Ana içeriğe geç
Sözlük

hayal ile cümle

hayal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bize bazı hayalet hikayeleri anlatarak bizi eğlendirdi.Tom entertained us by telling us some ghost stories.
Ne kadar hayal kırıklığına uğradın?How disappointed were you?
Mary hayal kırıklığına uğradı ama Mary uğramadı.Tom is frustrated, but Mary isn't.
Tom ve Mary'nin hayal kırıklığına uğradıklarından şüpheleniyorum.I suspect Tom and Mary were disappointed.
Onu öpmeyi hayal etti.She dreamed about kissing him.
Tom, Mary'yi öpmeyi hayal etti.Tom dreamed about kissing Mary.
Mary, Tom'u öpmeyi hayal etti.Mary dreamed about kissing Tom.
Televizyon ya da internet olmayan hayatı hayal etmek zor.It's difficult to imagine life without television or the Internet.
Sami kendi köşkünü hayal etti.Sami dreamed of a mansion of his own.
Sami yıldızlığı hayal etti.Sami dreamed of stardom.
Tom hiçbir şey söylemedi ama sanırım hayal kırıklığına uğramıştı.Tom didn't say anything, but I think he was disappointed.
Tom günlerini zaman makinelerini hayal ederek geçirdi.Tom spent his days dreaming about time machines.
Tom günlerini zaman makineleri hakkında hayal ederek geçirdi.Tom spent his days dreaming about time machines.
İnsanlara hayal kırıklığı yaşatmak istemedim.I didn't want to let people down.
O, hayallerinin kadınıydı.She was the woman of his dreams.
Sami hayalindeki evden atıldı.Sami was kicked out of his dream house.
Sami çok hayal kırıklığına uğramıştı.Sami was very frustrated.
Sami büyük hayalleri hakkında konuştu.Sami talked about his big dreams.
Sami hayallerine ulaşabildi.Sami was able to achieve his dreams.
Sami'nin hayali bir arkadaşı vardı.Sami had an imaginary friend.
Sami'nin hayali Amazon ormanlarını ziyaret etmekti.Sami's dream was to visit the Amazon forest.
Sami bir hayaletle yaşadı.Sami lived with a ghost.
Sami kendisinin bir hayalet tarafından takip edildiğine inanıyordu.Sami believed he was being stalked by a ghost.
Hayır, bu mümkün değil. Hayal görüyorum.No, this is not possible. I dream.
Sen bizi hayal kırıklığına uğrattın.You've disappointed us.
Kendimi oldukça hayal kırıklığına uğramış hissediyorum.I feel quite frustrated.
Tom çok hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.Tom looked very disappointed.
Ne televizyon ne de internetsiz bir hayatı hayal etmek zordur.It is difficult to imagine a life with neither television nor the Internet.
Sami, Leyla hakkında hayal kuruyordu.Sami was fantasizing about Layla.
Tom'u öptüğümü hayal ettim.I dreamed I kissed Tom.
Tom ve Mary hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.It seemed Tom and Mary were frustrated.
Tom'un hayal kırıklığına uğradığına eminim.I bet Tom is disappointed.
Tom'un burada olmaması beni hayal kırıklığına uğrattı.I'm disappointed Tom isn't here.
Tom'un annesi çok hayal kırıklığına uğramış olmalı.Tom's mother must've been very disappointed.
Umarım Tom çok hayal kırıklığına uğramadı.I hope Tom wasn't too disappointed.
Tom hayal kırıklığına uğradı, değil mi?Tom was disappointed, wasn't he?
Sen bir hayalperestsin, değil mi?You're a dreamer, aren't you?
Tom ailesini hayal kırıklığına uğratmak istemiyordu.Tom didn't want to let his parents down.
Lütfen bize bir hayalet hikayesi anlat.Please tell us a ghost story.
Tom bir hayalperest, değil mi?Tom is a dreamer, isn't he?
Ben senin hayal gücünün bir eseriyim sadece.I'm just a figment of your imagination.
Tom burada hayaletler olduğunu düşünüyor.Tom thinks that there are ghosts here.
Tom ve Mary hayalperestler.Tom and Mary are dreamers.
Tom'un ebeveynleri onun test puanını gördüklerinde hayal kırıklığına uğradılar.Tom's parents were disappointed when they saw his test score.
Sana kızgın değilim. Hayal kırıklığına uğradım sadece.I'm not mad at you. I'm just disappointed.
Mary ikisini birlikte hayal etmeye çalıştı.Mary tried to imagine the two of them together.
Hayalindeki kızı tarif edebilir misin?Can you describe your dream girl?
Tom hayaletlerden korkuyor, değil mi?Tom is afraid of ghosts, isn't he?
Tom henüz bizi hayal kırıklığına uğratmadı.Tom hasn't let us down yet.
Sami hayal âleminde yaşıyor.Sami is delusional.
Tom hayal kırıklığına uğramış gibi.It seems that Tom is disappointed.
Ne hakkında hayal kurdun?What did you dream about?
Tom gerçekten hayal kırıklığına uğramıştı.Tom was really disappointed.
Kendimi evlenmiş olarak hiç hayal edemiyorum.I can't see myself ever getting married.
O, sadece hayal gücünü kullanarak bir kitap yazdı.He wrote a book just by using his imagination.
Hayal edebiliyorum.I could imagine that.
Sami hayalet köpeklere inanır.Sami believes in ghost dogs.
Hayalleri süsleyen kadınlar neyin hayalini kurar?What do dream women dream about?
Arkadaşlarımı hayal kırıklığına uğratmak istemem.I don't want to disappoint my friends.
Tatoeba'da bir Tom-kuşkuculuğu hayaleti dolaşıyor.A spectre of Tomoskepticism is haunting Tatoeba.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod