Ana içeriğe geç
Sözlük

hayaller ile cümle

hayaller kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Benim de hayallerim vardı.Это были мои мечты.
S.E.S grubunu dinleyerek büyüdü ve şarkıcı olma hayalleri vardı.В детстве и подростковом возрасте она слушала S.E.S. и мечтала стать певицей.
"Hayaller gerçek galiba".«Мечты сбываются».
"Bütün hayalleri gerçek oluyor".И любая ваша мечта — осуществима.
("Tatlı hayaller, geri dönün").«The Man Of Your Dreams Is Back!» (рус.
Nakarat kısmı "Gece yarıları ecel saatler, başımıza gelen kırık hayaller.Коротков Э. Чудесное сплетенье живой мечты и трезвого ума // Тула вечерняя.
Tarkovsky film için hayalleri hakkındaki fikirlerini yazdı.Всё это подтолкнуло Тарковского к идее авторского кино.
Hayati'ninse elinde sadece hayalleri kalmıştır...Их мечты о будущем остаются лишь мечтами.
Birtakım hayaller kurar ve sonra bu hayallere kendisini inandırır.«Усыпляет врагов, а потом съедает их сны.
Şeytan, olmayacak hayaller yerine canlı bir yaşamı temsil eder!شيطان يمثل الوجود الحيوي بدل أحلام اليقظة الروحانية.
Madrid’de hala Hollanda’nın imparatorluğa bağlanacağı hayalleri kurulmaktadır.كان لدى مدريد أمل في أن تندمج هولندا داخل الإمبراطورية.
İkisi de hayallerin önemini anlatıyordu.والأحلام ذات المغزى.
Hayaller, traji-komik biçimde işlenmiştir.إنهن في مأساة تتخذ شكل الكوميديا..
Sharpay Evans (Tisdale) Broadway'de olma hayallerini gerçekleştirme için New York'a gidecektir.وشاربي ايفانز (آشلي تيسدال) والسفر إلى مدينة نيويورك لجعل أحلامها يجري في برودواي تتحقق.
("Tatlı hayaller, geri dönün").فحسبكم من هذا الإياب السعيد، والعود الحميد".
Sonraki sahnede de Aida ile hayallerini ve pişmanlıklarını paylaşırlar ("Enchantment Passing Through").Juntos, ele e Aida compartilham seus sonhos e remorsos ("Enchantment Passing Through").
Şeytan, olmayacak hayaller yerine canlı bir yaşamı temsil eder!Satã representa a existência vital ao invés de sonhos espirituais fantasiosos!
Tarihin en eski çağlarından beri uçabilmek insanoğlunun en büyük hayallerinden biri olmuştur.Voar sempre foi um dos grandes sonhos da humanidade.
New York'la ilgili büyük hayalleri var ve bu hayallerini gerçekleştirmek istiyor.4 çocuğa bakıcılık yapıyor.Ela tem grandes sonhos em Nova York e está determinada a realizá-los.
İkisi de hayallerin önemini anlatıyordu.Ambas contam aos amantes os seus sonhos.
Oysa yıldızlara sahip olmak uğruna ömrümüzü hayallere satarız.Tendo assim uma relação com o Sonho das Estrelas.
Kastilya'nın Portekiz ilhakı hayalleri (1383-1385) başarısız oldu.A Crise de 1383-1385 em Portugal.
Námo'nun kardeşi, hayallerin ve rüyaların efendisiydi.Irmo, o mais novo, é o senhor das visões e dos sonhos.
"Hayaller gerçek galiba".E elas soam realmente autênticas.”
Kurgusal evren insanı adeta hayallere sürükler.O mundo soviético inspirou os sonhadores.
S.E.S grubunu dinleyerek büyüdü ve şarkıcı olma hayalleri vardı.Enquanto crescia, Yoona sempre ouvia o girl group S.E.S e sonhava em se tornar uma cantora.
Zavallı, payına çok az mutluluk düştü ve hayalleri kalmadı.O problema é que faltava dinheiro para completar seu sonho.
Bu savaş sonrasında Burgonyalılar'ın bağımsız devlet kurma hayalleri tümüyle ortadan kaldırılmıştır.Diante desses problemas, os planos de independência dos nacionalistas foram seriamente afetados.
Benim de hayallerim vardı.Temos sonhos.
Yolculuk boyunca kimi zaman çeşitli anomaliler sebebiyle hayaller görecektir.Pessoas limerentes ocasionalmente têm fantasias em sonhos.
Tom sınıfta hayaller kuruyordu.Tom entregava-se a devaneios em sala de aula.
Sonraki sahnede de Aida ile hayallerini ve pişmanlıklarını paylaşırlar ("Enchantment Passing Through").Samen met Aida deelt hij hun dromen en betreuringen (Als schepen in de nacht).
Şeytan, olmayacak hayaller yerine canlı bir yaşamı temsil eder!Satan staat voor onbekende waarheden in plaats van grote dromen.
Çok gençtik ve hayallerimiz vardı.Het waren slechts fantasieën en dromen.
Sharpay Evans (Tisdale) Broadway'de olma hayallerini gerçekleştirme için New York'a gidecektir.Sharpay Evans (Ashley Tisdale) reist naar New York om te auditeren voor een Broadway-musical.
Lennie'yi korur ve onunla birlikte daha iyi bir hayat sürmenin hayallerini kurar.Charlotte verveelt zich en droomt van een beter leven.
Námo'nun kardeşi, hayallerin ve rüyaların efendisiydi.Władcą snów) pan wizji i marzeń sennych.
Orası hayallerinin sarayıdır.Ogród moich marzeń.
Bunlar; Gerçekten Çocukluk Hayallerinizi Gerçekleştirmek Maceralar...Z pasją oddaje się urzeczywistnianiu swoich marzeń...
Benim de hayallerim vardı.A jednak czasem miewam sny.
("Tatlı hayaller, geri dönün").„Tell Me Your Wish (Genie)” (kor.
Işın Karaca kendi ağzından bu hikâyeyi şöyle anlatır: Hayallerimde hep Onno Tunç ile çalışmak vardı.Maluję to czego zawsze mi brakowało, poprzez moje obrazy spełniam swoje marzenia.
Birtakım hayaller kurar ve sonra bu hayallere kendisini inandırır.Kobieta sądzi, że dzięki temu zrealizuje swoje marzenia...
Kendilerine ait bir parça toprak edinip oraya yerleşmeye dair ortak bir hayalleri vardır.I zawojowali ladzką ziemię i uprowadzili mnogie Lachy i między siebie ich rozdzielili.
İkisi de hayallerin önemini anlatıyordu.Sagan handlar om två drömmar.
Aslında tüm kurduğum hayaller bir gün gerçek oldu.De närda drömmarna blev småningom en realitet.
Ali'yle mutluluk hayalleri peşindedir.Bart drömmer sedan en glad dröm om själarna.
Yeni Papa olan X. Gregorius büyük hayaller ve idealler peşinde idi.Påve Gregorius den store visade mycket intresse för Benedikt och hans verk.
Oldukça cana yakın bir çocuk olan Antonio, gelecekte büyük bir insan olmanın hayallerini kurdu.Hennes pappa drömmer om att hans dotter ska bli något stort i framtiden.
Yazdığı sözler kendi hayatından, arkadaşlarının hayatlarından ve aynı zamanda hayallerden kaynaklanmaktadır.Тексти випливають з її власного життя, життя її друзів, а також зі снів.
Şeytan, olmayacak hayaller yerine canlı bir yaşamı temsil eder!Сатана уособлює життєву сутність замість нездійсненних духовних мрій.
Aslında tüm kurduğum hayaller bir gün gerçek oldu.Все, про що раніше можна було тільки мріяти, стало реальністю.
Hayalleri onların üzerinde yoğunlaşır.Сподіваємося, що її мрії будуть вести її вперед.
Birtakım hayaller kurar ve sonra bu hayallere kendisini inandırır.Троє несамовито радіють мрії, що стає такою близькою.
("Tatlı hayaller, geri dönün").Я прагну повернення тих славних днів!").
Tokyo'ya giderek hayallerinin peşinden koşmak ister.На шляху до цього Кейт переслідують кошмари.
1984 Eurovision Türkiye elemelerinde "Hayallerin Işığında" adlı parçayı yorumlamıştı.В 1984 році на пісенному конкурсі Євробачення , була коментатором від Туреччини в кваліфікації "Світ мрій"
1990 Kuşadası Altın Güvercin Müzik Yarışması - Can Uğurluer ile Sarıl O Hayallere'yi seslendiriyor.1990 рік. Музичний конкурс "Золотий голуб" Kuşadası - Чи може Uğurluer озвучувати Х'ю О Хейлере[2].
Bu savaş sonrasında Burgonyalılar'ın bağımsız devlet kurma hayalleri tümüyle ortadan kaldırılmıştır.Po ukončení války zůstával osud nezávislé Albánie nejistý.
Wendy küçük yaştan beri şarkıcı olmanın hayallerini kuruyordu.Christina už odmalička toužila být zpěvačkou.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod