Bir gün şöyle demişti: 'Çocukken gerçek anlamda hayaller kuruyordum.Slovo ‚jedináček‘ jsem v dětství doslova nenáviděl.
Yazdığı sözler kendi hayatından, arkadaşlarının hayatlarından ve aynı zamanda hayallerden kaynaklanmaktadır.Inspiraci bere ze svého života, v poslední době také ze snů.
Birtakım hayaller kurar ve sonra bu hayallere kendisini inandırır.Hledání člověka a sny o milování se s ním.
Herkes hayaller kurmaya başlar.Toți visam, nu?
Gianfranco hayallerinin peşinden koşmak için 16 yaşında ailesinin yanından ayrılmıştır.La vârsta de 16 ani, Gianfranco a plecat de acasă pentru a-și urma propriile visuri.
Bütün hayalleri gerçek oldu.Și visurile se adeveresc..
Hayaller, traji-komik biçimde işlenmiştir.Este creat în genurile comedie, dramatic.
New York'la ilgili büyük hayalleri var ve bu hayallerini gerçekleştirmek istiyor.4 çocuğa bakıcılık yapıyor.Ea are visuri mari pentru New York și este hotărâtă să le transforme în realitate.
Benim de hayallerim vardı.Și eu visez la asta.
ŞİMDİ HAYALLERDESİN 06.Jocurile minții 36.
Hayallerde GezginimAz álmok útján.
Tokyo'ya giderek hayallerinin peşinden koşmak ister.New Yorkba utazik kutyájával, hogy megvalósítsa álmát.
Birtakım hayaller kurar ve sonra bu hayallere kendisini inandırır.Hisz az álmaiban, és meg akarja valósítani őket.
Tarihin en eski çağlarından beri uçabilmek insanoğlunun en büyük hayallerinden biri olmuştur.A repülés talán az egyik legrégibb vágya az emberiségnek.
Tokyo'ya giderek hayallerinin peşinden koşmak ister.Mutta nyt hän on lähdössä New Yorkiin unelmiensa työn perässä.
Çok gençtik ve hayallerimiz vardı.Poikashöyhenet ja muita unelmia.
Herkes hayaller kurmaya başlar.Kaikki ovat aloittelemassa uusia projekteja.
Benim de hayallerim vardı.Τα όνειρά μου.
Şeytan, olmayacak hayaller yerine canlı bir yaşamı temsil eder!Ο Σατανάς αντιπροσωπεύει ζωτική ύπαρξη αντί πνευματικών ονείρων.
Hayalleri onların üzerinde yoğunlaşır.Τα έργα του έχουν ονειρικό χαρακτήρα.
En vahşi hayallerimin de ötesinde zenginim.Η φύση είναι συνήθως πλουσιότερη σε φαντασία από εμάς.
İkisi de hayallerin önemini anlatıyordu.Κάποια αποτυπώνουν τα δικά του οράματα.
Çok gençtik ve hayallerimiz vardı.Εποχή παιδικών χρόνων και ονείρων.
Hayati'ninse elinde sadece hayalleri kalmıştır...Δεν είχε πλέον, στη συνέχεια, παρά ψεύτικες ελπίδες.
London Company'nin yatırımcılarının Virginia'da altın ve gümüş bulma hayalleri gerçekleşmedi.Til investorernes store skuffelse fandt Virginia Kompagniet hverken guld eller sølv i Virginia.
Birtakım hayaller kurar ve sonra bu hayallere kendisini inandırır.Der lægges store planer og drømmene skal stå deres prøve.
İkisi de hayallerin önemini anlatıyordu.Hiruluk fortalte ham også om sin drøm.
Bir gün şöyle demişti: 'Çocukken gerçek anlamda hayaller kuruyordum.I et senere skrift noterede han: ”Siden min barndom har jeg studeret buddhismen med en eneste tanke.
Şeytan, olmayacak hayaller yerine canlı bir yaşamı temsil eder!Satan representerer vital eksistens fremfor tåkefylte drømmer.
("Tatlı hayaller, geri dönün").«Husk dine drømmer - husk deg selv».
Tokyo'ya giderek hayallerinin peşinden koşmak ister.Han reiste deretter til Norge for å forfølge sin drøm.
"Böylece yaşlı kadınların da hayallerinin gerçek olabileceğini görmüş olduk.Tre sterke kvinner får oppfylt sine drømmer.
Hayaller, traji-komik biçimde işlenmiştir.Det teatrale opptrinn er spekket med komiske innslag.
