Âşık Edebiyatı hayalî olaylardan çok, gerçekçiliğin ön plâna çıktığı bir edebiyattır.Armastust konstitueerivale tundele on kõige lähemal imestus teise inimese elavalt tajutava reaalsuse üle.
19 yaşında. Hayali üniversiteye gidebilmek ve kardeşlerine bakabilmek.19 éves; az álma, hogy főiskolára járhasson, hogy támogathassa őket.
19 yaşında. Hayali üniversiteye gidebilmek ve kardeşlerine bakabilmek.그녀는 19살이고 그녀의 꿈은
19 yaşında. Hayali üniversiteye gidebilmek ve kardeşlerine bakabilmek.Cô ấy 19, ước mơ của cô là được học đại học để có thể hỗ trợ cho họ.
19 yaşında. Hayali üniversiteye gidebilmek ve kardeşlerine bakabilmek.Dia masih berusia 19 tahun; bermimpi untuk belajar di perguruan tinggi dan untuk menyokong saudaranya.
19 yaşında. Hayali üniversiteye gidebilmek ve kardeşlerine bakabilmek.Ela tem 19 anos, o seu sonho é ir para a Universidade para poder sustentá-los.
19 yaşında. Hayali üniversiteye gidebilmek ve kardeşlerine bakabilmek.Elle a 19 ans, son rêve est d'aller à la fac pour être en mesure de les faire vivre.
19 yaşında. Hayali üniversiteye gidebilmek ve kardeşlerine bakabilmek.Hun er 19, hendes drøm er at gå på universitetet for at kunne forsørge dem.
19 yaşında. Hayali üniversiteye gidebilmek ve kardeşlerine bakabilmek.Lei ha 19 anni; il suo sogno è andare all'università per poterli aiutare.
19 yaşında. Hayali üniversiteye gidebilmek ve kardeşlerine bakabilmek.Ma 19 lat, jej marzeniem jest iść na studia, aby móc utrzymać rodzeństwo.
19 yaşında. Hayali üniversiteye gidebilmek ve kardeşlerine bakabilmek.Sie ist 19, ihr Traum ist es, zu studieren, um sie unterstützen zu können.
19 yaşında. Hayali üniversiteye gidebilmek ve kardeşlerine bakabilmek.Tiene 19 años; sueña con ir a la universidad para poder ayudarles.
19 yaşında. Hayali üniversiteye gidebilmek ve kardeşlerine bakabilmek.Ей 19, она мечтает выучиться в колледже, чтобы содержать братьев и сестёр.
19 yaşında. Hayali üniversiteye gidebilmek ve kardeşlerine bakabilmek.Їй 19 років; її мрія - вчитися в коледжі і бути спроможною забезпечити їх.
19 yaşında. Hayali üniversiteye gidebilmek ve kardeşlerine bakabilmek.Тя е на 19 години; мечтата й е да отиде в колеж, за да може да ги поддържа финансово.
19 yaşında. Hayali üniversiteye gidebilmek ve kardeşlerine bakabilmek.היא בת 19; חלומה הוא ללמוד במכללה
19 yaşında. Hayali üniversiteye gidebilmek ve kardeşlerine bakabilmek.عمرها 19 سنة؛ وحلمها هو الالتحاق بالجامعة
19 yaşında. Hayali üniversiteye gidebilmek ve kardeşlerine bakabilmek.弟妹を養うことでした
Adını açıkça hayali gerçekten için california konuğu oldu önümüzdeki yedi yıl그의 이름은 분명 허구입니다 실제로 캘리포니아의 손님이었다 향후 7 년간
Adını açıkça hayali gerçekten için california konuğu oldu önümüzdeki yedi yılכמובן ששם הוא פיקטיבי אכן היה האורח של קליפורניה ל שבע השנים הבאות
Adını açıkça hayali gerçekten için california konuğu oldu önümüzdeki yedi yılومن الواضح أن اسم الذي همية كان في الواقع ضيف كاليفورنيا لل السنوات السبع التالية
Adını açıkça hayali gerçekten için california konuğu oldu önümüzdeki yedi yıl実際にはカリフォルニアのゲストだった 今後7年間 彼は法廷に歓迎されました
"Ama. Benimde bir hayalim vardı çocuğum ama onu takip etmeye korkuyordum."Ik had ook een droom, maar ik was te bang om hem te volgen."
"Ama. Benimde bir hayalim vardı çocuğum ama onu takip etmeye korkuyordum.""... 나도 한때 꿈을 가졌었지만, 그걸 좇기에는 두려웠단다."
"Ama. Benimde bir hayalim vardı çocuğum ama onu takip etmeye korkuyordum."Tapi, dulu aku memiliki impian, namun tidak berani mengejarnya."
"Ama. Benimde bir hayalim vardı çocuğum ama onu takip etmeye korkuyordum.""Też miałem marzenie, ale bałem się je zrealizować".
"Ama. Benimde bir hayalim vardı çocuğum ama onu takip etmeye korkuyordum.""...אבל. גם לי היה חלום, אבל פחדתי להגשים אותו."
"Ama. Benimde bir hayalim vardı çocuğum ama onu takip etmeye korkuyordum.""... لكنني كنت خائفاً من تحقيقه. "
"Ama. Benimde bir hayalim vardı çocuğum ama onu takip etmeye korkuyordum."それとも こう言いますか?
Ama benim hayalim bir Çin operası şarkıcısı olmaktı.Aber mein Traum war es, eine chinesische Opernsängerin zu werden.
Ama benim hayalim bir Çin operası şarkıcısı olmaktı.Ale moim marzeniem było zostać chińska śpiewaczką operową.
Ama benim hayalim bir Çin operası şarkıcısı olmaktı.Ale mojím snom bolo stať sa čínskou opernou speváčkou.
Ama benim hayalim bir Çin operası şarkıcısı olmaktı.Ale mým snem bylo stát se čínskou operní pěvkyní.
Ama benim hayalim bir Çin operası şarkıcısı olmaktı.Aquela sou eu a tocar no meu piano imaginário.
Ama benim hayalim bir Çin operası şarkıcısı olmaktı.Dar visul meu era să devin o interpretă de operă chineză.
Ama benim hayalim bir Çin operası şarkıcısı olmaktı.De az én álmom az volt, hogy kínai operaénekes legyek.
Ama benim hayalim bir Çin operası şarkıcısı olmaktı.Jaz pa sem sanjala, da bi postala pevka v kitajski operi.
Ama benim hayalim bir Çin operası şarkıcısı olmaktı.하지만 제 꿈은 중국 경극 배우가 되는 것이었어요.
Ama benim hayalim bir Çin operası şarkıcısı olmaktı.Ma il mio sogno era quello di diventare una cantante di opera cinese.
Ama benim hayalim bir Çin operası şarkıcısı olmaktı.Mais mon rêve était de devenir chanteuse d'opéra chinois.
Ama benim hayalim bir Çin operası şarkıcısı olmaktı.Men min dröm var att bli en kinesisk operasångerska.
Ama benim hayalim bir Çin operası şarkıcısı olmaktı.Mijn droom was een Chinese operazangeres te worden.
Ama benim hayalim bir Çin operası şarkıcısı olmaktı.Mutta unelmani oli tulla kiinalaiseksi oopperalaulajaksi.
Ama benim hayalim bir Çin operası şarkıcısı olmaktı.Nhưng ước mơ của tôi là trở thành một ca sĩ opera.
Ama benim hayalim bir Çin operası şarkıcısı olmaktı.Pero mi sueño era ser una cantante de ópera china.
Ama benim hayalim bir Çin operası şarkıcısı olmaktı.Tapi impian saya adalah menjadi penyanyi Opera Cina.
Ama benim hayalim bir Çin operası şarkıcısı olmaktı.Αλλά το όνειρό μου ήταν να γίνω μία Κινέζα τραγουδίστρια όπερας
Ama benim hayalim bir Çin operası şarkıcısı olmaktı.Але я мріяла стати китайською оперною співачкою.
Ama benim hayalim bir Çin operası şarkıcısı olmaktı.Но моята мечта беше да стана певица в Китайската опера.
Ama benim hayalim bir Çin operası şarkıcısı olmaktı.Но я мечтала стать певицей в китайской опере.
Ama benim hayalim bir Çin operası şarkıcısı olmaktı.אבל החלום שלי היה להיות זמרת אופרה סינית.
Ama benim hayalim bir Çin operası şarkıcısı olmaktı.ولكن كان حلمي بأن أصبح مطربة أوبرا صينية
Ama benim hayalim bir Çin operası şarkıcısı olmaktı.これは想像でピアノを弾いている私です
Ama benim hayalim bir Çin operası şarkıcısı olmaktı.但係我當時嘅夢想係成為中國歌劇家
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.A přemluvil jsem je, aby zafinancovali expedici.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Een ik overtuigde ze een expeditie te financieren.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.E li ho convinti a finanziare una spedizione.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Et je leur ai parlé de financer une expédition.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.Így beszéltem rá őket, hogy adjanak pénzt az expedícióra.
Ama bu aslında gerçekliği yaratma hayaliniz ile ilgili bir şey.그렇게 그 분들이 탐사에 자금을 대도록 꼬드겼죠.