Hayalim dünya çapında gezi yapmaktır.My dream is to take a round-the-world trip.
Hayalleri gerçek olur.Dreams come true.
Hayaller kişiliklerimizin mihenktaşıdır.Dreams are the touchstones of our characters.
Çok çalışırsan beyzbol oyuncusu olma hayalin gerçekleşebilir.Your dream of becoming a baseball player will come true if you try hard.
Eğer sıkı çalışırsanız, bir beyzbol oyuncusu olma hayalin gerçekleşir.Your dream of becoming a baseball player will come true if you try hard.
Arkadaşımın burada olmaması beni hayal kırıklığına uğrattı.I am disappointed that my friend is not here.
Ben, hayaletlerin var olduklarına inanmıyorum.I don't believe that ghosts exist.
Hayaletlerin var olduğunu kanıtlamak zordur.It is difficult to prove that ghosts exist.
O, sanki bir hayalet görmüş gibi donakaldı.She stood transfixed as if she had seen a ghost.
Bazı insanlar hayaletlere inanırlar.Some people believe in ghosts.
Hayaletler var.Ghosts exist.
Hayaletlerin var olduğunu düşünüyorum.I think that ghosts exist.
Hayaletler gerçekten var mı?Do ghosts really exist?
Hayalet görünce öyle korktum ki tüylerim diken diken oldu.When I saw the ghost, I was so frightened that my hair stood on end.
Ejderha hayali bir yaratıktır.The dragon is an imaginary creature.
Bir ejderha hayali bir yaratıktır.A dragon is a creature of fancy.
Çok geçmeden önce, hayalet yoğun siste kayboldu.Before long, the ghost disappeared into a thick fog.
İlk öpücüğümün daha romantik olacağını hayal ettim.I imagined my first kiss would be more romantic.
Servetin adil bir biçimde dağıldığı bir toplum hayal ediyorum.I dream of a society whose wealth is distributed fairly.
İnsan hayaller olmadan yaşayamaz.Man can't live without dreams.
O, Amerika için çoğumuzun hayal bile edemeyeceği fedakarlıklara katlandı.He has endured sacrifices for America that most of us cannot begin to imagine.
Sarah ve Marsha - Siz ikinizi hayal edebileceğinizden daha çok seviyorum.Sarah and Marsha - I love you both more than you can imagine.
Hayal kırıklığına uğradım.I was disappointed.
Hayır, ben hayaletlerden korkmam.No, I'm not afraid of ghosts.
Nasıl bir robot olabilirim? Robotlar hayal kuramaz.How could I be a robot? Robots can't dream.
O, hayalet görünce şaşırdı.She was surprised when she saw the ghost.
Evde olmaması beni hayal kırıklığına uğrattı.I was disappointed that she was not at home.
O beni hayal kırıklığına uğrattı.I was disappointed in him.
Hayalim Japonya'ya gitmek.My dream is to go to Japan.
Rüzgar, çığlık atan hayaletler gibi korkutucu geliyor.The wind sounds scary, like screaming ghosts.
Bu havada dışarı çıkmayı hayal bile edemiyorum.I can't imagine going out in this weather.
Hayal kırıklığına uğramayın.Don't be disappointed.
Sen gerçekten hayaletlere inanır mısın?You really believe in ghosts?
Hayalim köyde huzur içinde yaşamaktır.My dream is to live peacefully in the village.
Param yok ama hayallerim var.I don't have money, but I have dreams.
Hayallerinizin işini bulmak için hızlı ve etkili bir çözüm!The fast and effective solution for finding the job of your dreams!
Beni hayal kırıklığına uğrattın.You disappointed me.
Seninle burada karşılaşacağımızı asla hayal etmedim.I never dreamed that I would meet you here.
Birincilik ödülünü kazanacağımı hiçbir zaman hayal etmedim.I never dreamed that I would win first prize.
Bir tayfun olacağını asla hayal etmemiştim.I never dreamed that there would be a typhoon.
Senin kaybedeceğini asla hayal etmedim.I never dreamed that you would lose.
O, birincilik ödülünü kazanabileceğini hiç hayal etmedi.She never dreamed that she could win first prize.
Ejderhalar hayali hayvanlardır.Dragons are imaginary animals.
Hayallerimden biri İzlandaca öğrenmek.One of my dreams is to learn Icelandic.
Hayal edebilir misin?Can you imagine?
Dünyanın eğitim standartları beni hayal kırıklığına uğratıyor.The world's educational standards disappoint me.
Seninle hayal kırıklığı duyuyorum.I am disillusioned with you.
İşte, hayallerimin adası!There's the island of my dreams!
O hayal kırıklığına uğradı.He was disappointed.
Hayalim bir gün Japonya'ya gitmektir.My dream is to go to Japan someday.
Kızımın hayali bir arkadaşı var.My daughter has a make-believe friend.
Dört boyutluları hayal etmek zordur.It's difficult to visualize four dimensions.
Benim bir sürü hayallerim var.I have a lot of dreams.
Hayaletlerin var olduklarına inanıyor musunuz?Do you believe there are ghosts?
Sizce hayaletler var mıdır?Do you believe there are ghosts?
Hayaletlerin varlığına inanıyor musunuz?Do you believe in the existence of ghosts?
Hayaletlerin var olduğuna inanıyor musunuz?Do you believe ghosts exist?
Hayal kurup kuramayacağımı merak ettim.I wondered if I could be dreaming.
Böyle bir sansasyonu asla hayal bile edemezdim.I could never have imagined such a sensation.
Turna, köpeğin aksine, uçmayı hiç hayal etmemiş.The crane, unlike the dog, has never dreamed of flying.