Ana içeriğe geç
Sözlük

hayal ile cümle

hayal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O benim hayalimdeki iş.It's my dream job.
Bir hayalet gibi beyaz görünüyorsun.You look white as a ghost.
Kitapsız bir dünyada yaşamayı hayal bile edemiyorum.I can't imagine living in a world without books.
Kitaplar sizi hem gerçek hem de hayali uzak memleketlere götürebilir.Books can transport you to faraway lands, both real and imagined.
Araba icat edilmemiş olsaydı, dünyanın ne kadar farklı olacağını hayal edin.Imagine how different the world would be if the car had never been invented.
Oğlum tarafından çok hayal kırıklığına uğratıldım.I am very disappointed in my son.
Bu ülkenin halkı siyasi yönetimden hayalkırıklığına uğradı.The people of this country have become disillusioned with the political establishment.
Bize bir hayalet öyküsü anlat!Tell us a ghost story!
Sami hayal edebileceğiniz her şekilde Leyla'ya cinsel saldırı düzenledi.Sami sexually assaulted Layla in every way you can imagine.
O bir bıyıkla kendini hayal bile edemezdi.She couldn't imagine herself with a moustache.
Tom, Mary ona onunla dansa gitmeyeceğini söylediğinde hayal kırıklığına uğradı.Tom looked disappointed when Mary told him that she wouldn't go to the dance with him.
Böyle bir konuma ulaşacağımı asla hayal edemezdim.I could never imagine attaining such a position.
Umarım hayallerin gerçekleşir.I hope your dreams come true.
Umarım seni hayal kırıklığına uğratmam.I hope I don't let you down.
Kitapsız bir hayatı yaşadığımızı hayal edemiyorum.I can't imagine living a life without books.
O sadece hayal edebileceğimiz bir şey.That's something we can only dream about.
Benim görevim insanların hayallerine ulaşmalarına yardımcı olmaktır.My mission is to help people achieve their dreams.
Leyla, Sami'nin hayalinin kadınıydı.Layla was the woman of Sami's dream.
Hayal kırıklığına uğramadın, değil mi?You're not disappointed, are you?
Onun olduğunu hayal edebiliyor musun?Can you imagine that happening?
Tom'un hiç hayal gücü yok.Tom has no imagination.
Bazı insanlar hayaletlerden korkuyorlar.Some people are scared of ghosts.
Bazı insanlar hayaletlerden korkarlar.Some people are scared of ghosts.
Kitapsız hayatı hayal edemem.I can't imagine life without books.
Kitapsız hayat hayal edemiyorum.I can't imagine life without books.
İnternetsiz bir hayat hayal edemiyorum.I can't imagine life without the internet.
İnternetin olmadığı bir hayat hayal edemiyorum.I can't imagine life without the internet.
İnternetsiz bir hayatı hayal edemiyorum.I can't imagine life without the internet.
Leyla'nın hayalindeki flörtü bir kabusa dönüştü.Layla's dream date turned into a nightmare.
Leyla hayatını Samisiz hayal edemez.Layla can't imagine her life without Sami.
Leyla bir hayal dünyası yarattı.Layla created a fantasy world.
Bununla biraz hayal kırıklığına uğradım.I was kind of disappointed with it.
Leyla, günlüğünde hayal kırıklıklarını açığa vurdu.Layla vented her frustrations in her diary.
Hayal görmeyi bırak ve bana yardım et!Stop dreaming and help me!
Sanırım onu hayal etmeliydim.I think I must've dreamed it.
Tom Fransızca hayal kurduğunu söylüyor.Tom says he dreams in French.
Hayal kırıklığına uğramadın mı?Aren't you disappointed?
Siz cahilsiniz, kendinizi çok bilgili olarak hayal edin.You are ignorant, yet imagine yourself to be very knowledgeable.
Kendinizi gerçekte olduğunuzdan çok daha bilgili olarak hayal edin.You imagine yourself to be far more knowledgeable than you really are.
Sami kendini zengin bir hayal dünyasında kaybetti.Sami lost himself in a rich fantasy world.
Leyla'nın anne ve babasına olan hayal kırıklığı nefrete dönüştü.Layla's frustration with her parents turned to hate.
Leyla hayatını boyunca annesini öldürmeyi hayal etti.Layla fantasized about killing her mother her entire life.
Bir zamanlar onu yapmayı hayal ettim.I once dreamed of doing that.
Ben onu yapmayı hayal etmiştim.I dreamed about doing that.
Sami'nin büyük hayalleri vardı.Sami had big dreams.
Senin beni hayal kırıklığına uğratmayacağını biliyorum.I know you won't let me down.
Bunu yapsaydın, Tom hayal kırıklığına uğrardı.Tom would be disappointed if you did that.
Tom hayatını Mary olmadan hayal edemezdi.Tom couldn't imagine his life without Mary.
Tom aşırı aktif bir hayal gücüne sahiptir.Tom has an over-active imagination.
Tom onu yapmayı hayal etti.Tom dreamed of doing that.
Hayaller olmadan, hayvanlardan ne kadar farklıyız?Without dreams, what different are we from animals?
Sami babasını hayal kırıklığına uğratmak istemedi.Sami didn't want to disappoint his dad.
Sami korkunç düşünceler hayal ediyordu.Sami fantisized on horrible thoughts.
Sami mümkün olan en kötü şeyi hayal etti.Sami imagined the worst thing possible.
Sami karısını öldürmeyi hayal ediyordu.Sami fantasized about killing his wife.
Savaşsız bir dünya hayal et.Imagine a world without war.
Hayali gitar becerilerini mükemmelleştirmek için saatler harcadı.He spent hours perfecting his air guitar skills.
Ben yine bir çocuk olduğumu hayal ettim.I dreamed I was a child again.
Gözlerimi kapattığımda bir kuş olduğumu ve uçabileceğini hayal ediyorum.When I close my eyes, I imagine that I am a bird and can fly.
Bir insanoğlunun hayali gerçekleşir.A dream of mankind becomes reality.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod