Ana içeriğe geç
Sözlük

hayal ile cümle

hayal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sadece bir hayalet görmüş gibi görünüyorsun.It looks like you just saw a ghost.
Ben hayal görüyor olmalıyım.I must have been dreaming.
Hayal edilebilecek en kötü şey oldu.The worst thing imaginable just happened.
Bir hayalet içe dönük bir korkunun dışa dönük ve görünür işaretidir.A ghost is an outward and visible sign of an inward fear.
Hayalinden vazgeçme.Don't give up on your dream.
Tom bir pilot olma hayalinden vazgeçti.Tom gave up on his dream of becoming a pilot.
Tom kahraman olmayı hayal etti.Tom dreamed of being a hero.
Biz hayal kırıklığına uğradık.We're disappointed.
Film gerçek bir hayal kırıklığıydı.The movie was a real disappointment.
Sen hayal kuruyor olmalısın.You must've been dreaming.
Uzun süredir bu yolculuğu hayal ediyorum.I've been dreaming of this trip for a long time.
Tom bu şekilde konuştuğunuzu duyarsa hayal kırıklığına uğrar.If Tom heard you talk that way, he'd be disappointed.
Tom onu hayal kırıklığına uğratacağımı düşündü.Tom thought I'd let him down.
Ben öğretmenlerimi hayal kırıklığına uğrattım.I disappointed my teachers.
Bize bir hayalet hikayesi anlat.Tell us a ghost story.
Bana hayallerinden bahset.Tell me about your dreams.
Lütfen bana bir hayalet hikayesi anlat.Please tell me a ghost story.
Henüz sana hayallerimi söylemedim.I haven't told you my dreams yet.
Tom sana hiç hayalet hikayesi anlattı mı?Has Tom ever told you any ghost stories?
Tom'un yüzüne bakarak onun hayal kırıklığına uğradığını söyleyebilirsin.You could tell by the look on Tom's face that he was disappointed.
Bir hayalet görmüş gibi görünüyorsun!You look like you've seen a ghost!
Çocuklar kamp ateşi etrafına oturdu ve Tom'un hayalet hikayelerini anlatışını dinledi.The children sat around the campfire and listened to Tom tell ghost stories.
Her kız bir midilli sahibi olmanın hayalini kurar.Every girl dreams of owning a pony.
Senin tutumun beni çok hayal kırıklığına uğrattı.I'm so disappointed by your attitude.
Hizmet kalitesinden son derece hayal kırıklığına uğradım.I'm extremely disappointed by the quality of the service.
Hayaletler onlara inananlar için gerçektir.Ghosts are real for those who believe in them.
Her nasılsa Tom'un bir barmen olarak çalışmasını hayal bile edemiyorum.Somehow I can't picture Tom working as a bartender.
Her nasılsa Tom'un Boston'da yaşadığını hayal bile edemiyorum.Somehow I can't picture Tom living in Boston.
Sahnede şarkı söylediğimi hayal etmeni istiyorum.I want you to picture me singing on stage.
Tom'u bir elbise içinde hayal edemiyorum.I can't picture Tom in a dress.
Tom ve Mary'yi birlikte hayal edemiyorum.I can't picture Tom and Mary together.
Gözlerini kapat ve tomruk bir ev hayal et.Close your eyes and picture a log house.
Onu hayal edebiliyor musun?Can you picture it?
Bir anadil konuşurunun şimdiye kadar onu o şekilde söylediğini hayal bile edemiyorum.I can't imagine a native speaker ever saying it that way.
Büyük hayal kurmalısın.You should dream big.
Hayaller her zaman farklı olarak ortaya çıkıyor.Dreams always come out differently.
Onu hayal edebilir misin?Can you imagine that?
Burada çalışmayı hayal edebiliyor musun?Can you imagine working here?
Yaşamımı Tom olmadan hayal edemiyorum.I can't imagine my life without Tom.
Tom'un çok hayal kırıklığına uğramayacağını umuyorum.I hope Tom won't be too disappointed.
Tom'un hayal kırıklığına uğramayacağını umuyorum.I hope Tom won't be disappointed.
Tom'u hayal kırıklığına uğrattın.You let Tom down.
Beni hayal kırıklığına uğrattın, Tom.You let me down, Tom.
Bu hayal gücünün ürünüdür.This is the fruit of your imagination.
O utangaç ve hayalperesttir.He's shy and dreamy.
Bunun hakkında hayal kurdum.I've dreamed about this.
Ben bununla ilgili hayal kurdum.I've dreamed of this.
Nicolas Flamel kurşunu altına dönüştürmeyi hayal etti.Nicolas Flamel dreamed of turning lead into gold.
Babamı hayal kırıklığına uğratamam.I can't let my father down.
Herkes hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.Everybody looked disappointed.
Sensiz bir dünya hayal edemiyorum.I can't imagine a world without you.
Tom çok hayalperest bir yazar.Tom is a very imaginative writer.
Filmlerde, hayaletler duvarların üzerinden yürüyebilir.In the movies, ghosts can walk through walls.
Filmlerde, hayaletler duvarların içinden geçebilir.In the movies, ghosts can walk through walls.
Bunu hayal ediyor muyum?Am I imagining this?
Ben bunu hayal ediyor muyum?Am I imagining this?
Hiç benim hakkımda hayal kurdun mu?Have you ever dreamed about me?
Benim hakkımda hayal kurar mısın?Do you dream about me?
Tom muhtemelen gerçekten hayal kırıklığına uğrayacak, değil mi?Tom is likely to be really disappointed, isn't he?
Tom gerçekten hayal kırıklığına uğrayacak, değil mi?Tom is going to be really disappointed, isn't he?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod