事也做着我们从未做过的事。
Petter, hayalperest bir çocuktur.피터 소설가 지망생인 소년.
Tam bir hayalperesttir.그는 오로지 하나의 꿈.
“Canı sıkkındır, evhamlı bir hayalperesttir, belki de bir şairdir.”Otec sa nádejal, že z neho môže byť pisár alebo azda aj notár, prípadne dajaký duchovný.