Tom her zaman bir hayalperestti.Tom was always a dreamer.
Tom hakkında hayal kurmaya devam ediyorum.I keep dreaming about Tom.
Tom'un hayali gerçek oluyor.Tom's dream is coming true.
Tom sınıfta sık sık hayallere dalar.Tom often daydreams in class.
Bu bir hayalin gerçekleşmesi gibi bir şeydi.It was like a dream come true.
Onu yapmayı hayal etmezdim.I wouldn't dream of doing that.
Tom hayallerinin evini yapmak istiyor.Tom wants to build his dream house.
En çılgın hayallerimde bile benimle çıkacağını asla düşünmedim.Never in my wildest dreams did I ever think you'd go out with me.
Onun hayali akıcı şekilde Fransızca konuşabilmekti.Her dream was to be able to speak French fluently.
O bir prenses olmayı hayal ediyordu.She dreamed of being a princess.
O bir kahraman olmayı hayal etti.He dreamed of being a hero.
İlk çocukluğumuzdan beri o hikayeler yazmayı hayal etti.Since early childhood, he dreamed of writing stories.
Köpeğim bir kedinin hayalini kuruyor.My dog is dreaming of a cat.
O, hayalini başarılı bir biçimde gerçekleştirdi.He successfully realised his dream.
Tom her zaman bir multimiyoner olmanın hayalini kurdu.Tom always dreamed of being a multi-millionaire.
Tom hayal kırıklığına uğramış.Tom's disappointed.
O hayal kırıklığına uğratıcı.That's disappointing.
Çok yüksek beklentiler genellikle hayal kırıklığı için bir nedendir.Too high expectations are often a cause for disappointment.
Her şeyin bir illuzyon olduğunu hayal et.Imagine that everything is a ilusion.
Umarım tüm hayallerin gerçekleşir.I hope that all your dreams come true.
Sen hayal gücünden yoksunsun.You lack imagination.
Sen hayal gücü kıt birisin.You're unimaginative.
Tom hayal kırıklığına uğratılacak.Tom will be disappointed.
Sen yine hayal kuruyorsun.You're dreaming again.
Onu hayal ediyorsunuz.You're imagining it.
Hayal kırıklığına uğramayacağını umuyorum.I hope you won't be disappointed.
Umarım hayal kırıklığına uğramaz.I hope he won't be disappointed.
Onun hayal kırıklığına uğramayacağını umuyorum.I hope she won't be disappointed.
O, hayallerindeki adamla karşılaştı.She met the man of her dreams.
Bu hayal kırıklığına uğratıcı.This is disappointing.
Tom hayalperest.Tom is imaginative.
Tom hayal kırıklığına uğramadı.Tom isn't disappointed.
Tom hayal kırıklığına uğramış görünüyor.Tom looks disappointed.
Bir şeyler hayal ediyoruz.We're imagining things.
Biz hayalperestiz.We're dreamers.
Biz hayalperestleriz.We're dreamers.
Tom hayal kuruyor mu?Is Tom dreaming?
Hayal kırıklığına uğradın mı?Are you disappointed?
Hayal kırıklığına uğramış değilim.I'm not discouraged.
Hayaletler görüyorum.I'm seeing ghosts.
Çok hayal kırıklığına uğradım.I'm very disappointed.
Hayal gücünü kullan.Use your imagination.
Ne hayal kırıklığı!What a disappointment!
Hayalim, İpek Yolu'nu bir deve üzerinde geçmektir.My dream is to cross the Silk Road on a camel.
Tom'un hayal kurduğuna eminim.I'm sure Tom dreams.
Bizi hayal kırıklığına uğratma.Don't let us down.
Çok hayal kırıklığına uğramış görünme.Don't look so disappointed.
Bu kadar hayal kırıklığına uğramış görünme.Don't sound so disappointed.
Tom açıkça hayal kırıklığına uğradı.Tom is clearly disappointed.
Tom çok hayal kırıklığına uğramış.Tom is very disappointed.
Sen hayal kırıklığına uğramayacaksın.You won't be disappointed.
Tom'u şimdi hayal kırıklığına uğratma.Don't let Tom down now.
Bir hayalet görmedim.I didn't see a ghost.
Hayaletlere inanmam.I don't believe in ghosts.
İşlerin bizi hayal kırıklığına uğratmasına izin vermeyelim.Let's not let things get us down.
Onların seni hayal kırıklığına uğratmalarına izin verme.Don't let them get you down.
Japonya'da olmayı hayal ediyorum.I dream of being in Japan.
Tom her zaman bir yarış arabası sürücüsü olmayı hayal etti.Tom always dreamed of becoming a race car driver.
Birini bu kadar çok sevmeyi hayal bile edemiyorum.I can't imagine loving anybody that much.
Ben böyle bir şey olduğunu hayal edemem.I can't imagine such a thing happening.