Ana içeriğe geç
Sözlük

hayaller ile cümle

hayaller kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
("Tatlı hayaller, geri dönün").”,“儒墨之說,孰使辨哉”。
S.E.S grubunu dinleyerek büyüdü ve şarkıcı olma hayalleri vardı.成長過程中,深受S.E.S.影響,夢想成為一名歌手。
Benim de hayallerim vardı.我還有夢想。
Zeynep sürekli evlilik hayalleri kuran, romantizm düşkünü bir kadındır.是愛做白日夢的浪漫主義者的少女。
Grete, keman çalar ve konservatuvara gitme hayalleri kurar.宇浩看不下去,拉著夢媛上台曬恩愛。
London Company'nin yatırımcılarının Virginia'da altın ve gümüş bulma hayalleri gerçekleşmedi.런던 회사의 투자자들이 실망스럽게도 버지니아에서는 금도, 은도 발견되지 않았다.
Benim de hayallerim vardı.우리는 꿈을 꾸고 있었지.
ŞİMDİ HAYALLERDESİN 06.꿈 속 여인을 찾아 06.
Rapçi olma hayallerini paylaşıyorlar, birlikte gülüp birlikte ağlıyorlar.그래서 작중인물들과 함께 울고, 함께 웃으면서 소설 속의 삶을 살아가는 것이다.
İkisi de hayallerin önemini anlatıyordu.שניהם הבינו את החשיבות של עובדיהם.
Yaşanan Hayat, Hayaller Değil (2006) Eyvah!מעבר לכל חלום (2006).
Gençlik yıllarında radyolarda büyük futbolcuları dinlerken hayalleri şekillendi.ואני בהחלט כן שומע ברדיו חבר'ה עם כישרון.
Madrid’de hala Hollanda’nın imparatorluğa bağlanacağı hayalleri kurulmaktadır.במדריד החלה להתפתח התקווה כי הולנד סוף סוף תיפול שנית לידי האימפריה.
ŞİMDİ HAYALLERDESİN 06.בוקר רע 6.
Klibin verdiği mesaj açık bir şekilde "hayallerinin peşinden git, kendine güven, kazanırsın"dır.בקלוב) חלומות של פיונירים Поди попробуй, угадай-ка (א.
Hayaller, traji-komik biçimde işlenmiştir.Príbehy sú podané humornou formou.
İleride Tokyo Üniversitesi'ne gireceği ile ilgili sayısız hayaller kurar.Už po niekoľký rok sa snaží dostať na prestížnu Tokijskú univerzitu.
Karısı, işlerinin kötü gittiğini ve hayaller gördüğünü söylemiştir.Povedal ji je da je vse dobro, ter da se ji je vse le sanjalo.
Aşk Ekmek Hayaller' Sinematürk SayfasıPredstavitev na strani filma Petelinji zajtrk
İkisi de hayallerin önemini anlatıyordu.Jie buvo sapnų personifikacijos.
Kastilya'nın Portekiz ilhakı hayalleri (1383-1385) başarısız oldu.1383–1385 m. Kastilija nesėkmingai mėgino prisijungti Portugaliją.
Wendy küçük yaştan beri şarkıcı olmanın hayallerini kuruyordu.Lenna jau 6 metų norėjo būti įžymi dainininkė.
Bütün hayalleri gerçek oldu.Kõik unistused olid täitunud.
"Hayaller gerçek galiba".Unistused jah tõelisus.
"Böylece yaşlı kadınların da hayallerinin gerçek olabileceğini görmüş olduk.Indrekul on tunne, et unenäod kestavad ka ilmsi.
S.E.S grubunu dinleyerek büyüdü ve şarkıcı olma hayalleri vardı.Juba varajases eas nautis Wa‘id erineva muusika kuulamist ning tema ainus unistus oli saada lauljaks.
1 puanla orayı kazanamadım. Hayallerim yıkılmıştıZabrakło mi punktu, byłam strasznie rozczarowana.
ABD'de çeşitli yerlere gittim ve biliyorum ki bu ülkenin kızları da hayaller kuruyor.Ik ben ook op plekken geweest in de VS. Ik weet dat meisjes in dit land ook wensen hebben.
ABD'de çeşitli yerlere gittim ve biliyorum ki bu ülkenin kızları da hayaller kuruyor.저는 미국의 여러곳을 둘러보며 이 나라의 소녀들도 소원을 가지고 있다는 것을 배웠지요.
ABD'de çeşitli yerlere gittim ve biliyorum ki bu ülkenin kızları da hayaller kuruyor.Έχω πάει και σε διάφορα μέρη στις Η.Π.Α., και ξέρω ότι και σε αυτή τη χώρα τα κορίτσια έχουν επιθυμίες.
ABD'de çeşitli yerlere gittim ve biliyorum ki bu ülkenin kızları da hayaller kuruyor.Я посетила много уголков США и знаю, что у девочек в этой стране тоже есть желания.
ABD'de çeşitli yerlere gittim ve biliyorum ki bu ülkenin kızları da hayaller kuruyor.ביקרתי גם במקומות בארצות הברית, ואני ערה לכך שלנערות בארץ הזו יש גם משאלות,
ABD'de çeşitli yerlere gittim ve biliyorum ki bu ülkenin kızları da hayaller kuruyor.قد كنت كذلك في أماكن داخل الولايات المتحدة وأعرف أن الفتيات في هذه البلاد لديهم أمنيات كذلك
ABD'de çeşitli yerlere gittim ve biliyorum ki bu ülkenin kızları da hayaller kuruyor.この国の少女たちも 願いがあることを知っています ブロンクスの少女の よりよい生活への願い
A: Benim hakkımda kötü konuşarak bu hayallerini gerçekleştiremezler.Но они никогда не достигнут своей мечты, говоря обо мне плохо
Afrikalılar ve orada hayalleriyle mücadele eden yoksullar,Africanilor, şi săracilor care se luptă cu visele voastre
Afrikalılar ve orada hayalleriyle mücadele eden yoksullar,Afričanom a chudobným, ktorí bojujú o svoje sny,
Afrikalılar ve orada hayalleriyle mücadele eden yoksullar,Afrykańczykom i ludziom ubogim, którzy zmagają się ze swoimi marzeniami.
Afrikalılar ve orada hayalleriyle mücadele eden yoksullar,아프리카인들에게, 가난하지만 꿈을 위해 분투하는 여러분 모두에게,
Afrikalılar ve orada hayalleriyle mücadele eden yoksullar,לכל האפריקאים, לכל האנשים העניים שנאבקים כדי להגשים את חלומותיהם,
Afrikalılar ve orada hayalleriyle mücadele eden yoksullar,الى الأفارقة، والفقراء الذين يناضلون من أجل أحلامهم،
Afrikalılar ve orada hayalleriyle mücadele eden yoksullar,言いたいことがあります 神のご加護がありますように
Ah, hayallerimizde adalar inşa ederiz. kaçışları temsil eden.Eh. Toţi ne construim insule în imaginaţia noastră reprezintă căi de scăpare.
Ah, hayallerimizde adalar inşa ederiz. kaçışları temsil eden.Todos construimos islas en nuestra imaginación, representa una via de escape.
Ah, hayallerimizde adalar inşa ederiz. kaçışları temsil eden.Vi alla bygger öar i våra fantasier, representerar flykt.
Ah, hayallerimizde adalar inşa ederiz. kaçışları temsil eden.Wir alle bauen uns Inseln in der Vorstellung. Das ist ein Ausweg.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Anh ta muốn biết mọi thứ về gia đình tôi và về tuổi thơ của tôi, những hi vọng và mơ ước cảu tôi.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Chciał wiedzieć wszystko o mojej rodzinie, dzieciństwie, moich nadziejach i marzeniach.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Chtěl vědět všechno o mé rodině, mém dětství, mých nadějích a snech.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Dia ingin tahu segala hal tentang keluarga, tentang masa kecil, impian, dan harapan saya.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Dorea să știe totul despre familia mea despre visele și speranțele mele din copilărie.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Ele queria saber tudo sobre a minha família, sobre a minha infância e sobre os meus desejos e sonhos.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Er wollte alles über meine Familie, meine Kindheit und meine Hoffnungen und Träume wissen.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Hän halusi tietää kaiken perheestäni ja lapsuudestani ja toiveeni ja unelmani.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Han ville veta allt om min familj, min barndom och mina förhoppningar och drömmar.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Han ville vide alt om min familie, min barndom, mine ønsker og drømme.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Hij wilde alles weten over mijn familie en mijn jeugd, mijn hoop en mijn dromen.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Hotel je vedeti vse o moji družini o mojem otroštvu, o mojih upih in sanjah.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.Il voulait tout connaître de ma famille, de mon enfance, de mes espoirs et rêves.
Ailemle ve çocukluğumla ve umutlarımla ve hayallerimle ilgili her şeyi bilmek istiyordu.그는 제 가족, 제 어린 시절, 제 꿈과 희망 등 저의 모든것을 알기를 원했습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod