Ana içeriğe geç
Sözlük

hayal ile cümle

hayal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bunun doğru olduğunu hayal bile edemiyorum.I can't imagine that it's true.
Neler atlattığını hayal bile edemiyorum.I can't imagine what you've been through.
Neler yaşadığını hayal bile edemiyorum.I can't imagine what you've been through.
Ne araştırdığını hayal edemiyorum.I can't imagine what you've gone through.
Başıma ne geldiğini hayal bile edemiyorum.I can't imagine what's come over me.
Acını hayal edemiyorum.I can't imagine your pain.
O bir balerin olmayı hayal etti.She dreamed of becoming a ballerina.
Böyle bir şeyin var olduğunu hayal bile edemezdim.I could never have imagined that something like this existed.
Hayaletlere inandığını bilmiyordum.I didn't know you believed in ghosts.
Hayallerimi sana anlatmak istemiyorum.I don't want to tell you my dreams.
Kötü bir hayal gücüm var.I have a bad imagination.
Zayıf bir hayal gücüm var.I have a poor imagination.
Ben bu konuda hayal ediyorum.I've been dreaming about this.
Yıllarca bunu hayal ettim.I've dreamed about this for years.
Yıllardır bunun hayalini kuruyorum.I've dreamed about this for years.
Bu günün hayalini kurdum.I've dreamed of this day.
Herkesi hayal kırıklığına uğrattım.I've let everybody down.
Şimdiye kadar olacağını hayal ettiğimden daha fazlasına sahibim.I have more than I dreamed I ever would.
Hayal kırıklığına uğramadığını umuyorum.I hope you're not disappointed.
Umarım beni hayal kırıklığına uğratmazsın.I hope you're not going to disappoint me.
Ben her şeyi hayal ettim.I imagined the whole thing.
Kimseyi hayal kırıklığına uğratmaktan hoşlanmam.I don't like to disappoint anyone.
Hayal kırıklığına uğrayacağını sanmıyorum.I don't think you'll be disappointed.
Beni hayal kırıklığına uğratmayacağını biliyorum.I know you won't disappoint me.
Seni hayal kırıklığına uğratmadığıma sevindim.I'm glad I didn't disappoint you.
Benim oldukça canlı bir hayal gücüm var.I've got a pretty vivid imagination.
Ben az önce bir hayalet gördüm.I just saw a ghost.
Beni hayal kırıklığına uğratmayacağını biliyordum.I knew you wouldn't disappoint me.
Seni bazen hayal kırıklığına uğrattığımı biliyorum.I know I disappoint you sometimes.
Seni hayal kırıklığına uğrattığımı biliyorum.I know I've let you down.
Tom'un hayal kırıklığına uğradığını biliyorum.I know Tom was disappointed.
Takımı hayal kırıklığına uğrattım.I let the team down.
Tom'u hayal kırıklığına uğrattım.I let Tom down.
Biraz hayal kırıklığına uğradığımı söylemeliyim.I must say I'm a bit disappointed.
Buraya böyle çabuk varacağını asla hayal etmedim.I never dreamed you'd get here so quickly.
Fransızcada bu kadar çabuk çok iyi olacağını hayal bile etmedim.I never dreamed you'd get so good at French so quickly.
Böyle güzel bir yerde yaşayacağımı hiç hayal etmedim.I never imagined I would live in such a nice place.
Sen bir milyoner olmayı hayal ediyorsun.You dream of becoming a millionaire.
Bu her zaman hayal ettiğimiz şey.It's what we've always dreamed of.
O film biraz hayal kırıklığına uğratıcı.That movie was a bit disappointing.
Hayal kırıklığına uğradın, değil mi?You're disappointed, aren't you?
Ay, güneşin hayalidir.The moon is the dream of the sun.
Hayalimdeki evin iki yatak odası var.My dream house has two bedrooms.
Makaleniz tarafından hayal kırıklığına uğradım.I was disappointed by your article.
Senin yazın hayal kırıklığıydı.Your article was disappointing.
Makalen beni hayal kırıklığına uğrattı.Your article disappointed me.
Tom'un ebeveynleri o, Harvard'a giremediği için hayal kırıklığına uğradılar.Tom's parents were disappointed that he couldn't get into Harvard.
Tom Harvard'a giremediği için hayal kırıklığına uğradı.Tom was disappointed that he couldn't get into Harvard.
Hayalinden vazgeçmek zorunda kaldı.She had to give up her dream.
Hayalinden vazgeçmek zorundaydı.She had to give up her dream.
Hayalinden umudunu kesmek zorundaydı.She had to give up her dream.
Kazasından sonra hayalinden vazgeçmek zorunda kaldı.He had to give up his dream after his accident.
Sensiz hayatımı hayal edemiyorum.I can't imagine my life without you.
Marika, Japonya'ya gitmeyi hayal etti mi?Did Marika dream about going to Japan?
Fransızca hayal kurar mısın?Do you dream in French?
Fransızca hayal kurarım.I dream in French.
Bence hayal görüyorsun.I think you're imagining things.
Biz onu hayal kırıklığına uğratamayız!We can't disappoint him!
O biraz hayal kırıklığına uğramış gibi geliyordu.She sounded a little disappointed.
O biraz hayal kırıklığına uğramış gibi görünüyordu.He sounded a little disappointed.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod