Ana içeriğe geç
Sözlük

hayal ile cümle

hayal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Her annenin hayali oğlunun bir doktor ya da bir avukat olmasıdır.Every mother's dream is for her son to be a doctor or a lawyer.
Uzaylılar tarafından kaçırıldığımı hayal ettim.I dreamed I had been abducted by aliens.
Tom ve Mary her ikisi de hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.Tom and Mary both sounded disappointed.
Tom Mary'nin hayal kırıklığı görebiliyordu.Tom could see Mary's disappointment.
Ne kadar aç olduğumu hayal bile edemezsin.You can't imagine how hungry I was.
Bazen çok hayal gücü olmayansın.Sometimes you're so unimaginative.
Ne kadar meşgul olduğumu hayal bile edemezsin.You can't imagine how busy I was.
Tom tamamen hayal kırıklığına uğramış görünüyordu.Tom looked utterly disappointed.
Tom çok hayal kırıklığına uğrardı.Tom would be so disappointed.
Tom gözle görülebilir bir şekilde hayal kırıklığına uğramış.Tom was visibly disappointed.
Tom çok hayal kırıklığına uğramış görünüyor.Tom looks very disappointed.
Tom belli ki hayal kırıklığına uğramış.Tom is obviously frustrated.
Hiç bir hayalet gördün mü?Have you ever seen a ghost?
Hiç bir hayalet gördünüz mü?Have you ever seen a ghost?
Tom çok hayal kırıklığına uğramıştı.Tom was very disappointed.
Hayal kırıklığına uğramış olmalısın.You must be disappointed.
Tom hâlâ hayal kırıklığına uğramış.Tom is still frustrated.
Tom hayalet gibi görünüyordu.Tom looked spooked.
Bu benim hayalimdi.It was my dream.
Hayal dünyasında yaşıyor.She lives in a dream world.
Ebeveynlerimi hayal kırıklığına uğratmak istemiyorum.I don't want to disappoint my parents.
Onlar oğullarında hayal kırıklığına uğradı.They're disappointed in their son.
Ben gerçekten sende hayal kırıklığına uğradım.I'm really disappointed in you.
Haber tarafından hayal kırıklığına uğradım.I was disappointed by the news.
Çok garip bir hayalim vardı.I had a very strange dream.
Ben hayallerin gücüne inanıyorum.I believe in the power of dreams.
O, cinsel olarak hayal kırıklığına uğramış.She's sexually frustrated.
Tom hayaletlerin varlığına inanıyor.Tom believes in the existence of ghosts.
Tom bir hayal dünyasında yaşıyor.Tom lives in a world of fantasy.
Tom hayaletlerin olduğuna inanıyor.Tom believes that ghosts exist.
Tom biraz hayal kırıklığına uğramış gibi görünüyordu.Tom seemed to be a bit disappointed.
Tom sınıfta hayal kuruyordu.Tom was daydreaming in class.
Tom hayallerimin adamı değildi.Tom was not the man of my dreams.
Büsbütün hayal kırıklığı, biz hayallerimizin yok olduğunu gördük.Quite frustrated, we saw our dreams disappear.
Hayat sadece bir hayaldir.Life is only a dream.
O bile onun hakkında hayal kurmadı.He didn't even dream about that.
Deneyin sonuçları bizi çok büyük hayal kırıklığına uğrattı.The results of the experiment have disappointed us very much.
O, savaş sırasında hayalet bir kasabaydı.It was a ghost town during the war.
Hayalet kasabalar ürperticidir.Ghost towns are creepy.
Hayalet kasabalar tamamen boş değil, değil mi?Ghost towns are not completely unpopulated, are they?
Onu hayal edebilirim.I can imagine that.
Senin için böylesine büyük bir hayal kırıklığı olduğum için üzgünüm.I'm sorry I'm such a big disappointment to you.
Hayalleriniz bugün gerçekleşebilir!May your dreams come true today!
Belki de hayallerin bugün gerçekleşmiş olacak!Maybe your dreams will be realized today!
Hayaletlerin gölgeleri var mı?Do ghosts have shadows?
Birkaç yıl içinde Tunus'a gitmeyi hayal ediyorum.I dream about going to Tunisia in a few years.
Onun hayali bir gün gerçekleşecek.His dream will one day come true.
Tom yarışmayı kazandığını hayal etti fakat onun ödülü çalındı.Tom dreamed that he had won the contest, but that his prize had been stolen.
Hayaletler insanlara sahip olabilir.Ghosts can possess people.
Tom'u bir politikacı olarak hayal edemiyorum.I can't quite picture Tom as a politician.
Hayal görüyorsun Tom.You're imagining things, Tom.
Tom hayalinden vazgeçmek zorunda kaldı.Tom had to give up his dream.
Biz şeyleri hayal ediyor olmalıyız.We must be imagining things.
Tom hayal kırıklığına uğramamıştı.Tom wasn't disappointed.
Meksikaya gitmeyi hayal ediyorum.I dream of going to Mexico.
Sonsuza kadar yaşayacakmışsın gibi hayal et. Bugün ölecekmişsin gibi yaşa.Dream as if you'll live forever. Live as if you'll die today.
Yapacak çok az şeyim olduğu için hayal kırıklığına uğradım.I was disappointed that I had so little to do.
Hayallerinden asla vazgeçme.Never give up on your dreams.
Hayal ettiğimden daha küçüktü.It was smaller than I had imagined.
Bu sadece benim hayalimdi.It was just my imagination.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod