Bir uykuya yatıyor 'gibi bir papaz burun tickling, Sonra başka bir arpalık o hayalleri:דגדוגים באף של כומר בשם "שקרים ישנים, ואז הוא החלומות של אחוזת כנסיה נוספת:
Bir uykuya yatıyor 'gibi bir papaz burun tickling, Sonra başka bir arpalık o hayalleri:دغدغة أنف متكهن بأنها 'أكاذيب نائما ، ثم أحلام أخرى إقطاعة :
Bir uykuya yatıyor 'gibi bir papaz burun tickling, Sonra başka bir arpalık o hayalleri:いつか彼女は、兵士の首o'erのdriveth、そして外国の喉を切るの彼の夢
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Azt a pénzt fektették az álmukba, amit kerékpár üzletük hozott.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Det betala sin dröm med avkastningen från deras cykelaffär.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Financiaban su sueño con las ganancias de su tienda de bicicletas.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Họ trả cho giấc mơ của mình bằng số tiền thu được từ cửa hàng xe đạp.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Ils ont financé leur rêve avec la recette de leur magasin de vélos.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.그들은 자전거 가게에서 일하면서 꿈을 키워나갔습니다.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Mereka membiayai mimpi mereka dengan toko sepeda mereka.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Opłacali swoje marzenia z dochodów ze swojego sklepu rowerowego.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Pagavam pelo seu sonho com as receitas da sua loja de bicicletas.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Pagavano i loro sogni con il ricavato del loro negozio di biciclette.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Pentru a-și îndeplini visul, au folosit încasările magazinului lor de biciclete.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Sie finanzieeten ihren Traum aus den Erlösen aus ihrem Fahrradgeschäft.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Svoje sanje sta financirala z izkupičkom iz svoje prodajalne koles.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Svoj sen financovali z tržieb z obchodu s bicyklami.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Svůj sen platili z výdělku jejich obchodu s bicykly.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Ze betaalden hun droom uit de opbrengsten van hun fietsenwinkel.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Πλήρωναν για το όνειρό τους με τα έσοδα από το κατάστημα ποδηλάτων τους.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Вони фінансували свою мрію за рахунок прибутків від їх магазину велосипедів.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Они финансировали свою мечту за счет доходов их магазина велосипедов.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Плащали за мечтата си с постъпленията от магазина си за велосипеди.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.הם מימנו את החלום שלהם מההכנסות של חנות האופניים שלהם.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.وقد مولا حلمهما من عائدات محلهم للدراجات الهوائية،
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.ライト兄弟のチームの誰ひとりとして
Bisiklet dükkanından gelen hasılayla hayallerini ödediler.그들이 운영하는 자전게 가게에서 나오는 돈을 써야 했어요.
Bisiklet dükkanından gelen hasılayla hayallerini ödediler.ライト兄弟のチームは誰も 大学を出ていませんでした
Bize hayallerimizin olmasını ve hayallerimizi gerçekleştirme fırsatını verdi.Ele deu-nos a possibilidade de sonhar e de tornar realidade esses sonhos.
Bize hayallerimizin olmasını ve hayallerimizi gerçekleştirme fırsatını verdi.El ne-a dat posibilitatea să avem visuri şi să ni le îndeplinim.
Bize hayallerimizin olmasını ve hayallerimizi gerçekleştirme fırsatını verdi.Él nos ha dado la posibilidad de tener sueños y hacerlos realidad.
Bize hayallerimizin olmasını ve hayallerimizi gerçekleştirme fırsatını verdi.Er gab uns die Möglichkeit zu träumen und diese Träume wahr zu machen.
Bize hayallerimizin olmasını ve hayallerimizi gerçekleştirme fırsatını verdi.Grazie a lui ci è possibile sognare e dare vita ai nostri sogni.
Bize hayallerimizin olmasını ve hayallerimizi gerçekleştirme fırsatını verdi.Hij heeft ons de kans gegeven om dromen te hebben en dromen waar te maken.
Bize hayallerimizin olmasını ve hayallerimizi gerçekleştirme fırsatını verdi.우리에게 꿈을 꾸고 그 꿈을 이룰 수 있는 기회를 주었습니다.
Bize hayallerimizin olmasını ve hayallerimizi gerçekleştirme fırsatını verdi.Megadta nekünk a lehetőséget, hogy álmodjunk, és valóra váltsuk álmainkat.
Bize hayallerimizin olmasını ve hayallerimizi gerçekleştirme fırsatını verdi.On dał nam szansę, by marzyć i spełniać marzenia.
Bize hayallerimizin olmasını ve hayallerimizi gerçekleştirme fırsatını verdi.Μας έδωσε τη δυνατότητα να έχουμε όνειρα και να τα κάνουμε πραγματικότητα.
Bize hayallerimizin olmasını ve hayallerimizi gerçekleştirme fırsatını verdi.Он дал нам возможность мечтать и воплощать наши мечты.
Bize hayallerimizin olmasını ve hayallerimizi gerçekleştirme fırsatını verdi.הוא נותן לנו את האפשרות לחלום ולהגשים את חלומותינו.
Bize hayallerimizin olmasını ve hayallerimizi gerçekleştirme fırsatını verdi.فلقد أعطانا القدرة على إمتلاك الأحلام وجعلها حقيقة
Bize hayallerimizin olmasını ve hayallerimizi gerçekleştirme fırsatını verdi.それを実現する可能性を与えてくれました そしてその成果がここに、
Bizim görüşümüz, geleceğe dair planlarımız, umutlarımız, hayallerimiz, mücadelemiz ve korkularımızdır.이것은 우리의 비전, 우리의 미래, 우리의 희망, 우리의 꿈에 대한 갈망, 우리의 고투와 우리의 공포입니다.
Bizim görüşümüz, geleceğe dair planlarımız, umutlarımız, hayallerimiz, mücadelemiz ve korkularımızdır.Obejmują nasze wizje, aspiracje na przyszłość, nasze nadzieje i marzenia oraz zmagania i lęki.
Bizim görüşümüz, geleceğe dair planlarımız, umutlarımız, hayallerimiz, mücadelemiz ve korkularımızdır.Onze visie, onze ambities voor de toekomst, onze hoop, onze dromen, onze strijd en onze angsten.
Bizim görüşümüz, geleceğe dair planlarımız, umutlarımız, hayallerimiz, mücadelemiz ve korkularımızdır.Това е нашата визия, нашите желания за бъдещето, нашите надежди, нашите мечти, нашите борби и нашите страхове.
Bizim görüşümüz, geleceğe dair planlarımız, umutlarımız, hayallerimiz, mücadelemiz ve korkularımızdır.זה החזון שלנו, השאיפות שלנו לעתיד, התקוות שלנו, החלומות שלנו, ההתחבטויות שלנו והפחדים שלנו.
Bizim görüşümüz, geleceğe dair planlarımız, umutlarımız, hayallerimiz, mücadelemiz ve korkularımızdır.هذه هي رؤيتنا، تطلعاتنا للمستقبل، آمالنا، أحلامنا، معاناتنا ومخاوفنا.
Bizim görüşümüz, geleceğe dair planlarımız, umutlarımız, hayallerimiz, mücadelemiz ve korkularımızdır.希望や夢や 苦闘や恐れです 私達の成功も失敗も
Boş hayaller kurmak.Bezużyteczne bujanie w chmurach.
Boş hayaller kurmak.Imaginer des histoires.
Boş hayaller kurmak.Sã visezi zadarnic.
"Boş hayaller kurmak" yok. Beyaz kış pirinci...Bezużyteczne marzenia Biały zimowy ryż...
"Boş hayaller kurmak" yok. Beyaz kış pirinci...Sã nu visezi zadarnic.
"Boş hayaller kurmak" yok. Beyaz kış pirinci...Οχι άσκοπη ονειροπόλειση Ασπρο χειμωνιάτικος ρύζι...
"Boş hayaller kurmak" yok.Interdit d'imaginer.
"Boş hayaller kurmak" yok.- Keine müßige Grübelei.
Boş hayaller kurmak.Η περιττή Ονειροπόληση.
Bu 125 kız çocuğu, hayaller kuruyor ve onları gerçekleştiriyor.125 anak perempuan menciptakan dan menggapai impiannya.
Bu 125 kız çocuğu, hayaller kuruyor ve onları gerçekleştiriyor.125 cô gái đang tạo dựng và thực hiện ước mơ của các em.