Ana içeriğe geç
Sözlük

hayalci ile cümle

hayalci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
O çok hayalci!He's so dreamy!
O sadece bir hayalci.He's just a daydreamer.
Gittikçe garipleşti, gerçeklerden uzaklaştı, aldatıcı hayalciliğe yöneldi.More and more, he turned now, in secrecy, to fiction.
Hayalciler biraz daha büyük bir hayal kurabilir.The dreamers can dream a little bigger.
Ona sordum : "Bir hayalciye verebileceğin en değerli şey nedir?"And I said, "What's the most valuable thing you can give to a dreamer?"
Benim hayalciler için vaktim yok."I haven't got time for dreams."
Toplumda birini aşağılamak istediğimizde ona hayalci olarak hitap ederiz.In our society, if we want to insult somebody, we call them a dreamer.
Ekibimiz, ona uygun olarak, Kopernik zamanının hayalcilerinden biri olanOur team, befittingly I think, named it after one of those dreamers of the Copernican time,
Gittikçe garipleşti, gerçeklerden uzaklaştı, aldatıcı hayalciliğe yöneldi.Debra sempre più sconvolta dalle verità che emergono, manda via il fratello.
Dose.ca'den Leah Collins videonun hayalci ve karamsar olduğunu söyledi.قالت ليا كولينس من Dose.ca أن الفيديو هوائي ويائس.
Onun ilk iki kitabı, daha çok neşeliydi, fakat sonraları onun şiiri, hayalci ve absürt olmaya başladı.Etter hans første bøker som var ganske lekende, begynte diktene hans å bli mer drømmende og absurde.
Ama Don Kişot'un saf hayalciliğinin yerini, Don Juan'da edepsizlik almıştır.Истинското съществуване на Дон Хуан е предмет на дълги диспути.
"Bir hayalciye verebileceğin en değerli şey nedir?""Co jest najcenniejszą rzeczą, jaką może dostać marzyciel?"
"Bir hayalciye verebileceğin en değerli şey nedir?""Qual'è la cosa di maggior valore che potresti dare a un sognatore?"
"Bir hayalciye verebileceğin en değerli şey nedir?""Qu'est-ce que tu peux donner de plus cher à un rêveur?"
"Bir hayalciye verebileceğin en değerli şey nedir?""Какво е най-ценното нещо, което можеш да дадеш на един мечтател?"
"Bir hayalciye verebileceğin en değerli şey nedir?""Что самое ценное ты дал бы мечтателю?"
Çünkü çok düş kurmak hayalciliğe ve laf kalabalığına yol açar; Tanrıya saygı göster. anlamına gelebilir.(5:6) Ибо во множестве сновидений, как и во множестве слов, – много суеты; но ты бойся Бога.
Çünkü çok düş kurmak hayalciliğe ve laf kalabalığına yol açar; Tanrıya saygı göster. anlamına gelebilir.Ðâu có chiêm bao vô số và nhiều lời quá, đó cũng có sự hư không nhiều; song ngươi hãy kính sợ Ðức Chúa Trời.
Çünkü çok düş kurmak hayalciliğe ve laf kalabalığına yol açar; Tanrıya saygı göster. anlamına gelebilir.꿈이 많으면 헛된 것이 많고 말이 많아도 그러하니 오직 너는 하나님을 경외할지니라
Çünkü çok düş kurmak hayalciliğe ve laf kalabalığına yol açar; Tanrıya saygı göster. anlamına gelebilir.Lebo kde je mnoho snov, tam i márnosti, i kde mnoho slov. Boj sa istotne Boha!
Çünkü çok düş kurmak hayalciliğe ve laf kalabalığına yol açar; Tanrıya saygı göster. anlamına gelebilir.Mert a sok álomban a hiábavalóság is és a beszéd is sok; hanem az Istent féljed.
Çünkü çok düş kurmak hayalciliğe ve laf kalabalığına yol açar; Tanrıya saygı göster. anlamına gelebilir.Nebo kdež jest mnoho snů, tu i marnosti a slova mnohá, ale ty Boha se boj.
Çünkü çok düş kurmak hayalciliğe ve laf kalabalığına yol açar; Tanrıya saygı göster. anlamına gelebilir.Porque cuando hay muchos sueños, también hay vanidades y muchas palabras. Pero tú, teme a Dios
Çünkü çok düş kurmak hayalciliğe ve laf kalabalığına yol açar; Tanrıya saygı göster. anlamına gelebilir.Porque na multidão dos sonhos há vaidades e muitas palavras; mas tu teme a Deus.
Çünkü çok düş kurmak hayalciliğe ve laf kalabalığına yol açar; Tanrıya saygı göster. anlamına gelebilir.Wo viel Träume sind, da ist Eitelkeit und viel Worte; aber fürchte du Gott.
Çünkü çok düş kurmak hayalciliğe ve laf kalabalığına yol açar; Tanrıya saygı göster. anlamına gelebilir.Zakaj pri mnogih sanjah in besedah je tudi mnogo ničemurnosti. Le Boga se boj!
Çünkü çok düş kurmak hayalciliğe ve laf kalabalığına yol açar; Tanrıya saygı göster. anlamına gelebilir.Διοτι εν τω πληθει των ονειρων και εν τω πληθει των λογων ειναι ματαιοτητες συ δε φοβου τον Θεον.
Çünkü çok düş kurmak hayalciliğe ve laf kalabalığına yol açar; Tanrıya saygı göster. anlamına gelebilir.Защото, макар да изобилват сънища и суети и много думи, Ти се бой от Бога.
