Bu sadece hayal gücünün bir ürünü.It's just a product of the imagination.
Bizim hayalimiz çocuklarımızın iyi bir eğitim almalarıdır.It's our dream that our children receive a good education.
Tom hayal kırıklığına uğramış olmalı.Tom must be frustrated.
Tom bir gün Boston'da yaşamayı hayal ediyordu.Tom hoped to live in Boston one day.
Tom hayaletlere inanmadığını söylüyor.Tom says he doesn't believe in ghosts.
Tom'un hayali bir şampiyonluk kazanmaktır.Tom's dream is to win a championship.
Tom muhtemelen hayal kırıklığına uğramış olacak.Tom will probably become frustrated.
Tom, Mary'nin muhtemelen hayal kırıklığına uğrayabileceğini söyledi.Tom said Mary was likely to be frustrated.
Tom muhtemelen hayal kırıklığına uğrayacak.Tom will likely be frustrated.
Hayallerim gerçek oldu.My dreams have come true.
Tom, Mary'ye hayal kırıklığına uğradığını söyledi.Tom told Mary that he was frustrated.
Ben hayal kırıklığına uğramadım.I wasn't disappointed.
Tom Mary'nin hayal kırıklığına uğradığını söyledi.Tom said Mary was frustrated.
Tom Mary'nin hayal kırıklığına uğramış olduğunu söyledi.Tom said Mary is frustrated.
Hayal gücü bilgiden daha önemlidir.Imagination is more important than knowledge.
Tom kazanmasaydı hayal kırıklığına uğrardım.I'd be disappointed if Tom didn't win.
Tom hayal kırıklığına uğramış gibi görünüyordu.Tom looked like he was disappointed.
Tom son derece hayal kırıklığına uğramış.Tom is terribly disappointed.
Tom hayal kırıklığına uğramış gibi görünmüyordu.Tom didn't seem disappointed.
Tom bana Mary'nin hayal kırıklığına uğradığını düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary was disappointed.
Tom bana Mary'nin hayal kırıklığına uğramış olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary was frustrated.
Tom kazanmayı hayal etti.Tom dreamed about winning.
Ne Tom ne de Mary hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.Neither Tom nor Mary looked disappointed.
Hayalim dünyayı dolaşmaktır.My dream is to travel the world.
Tom sürücü testini geçmezse çok hayal kırıklığına uğrayacak.Tom is going to be very disappointed if he doesn't pass his driver's test.
Eğer bu olursa Tom çok hayal kırıklığına uğramış olacak.Tom will be very disappointed if that happens.
Tom, Mary'nin çok hayal kırıklığına uğramış gibi göründüğünü söyledi.Tom said that Mary looked very disappointed.
Tom gerçekten hayal kırıklığına uğramış olacak, değil mi?Tom will be really disappointed, won't he?
Tom her zaman bir baba olmayı hayal etti.Tom has always dreamed of being a father.
Tom olmadan hayatımı hayal bile edemiyorum.I can't even imagine my life without Tom.
Tom çok hayal kırıklığına uğradığını söyledi.Tom said that he was very disappointed.
Tom, hayal kırıklığına uğramadığını söyledi.Tom said that he wasn't disappointed.
Bunun bana olduğunu hayal bile edemiyorum.I can't imagine that happening to me.
Tom, Mary'nin hayal kırıklığına uğradığını söyledi.Tom said that Mary was disappointed.
Tom biraz hayal kırıklığı uğramış olacak.Tom will be a little disappointed.
Tom Mary'nin hayal dünyasında yaşayan olduğunu söyledi.Tom said that Mary was delusional.
Tom hayal kırıklığına uğramış olacak.Tom is going to become frustrated.
Tom hayal kırıklığına uğradığımı biliyordu.Tom knew that I was disappointed.
Tom'u öpmeyi hayal etmiştim.I dreamed about kissing Tom.
Tom tamamen hayallere dalacak.Tom will totally freak out.
Ne kadar hayal kırıklığına uğratıcı!How disappointing!
Tom gerçekten hayal kırıklığına uğradığını söyledi.Tom said that he was really disappointed.
Tom, Mary'nin hayal kırıklığına uğramadığını söyledi.Tom said that Mary wasn't disappointed.
Tom çok hayal kırıklığına uğramış olduğunu söyledi.Tom said that he was very frustrated.
Tom, hayaletlere inanmadığını söyledi.Tom said he didn't believe in ghosts.
Tom bana hayaletleri görebileceğini söyledi.Tom told me that he can see ghosts.
Tom belli ki çok hayal kırıklığına uğramış.Tom is obviously very disappointed.
Tom hayaletler görebildiğini söyledi.Tom said that he could see ghosts.
Tom hayaletleri görebildiğini söylüyor.Tom says that he can see ghosts.
Tom oldukça hayal kırıklığına uğramıştı.Tom was pretty disappointed.
Tom oldukça hayal kırıklığına uğramış.Tom is pretty disappointed.
Hayalet hikayelerini sever misiniz?Do you like ghost stories?
Tom sadece hayal kırıklığına uğradı.Tom is just disappointed.
Kızgın değilim. Hayal kırıklığına uğradım sadece.I'm not mad. I'm just disappointed.
Hayal edilemez!Unimaginable!
Tom'un tepkisini hayal edebiliyor musun?Can you imagine Tom's reaction?
Tom, Mary'nin göründüğü kadar hayal kırıklığına uğramış gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to be as disappointed as Mary seems to be.
Bu olsaydı, Tom'un ne yapacağını hayal bile edemiyorum.I can't even imagine what Tom would do if that ever happened.
Tom'un büyük hayalleri var.Tom has big dreams.
Tom, Mary'yi hayal kırıklığına uğrattı.Tom let Mary down.