Ana içeriğe geç
Sözlük

hayal ile cümle

hayal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu sadece senin hayalindi.It was just your imagination.
Çok hayal kurarım.I dream a lot.
Elektriksiz bir dünyada yaşamayı hayal edemiyorum.I can't imagine living in a world without electricity.
Bunun olduğunu hayal bile edemiyorum.I can't imagine that happening.
Tom her zaman hayal kuruyor.Tom is always daydreaming.
Bazen tüm sahip olduklarımız hayallerimizdir.Sometimes all we have is our dreams.
Sen benim Arap Baharı'nın sonuçlarında uğradığım kadar hayal kırıklığına uğradın mı?Were you as disappointed as I was in the results of the Arab Spring?
Hepsi senin hayalindi.It was all your imagination.
Onun hakkında birlikte düşünelim ve biraz hayal kuralım.Let us think about it together and dream a little.
Sözünün adamı olmayı öğren ve hayallerini gerçekleştirmek için fırsatlar bul.Learn to be a man of your word and find opportunities to realize your dreams.
Hayal gücümüz uzayda seyahat etmemize izin veriyor.Our imagination lets us travel around space.
Güzel kızlar onu hayal ederler.Beautiful girls dream of him.
Hadi, hayali bir karakterin ne sıklıkta giysileri değiştirmesi gerektiğini düşünüyorsun?Come on, how often do you think a fictitious character needs to change clothes?
Tom gerçeklik ve hayal arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between reality and imagination.
O, Çin'deki herkesin Esperanto konuştuğunu hayal ediyor.He dreams that everybody in China speaks Esperanto.
CEO sonuçla çok hayal kırıklığına uğradı.The CEO is very disappointed with the result.
Hayal gücü bilgiden daha önemlidir. Bilgi sınırlıdır.Imagination is more important than knowledge. Knowledge is limited.
Sen benim hayallerimin kadınısın.You're the woman of my dreams.
Bir hayalet kadar solgunsun.You're as pale as a ghost.
Hayalet gibi sararmışsın.You're pale as a ghost.
Tüm hayallerin gerçek olsun.Let all your dreams come true.
Ne kadar hayal kırıklığına uğramış olduğunu anlıyorum.I realize how frustrated you must be.
Hayali bir iş gibi görünüyordu.It sounded like a dream job.
Seni çok hayal kırıklığına uğrattık.We're very disappointed in you.
Bu sadece benim hayalim miydi?Was that just my imagination?
Muhtemelen hayal kırıklığına uğradın.You'd probably be disappointed.
Tom ve Mary oğullarıyla hayal kırıklığına uğradılar.Tom and Mary are disappointed in their son.
Tom beni hayal kırıklığına uğratmadı.Tom didn't disappoint me.
Tom babasını hayal kırıklığına uğratmak istemiyordu.Tom didn't want to disappoint his father.
Tom en az konuşmaktan hayal kırıklığına uğradı.Tom is disappointed to say the least.
Tom açıkçası Mary'nin burada olmamasından hayal kırıklığına uğradı.Tom is obviously disappointed that Mary isn't here.
Tom haberden biraz hayal kırıklığına uğramış gibi görünüyordu.Tom seems a little disappointed by the news.
Tom hayal kırıklığına uğramış gibi görünüyor.Tom seems disappointed.
Tom şiddetli hayal kırıklığına uğradı.Tom was bitterly disappointed.
Tom açıkça biraz hayal kırıklığına uğradı.Tom was clearly a little disappointed.
Tom açıkçası hayal kırıklığına uğradı.Tom was obviously disappointed.
Partisine gitmezsen Tom hayal kırıklığına uğrayacaktır.Tom will be disappointed if you don't go to his party.
Anlayamadığımız imkansız şeyler oluyor. Onlar gerçekten hayal edilemez.Impossible things happen that we can't understand. They're completely unimaginable.
Hayal kırıklığına uğramayacağımdan eminim.I'm sure I won't be disappointed.
Tom tüm hayatı boyunca Harvard'a gitmeyi hayal etmişti.Tom had dreamed of going to Harvard all his life.
Hayalinin seninle kaçmasına izin verme.Don't let your imagination run away with you.
Baban çok hayal kırıklığına uğramış olmalı.Your father must have been very disappointed.
Annen çok hayal kırıklığına uğramış olmalı.Your mother must have been very disappointed.
Tom'un hayal kırıklığı belliydi.Tom's disappointment was obvious.
Mary ziyaret etmeye gelmezse Tom çok hayal kırıklığına uğrayacak.Tom will be very disappointed if Mary doesn't come to visit.
Tom hepimizi hayal kırıklığına uğrattı.Tom let us all down.
Tom hayal kırıklılığını göstermemeye çalıştı.Tom tried not to show his disappointment.
Tom açıkça hayal kırıklığına uğramış.Tom was clearly disappointed.
O olursa Tom çok hayal kırıklığına uğrayacak.Tom is going to be very disappointed if that happens.
Tom hayal kırıklığını gizlemek için elinden geleni yaptı.Tom did his best to hide his disappointment.
Hayallerimi sen bitirdin.It was you who shattered my dreams.
O kazadan beri hayal gördüğünü düşünüyorum.I think you've been seeing things ever since that accident.
Bir ormanda olduğumu hayal ettim.I dreamed that I was in a forest.
Hayal gücünüzü kullanabilirsiniz.You can use your imagination.
Hayal dünyasında yaşıyorlar.They're living in a fantasy world.
Tom biraz hayal kırıklığına uğramış görünüyor.Tom looks a little disappointed.
Bende hayal kırıklığına uğradığını biliyorum.I know you're disappointed in me.
Tom üzgün ve hayal kırıklığına uğramış görünüyor.Tom looks sad and disappointed.
Tom üzgün ve hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.Tom looked sad and disappointed.
Bu hayal edebileceğinden daha fazla incitiyor.This hurts more than you can imagine.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod