Sizlerin umut ve hayallerine inanıyorum.Je crois en vos espoirs et vos rêves.
Sizlerin umut ve hayallerine inanıyorum.저는 여러분의 희망을 믿고 꿈을 믿습니다.
Sizlerin umut ve hayallerine inanıyorum.Wierzę w wasze nadzieje i w wasze marzenia.
Sizlerin umut ve hayallerine inanıyorum.Yo creo en sus esperanzas y sus sueños.
Sizlerin umut ve hayallerine inanıyorum. Zekanıza inanıyorum. Ve coşkunuza da inanıyorum.Я верю в ваши надежды и ваши мечты, я верю в ваш интеллект и я верю в ваш энтузиазм.
Sizlerin umut ve hayallerine inanıyorum.Аз вярвам във вашите надежди и мечти.
Sizlerin umut ve hayallerine inanıyorum.אני מאמין בתקוות שלכם ובחלומות שלכם.
Sizlerin umut ve hayallerine inanıyorum.اؤمن بامالكم واحلامكم
Sizlerin umut ve hayallerine inanıyorum.みなさんの知恵
Son günlerde hayaller konusunda çok konuştuk. Çok kısa bir şekilde söylemek istiyorumki --Нам довелось услышать немало рассказов о мечтаниях за последние несколько дней, и я хотел бы очень быстро...
Son günlerde hayaller konusunda çok konuştuk.Đã có nhiều người nói về những giấc mơ vài ngày gần đây.
Son günlerde hayaller konusunda çok konuştuk.Der har været snakket meget om drømme i løbet af de sidste par dage.
Son günlerde hayaller konusunda çok konuştuk.Det har varit mycket prat om drömmar över dessa få dagar.
Son günlerde hayaller konusunda çok konuştuk.Durante estos días hubo muchas charlas sobre los sueños.
Son günlerde hayaller konusunda çok konuştuk.Er is veel gesproken over dromen gedurende deze dagen.
Son günlerde hayaller konusunda çok konuştuk.Hodně se tady toho namluvilo o snech během konference v minulých dnech.
Son günlerde hayaller konusunda çok konuştuk.Im Verlauf der letzten Tage wurde eine Menge über Träume gesprochen.
Son günlerde hayaller konusunda çok konuştuk.Itt sok szó esett az álmokról, az elmúlt napokban.
Son günlerde hayaller konusunda çok konuştuk.요 며칠간의 행사를 통해 꿈에 대한 많은 이야기를 나눴습니다.
Son günlerde hayaller konusunda çok konuştuk.On a beaucoup parlé de rêves pendant ces quelques jours.
Son günlerde hayaller konusunda çok konuştuk.Paljon on puhuttu unelmista näiden muutamien päivien aikana.
Son günlerde hayaller konusunda çok konuştuk.Počas týchto pár dní sa veľa hovorilo o snoch.
Son günlerde hayaller konusunda çok konuştuk.S-a vorbit mult despre visuri de-a lungul acestor zile.
Son günlerde hayaller konusunda çok konuştuk.Si è parlato molto di sogni nel corso di questi ultimi giorni.
Son günlerde hayaller konusunda çok konuştuk.Sudah ada banyak ceramah tentang impian selama beberapa hari ini.
Son günlerde hayaller konusunda çok konuştuk.Temos falado muito em sonhos durante estes dias.
Son günlerde hayaller konusunda çok konuştuk.V teh dneh je bilo veliko govora o sanjah.
Son günlerde hayaller konusunda çok konuştuk.W ciągu ostatnich dni, dużo było mowy o marzeniach.
Son günlerde hayaller konusunda çok konuştuk.Έγινε πολύς λόγος αυτές τις ημέρες, κατά την διάρκεια των παρουσιάσεων, για τα όνειρα.
Son günlerde hayaller konusunda çok konuştuk.Имаше много лекции за мечтите през последните няколко дни.
Son günlerde hayaller konusunda çok konuştuk.Ми багато говорили про мрії протягом цих кількох днів.
Son günlerde hayaller konusunda çok konuştuk.היו הרבה דיבורים על חלומות במהלך הימים האחרונים.
Son günlerde hayaller konusunda çok konuştuk.كان هناك الكثير من الحديث عن الأحلام على مدى هذه الأيام القليلة الماضية.
Son günlerde hayaller konusunda çok konuştuk.多くの方々が夢について語っています ここでちょっとご紹介したいのですが
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz."A spus că: "E posibil să ne neglijăm eul viitor din cauza unei defecţiuni a convingerilor sau imaginaţiei."
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz."Azt mondta, hogy "Elhanyagolhatjuk a jövőbeli énünket, ha kudarcot vall a hit vagy a képzelet."
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz."Dijo que, "ignoramos nuestra personalidad futura por fallas de nuestras creencias o de la imaginación".
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz."Er sagte: "Wir lehnen unser zukünftiges Selbst ab aufgrund des Fehlens von Glauben oder Vorstellungskraft."
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz."Ha detto: "Potremmo non dar retta all'Io futuro a causa di qualche problema di credo o immaginazione".
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz."Il a déclaré que, "Nous pourrions négliger nos futurs mois à cause d'une incapacité de croire ou d'imaginer."
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz.""Jest szansa, że zaniedbamy swoje przyszłe "ja" z powodu jakiegoś nieudanego przekonania lub wyobrażenia".
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz."그는, "우리는 어떤 믿음의 실패나 상상력 등의 이유로 미래의 자신들을 방치하는 것일 수도 있다."
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz.""Misschien verwaarlozen we ons toekomstige zelf door een tekort in geloof of verbeelding."
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz.""Nós podemos negligenciar o nosso eu futuro por causa da falta de fé ou de imaginação."
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz."Řekl: "Možná přehlížíme naše budoucí "já" protože nejsme schopni si ho uvědomit nebo představit."
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz."Vi ignorerer måske vores fremtidige selv pga. en fejl i vores forestillingsevne.
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz."Είπε:" Υπάρχει πιθανότητα να παραμελήσουμε τους μελλοντικούς εαυτούς μας, λόγω αποτυχίας πίστης ή φαντασίας".
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz.""Ми нехтуємо своєї майбутнім "я" через брак віри чи уяви".
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz.""Можем да пренебрегваме бъдещото си Аз, защото не вярваме или не си представяме."
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz.""Мы можем пренебрегать своим Я-будущим из-за недостатка веры или воображения".
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz."הוא אמר, "אנו עלולים להזניח את עצמנו העתידי לאור כשל באמונה או בדמיון שלנו."
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz."إذ قال " ربما قد نكون اهملنا أنفسنا مستقبلا بسبب بعض الفشل من الثقة أو الخيال ".
Şöyle diyor, "Bazı yanlış inaçlar ve hayaller yüzünden gelecekteki hallerimizi göz ardı edebiliriz."未来の自分たちを軽視してしまうかもしれない。 言い換えると、
T: Bugün, Grand Prix'den önce düşündüklerinden başka, geleceğe yönelik hayallerin var mı?Сегодня у тебя другие мечты на будущее? не такие как перед Grand Prix?
Tek bir şey beni bu hikayeye itiyor... ...hayallerim bu hikayeyi acı verici olmaktan çıkarıyor.Algo que también me mantiene divulgando esta historia, estas dolorosas historias, son los sueños que tengo.
Tek bir şey beni bu hikayeye itiyor... ...hayallerim bu hikayeyi acı verici olmaktan çıkarıyor.Autre chose me pousse à raconter cette histoire. Ce sont toutes ces histoires douloureuses, mes rêves aussi.
Tek bir şey beni bu hikayeye itiyor... ...hayallerim bu hikayeyi acı verici olmaktan çıkarıyor.C'è un'altra cosa che mi ha spinto a diffondere questa storia, queste dolorose storie, i sogni che avevo.
Tek bir şey beni bu hikayeye itiyor... ...hayallerim bu hikayeyi acı verici olmaktan çıkarıyor.또한 이 이야기를 하는 이유는 이런 고통스러운 이야기들, 가끔씩 꾸는 꿈들이
Tek bir şey beni bu hikayeye itiyor... ...hayallerim bu hikayeyi acı verici olmaktan çıkarıyor.Mert néha úgy érzem, feladom és nem akarom tovább csinálni. Mert nem tudtam, hogy mibe keveredek.
Tek bir şey beni bu hikayeye itiyor... ...hayallerim bu hikayeyi acı verici olmaktan çıkarıyor.Một điều nữa không ngừng thôi thúc tôi kể lại câu chuyện đau buồn này, đó là những giấc mơ của tôi.