Kurgusal evren insanı adeta hayallere sürükler.Resten av verden ønsker at man blir med i den store unionen av planeter.
Cengiz, bir kumarhanede çalışmakta ve hep zengin olmanın hayallerini kurmaktadır.Julie ble født i Riverside, og drømte alltid om å leve det gode liv.
Birtakım hayaller kurar ve sonra bu hayallere kendisini inandırır.Filmen handler om å følge dine drømmer og tro på deg selv.
Yuuta onun hayallerini rahatsız edici ve utandırıcı görse de, Rikkayı kabul eder.Meskipun Yūta menganggap delusinya mengganggu dan memalukan, ia tetap menerima Rikka.
Gianfranco hayallerinin peşinden koşmak için 16 yaşında ailesinin yanından ayrılmıştır.Pada usianya yang ke-16, Gianfranco meninggalkan keluarganya untuk mengejar impiannya sendiri.
"Böylece yaşlı kadınların da hayallerinin gerçek olabileceğini görmüş olduk."Dan Anda semua mengetahui perempuan berusia tua "seperti mimpi menjadi kenyataan".
Rapçi olma hayallerini paylaşıyorlar, birlikte gülüp birlikte ağlıyorlar.Laskar Pelangi mengarungi hari-hari menyenangkan, tertawa dan menangis bersama.
Ve Lola o görterileri kazanır ve hayallerine kavuşur.Radhe mencoba untuk bertemu dengannya dan bermimpi tentangnya.
Námo'nun kardeşi, hayallerin ve rüyaların efendisiydi.Menjadi kakak yang sempurna, adalah impian Nadia.
Bu savaş sonrasında Burgonyalılar'ın bağımsız devlet kurma hayalleri tümüyle ortadan kaldırılmıştır.Sau trận này, Kế hoạch Barbarossa của nước Đức Quốc xã hoàn toàn phá sản.
Oysa yıldızlara sahip olmak uğruna ömrümüzü hayallere satarız.Bà là nguồn cảm hứng cho các thế hệ phụ nữ theo đuổi giấc mơ vươn tới các vì sao.
Bütün hayalleri gerçek oldu.Giấc mơ ấy đã trở thành hiện thực.
İkisi de hayallerin önemini anlatıyordu.Hai giấc mộng đã được đề cập đến.
Şimdi Hayallerdesin* (Söz - Müzik : Cemali) 03.Từ đó em buồn - Tâm Đoan (Nhạc sĩ: Trần Thiện Thanh) 3.
Hayallerinin uyumsuzluğunu kabul eden ikisi birbirlerini sonsuza kadar seveceklerini söyler.Nhận thức được những ước mơ mâu thuẫn của đối phương, họ hẹn thề sẽ yêu nhau mãi mãi.
London Company'nin yatırımcılarının Virginia'da altın ve gümüş bulma hayalleri gerçekleşmedi.ロンドン会社は、その投資家達が失望したことに、バージニアでは金も銀も発見できなかった。
Bu bizim hayallerimizin gerçek olmasının bir ispatı.これは、私の夢の実現の一端緒である。
("Tatlı hayaller, geri dönün").「私達は夢を取り返したいんです」。
İkisi de hayallerin önemini anlatıyordu.二人はよく見た夢の話をしていた。
Filmde zaman zaman karısı ile konuşmakta, hayaller kurmaktadır.妻と世界一周旅行をすることが夢と語っている。
"Bütün hayalleri gerçek oluyor".『DO YOU DREAMS COME TRUE?
Anılarını, hayallerini, güzel düşüncelerini, planlarını bir deftere yazardı.彼は思考や自分の仕事、自分の欲望や計画を何冊かの本で記録している。
Zeynep sürekli evlilik hayalleri kuran, romantizm düşkünü bir kadındır.物語っぽいロマンスに憧れる夢見る女の子。
Ben inanıyorum ki hayallerimiz gerçeğe dönüşecek şeklinde Parlamentoya ilk konuşmasını yapmıştır.しかし、その実態は我侭で気まぐれなため最初の計画をあっさり変更するだけの女性であった。
Bran komada yatarken, Üç Gözlü Karga hayallerini görmeye başlar.ブランは夢で見た〈三つ目の鴉〉の居る場所へと向かう。
Kendilerine ait bir parça toprak edinip oraya yerleşmeye dair ortak bir hayalleri vardır.天界武者の中には地上で功績のあった武者が転生した者もいる。
Oysa yıldızlara sahip olmak uğruna ömrümüzü hayallere satarız.星の夢とは戦わない。