Çünkü çok düş kurmak hayalciliğe ve laf kalabalığına yol açar; Tanrıya saygı göster. anlamına gelebilir.כי ברב חלמות והבלים ודברים הרבה כי את האלהים ירא׃
Çünkü çok düş kurmak hayalciliğe ve laf kalabalığına yol açar; Tanrıya saygı göster. anlamına gelebilir.لان ذلك من كثرة الاحلام والاباطيل وكثرة الكلام. ولكن اخش الله
Çünkü çok düş kurmak hayalciliğe ve laf kalabalığına yol açar; Tanrıya saygı göster. anlamına gelebilir.多 夢 和 多 言 、 其 中 多 有 虛 幻 . 你 只 要 敬 畏 神
Çünkü çok düş kurmak hayalciliğe ve laf kalabalığına yol açar; Tanrıya saygı göster. anlamına gelebilir.多夢 和 多言 、 其中 多 有 虛幻 . 你 只要 敬 畏神
Ekibimiz, ona uygun olarak, Kopernik zamanının hayalcilerinden biri olanA nossa equipa, de forma muito apropriada, batizou-o segundo outro sonhador da época de Copérnico,
Ekibimiz, ona uygun olarak, Kopernik zamanının hayalcilerinden biri olan Johannes Kepler'in adını verdi.Náš tým jej, myslím vhodně, pojmenoval po jednom z těch snílků z Koperníkových dob, po Johannesi Keplerovi.
Ekibimiz, ona uygun olarak, Kopernik zamanının hayalcilerinden biri olanNáš tím ho podľa môjho názoru vhodne nazval po jednom z fantastov kopernikovskej doby,
Ekibimiz, ona uygun olarak, Kopernik zamanının hayalcilerinden biri olanNasz zespół, sądzę, że trafnie, nazwał go od nazwiska marzyciela epoki kopernikańskiej,
Ekibimiz, ona uygun olarak, Kopernik zamanının hayalcilerinden biri olanNhóm của tôi đặt tên nó, theo tên của 1 trong những kẻ mơ mộng thời Copernican,
Ekibimiz, ona uygun olarak, Kopernik zamanının hayalcilerinden biri olanOns team noemde het, passend denk ik, naar een van die dromers van de Copernicaanse tijd,
Ekibimiz, ona uygun olarak, Kopernik zamanının hayalcilerinden biri olanTim kami, namanya dari nama salah satu pemimpi lain di masa Copernicus,
Ekibimiz, ona uygun olarak, Kopernik zamanının hayalcilerinden biri olanUnser Team benannte es, passenderweise wie ich finde, nach einem dieser Träumer aus der kopernikanischen Zeit,
Ekibimiz, ona uygun olarak, Kopernik zamanının hayalcilerinden biri olanМисля, че нашият екип уместно го нарече на името на един от мечтателите от времето на Коперник,
Ekibimiz, ona uygun olarak, Kopernik zamanının hayalcilerinden biri olanНаша команда, как подобает, назвала его в честь одного из тех мечтателей времени Коперника,
Hayalciler biraz daha büyük bir hayal kurabilir.حفظته اميركا. الحالمون يستطيعون يجعلوا احلامهم اكبر
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.A verdade prosaica é: "o ar da cidade liberta", como diziam na Alemanha do Renascimento.
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.Ed ecco una verità poco romantica: in Germania, durante il Rinascimento, si diceva:
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.Et voici la vérité crue -- et l'air de la ville vous rend libre, disait-on dans l'Allemagne de la renaissance.
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.I tu mamy nieromantyczną prawdę - miasto czyni cię wolnym, mawiano w renesansowych Niemczech.
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.Och här är den oromantiska sanningen - "stadsluften gör dig fri", sa de i renässansens Tyskland.
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.Og her er den uromantiske sandhed -- og luften i byen gør dig fri, sagde de i renæssancens Tyskland.
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.Şi iată adevărul. "Aerul din oraş te eliberează" obişnuiau să zică cei din Germania renaşcentistă.
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.Tady je ne-romatická pravda - městský vzduch osvobozuje říkali v renesančním Německu.
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.Und hier ist die unromantische Wahrheit -- "Stadtluft macht frei", sagten sie im Deutschland der Renaissance.
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.Y esta es la verdad sin barniz: "y el aire de la ciudad te hará libre" decían en la Alemania del Renacimiento.
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.Ето я и неромантичната истина - градският въздух те прави свободен, както казвали в ренесансова Германия.
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.Правда без романтики: "міське повітря робить вільним" - вираз в Німеччині часів ренесансу.
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.והרי האמת הבלתי-רומנטית: '...ואוויר העיר יוציאך לחפשי', אמרו בגרמניה של הרנסנס. אז יש מי שהולכים למקומות כמו
İşte hayalci olmayan bir gerçek-- Rönesans Almanya'sında dedikleri gibi, şehir sizi özgür kılıyor.とルネサンス期のドイツでは言われていました。それである人々は 上海のような町に行きます。しかしほとんどの人は美学が支配する開拓された都市に向かいます
Kopernik zamanının hayalcilerinden biri olan개인적으로 매우 적절한 이름이라고 생각하는데, 코페르니쿠스 당대의 천문학자 중 한 명의 이름을 따
Kopernik zamanının hayalcilerinden biri olanl-a numit după unul dintre acei visători ai vremii copernicane,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod