Bu benim hayalimdeki iş.Este es el trabajo de mis sueños.
Tom'un hayali İngiltere'de okumaktır.El sueño de Tom es estudiar en Inglaterra.
Hayaliniz nedir?¿Cuál es vuestro sueño?
Tom'un hayali bir arkadaşı var.Tom tiene un amigo imaginario.
Hayalimdeki kadını bulmadığım sürece asla evlenmeyi düşünmüyorum.En lo que no haya encontrado a la mujer de mis sueños no me pienso casar nunca.
İşte hayalim buydu" dedi.Aquello era ciertamente en mi mente".
"Hayali bir dünyada yaşıyorlar".Están viviendo en un mundo de fantasía."
Sarah Selanik’e dönene kadar bu hayalinin farkında değildi.Sarah no iba a realizar este sueño hasta su regreso a Salónica.
Grinch, Dr. Seuss tarafından oluşturulan hayali bir karakterdir.El Grinch es un duende, un personaje de ficción creado por el Dr. Seuss.
Hem hayali hem gerçek başarılarını yüceltmek için de anıtlar inşa ettiler.También construyeron monumentos para glorificar a sus propios logros, tanto reales como imaginarios.
Annesi, balerin olmasını istiyordu fakat balerin olmak kızının hayali değildi.Su madre deseaba que fuese bailarina pero ese nunca había sido su sueño.
Şafak vakti yaklaşınca Faust Marguerite'nin hayalini görür ve onun yanına gitmeyi çok arzuılar.Mientras se acerca el amanecer, Fausto tiene una visión de Marguerite y la llama.
Kobol'un 12 Kolonisi Battlestar Galactica evrenindeki hayali uygarlık.Aerelon es una de las Doce Colonias de Kobol en Battlestar Galactica.
Bu hayaline ulaşması fazla uzun sürmedi.No duró mucho esa ilusión.
Hayali, başka bir ülkede yeni bir hayata başlamaktır.Tiene miedo de empezar una nueva vida en otro bosque.
Filmdeki hayali olaylar 1950'li yıllarda İtalya'da tenha bir adada geçer.La acción se desarrolla en una pequena isla italiana hacia el año 1950.
Unutulmuş Diyarlar için yaratılmış hayali bir karakterdir.La Olvidada Lección de Cosas Olvidadas.
Titiz araştırmaları ve nazik üslûbu sebebiyle Hayâlî mahlasının verildiği kaydedilmektedir.Le es otorgado por sus trabajos de investigación y amor a Úbeda.
Hayalim Premier Lig'de oynamaktı.Su sueño era jugar en la Premier League de Inglaterra.
Jedi Tapınağı, Yıldız Savaşları bilim-kurgu serisinde geçen hayali bir yapıdır.El templo Jedi forma parte del mundo de ciencia ficción de La Guerra de las Galaxias.
Peter Pettigrew, Harry Potter serisinde hayali karakterdir.Peter Pettigrew es un animago rata en la serie de libros de Harry Potter.
Yaşanan olaylar hayali bir Üçüncü Dünya Savaşı'nı konu alır.También se había especulado con la idea de una Tercera Guerra Mundial.
"'Bu ödül hayalimdi'".«“Me estaba volviendo previsible”».
1996 yılına gelindiğinde büyük bir hayali gerçek oldu.En 1991 su sueño se hizo realidad.
Duff Bira, Amerikalı çizgi dizisi The Simpsons'da hayalî bir bira markasıdır.Duff (Duff Beer) es la marca de cerveza de la serie de dibujos animados Los Simpson.
45 yaşında, çocukluk hayali olan yazarlığa adım attı.Hasta los 45 años era un ama de casa que soñaba con viajar.
Kanunî’nin En Sevdiği Şairdi: Hayâlî Bey.Su libro favorito de niño era "Corazón.
Çocukluk yıllarından itibaren pilotluk hayali kurdu.Sin embargo, desde su infancia soñó con ser misionera.
Hayali resim yapmam.Nunca pinté mis sueños.
Kuisy: Dee Dee'nin hayali arkadaşıdır.Mee-Mee: Una amiga de Dee-Dee.
Otto'nun sirke katılmak, yani bir akrobat olmak gibi bir hayali vardır.El octavo barco ha de ser el anfitrión y, por tanto, un equipo donostiarra.
Döngü, hayali dünya Alagaseia'da yer alır.La historia transcurre en el ficticio territorio de Alagaësia.
Bu hayali küresel yüzeyin her noktasında yerçekim kuvvetinin gücü (genligi) aynıdır.Así, la luna jugará con los corazones de todos ellos.
Hayali kendi uçağını yapmaktı.Su sueño era poder volar.
"Felsefenin aklı, kurmacanın hayali".¡El gran poder de la esperanza, Cure Dream!
Grup üyeleri şarkının hayali bir dille yazıldığını ifade ettiler.La página del grupo proclama que la letra de la canción pertenece a un idioma imaginario.
Tek hayali Jamie ile barışıp küçük kızına kavuşmak.Ellos dieron cuerpo a la relación del personaje de Jamie con su hija y su nieta.
James Bond 007, Ian Fleming tarafından 1952'de yaratılan hayalî bir İngiliz ajan karakteridir.James Bond, personaje de ficción creado por el novelista inglés Ian Fleming en 1952.
Hayalî hastalık.Enfermedad hepática.
Ütopya: Kelime anlamı hayali olan, gerçekliği olmayandır.Y descubrí que la unidad es la idea, ni la imagen ni la palabra.
Godzilla (ゴジラ, Gojira), hayali bir Japon canavarıdır.«Godzilla» puede referirse a: Godzilla (ゴジラ, "Gojira"), monstruo japonés ficticio.
Birden rüyasında Oronte'nin hayalini görür.En esas inmersiones, Horatio sueña.
Her yerde Salman'ın hayalini görür.Todas apoyan el sueño de Natalia.
Birçokları için, bu, bir hayalin gerçekleşmesiydi.Per molti, era un sogno che si realizzava.
Bu günün hayalini kurdum.Ho sognato questo giorno.
"Hayali bir dünyada yaşıyorlar".Stanno vivendo in un mondo di fantasia."
Hayali, başka bir ülkede yeni bir hayata başlamaktır.Decide allora di iniziare una nuova vita altrove.
Hayali ünlü bir yıldız olmaktır.Sogna di diventare una star.
Luke artık her zaman hayalini kurduğu üzere bir pilottur.Intanto, Ben è finalmente riuscito a diventare detective, quel che ha sempre sognato.
"'Bu ödül hayalimdi'".Questo premio gli sarebbe piaciuto".
1996 yılına gelindiğinde büyük bir hayali gerçek oldu.Nel 1991 il suo sogno è diventato realtà.
Ada, bu projeye, hayaliyle ve tutkusuyla düzenli ve düşünsel olarak girişti.Leo riesce però ad affrontare il tutto con ottimismo e speranza...
Bu hayalini de şaman kral olarak gerçekleştirmeye çalışır.È il motivo per cui desidera diventare Shaman King.
Sarah Selanik’e dönene kadar bu hayalinin farkında değildi.Ma Sarah riuscì a realizzare il suo sogno solo dopo il suo ritorno a Salonicco.
X-Files dizisinin "Paper Clip" bölümünde birçok hayali Nazi bilim adamı bulunmaktadır.All'interno dell'anime BLOOD+ esistono innumerevoli personaggi di fantasia.
Fred Weasley ve George Weasley, Harry Potter serisindeki hayali karakterler.I gemelli Fred e George Weasley della saga letteraria Harry Potter.
Dizi Pennsylvania'daki hayali bir kasaba olan Hemlock Grove'da geçer.La serie è ambientata nell'immaginaria cittadina Hemlock Grove, in Pennsylvania.
Hayalî hastalık.La finta ammalata.
Marko Ramius - Red October adlı hayalî Sovyet denizaltısının hayalî kaptanı.In quest'opera Marko era il capitano del sottomarino Ottobre Rosso.
Bu amaç tahayyül, yani bir nesnenin hayali bir resminin zihinde canlandırılmasıdır.In altre parole si cerca di far immedesimare un'idea indotta dall'immagine nel bicchiere.