Ana içeriğe geç
Sözlük

haya ile cümle

haya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sınavlar olmasaydı, bizim okul hayatı ne kadar mutlu olurdu!If it were not for examinations, how happy our school life would be!
Eğer huzurlu bir hayat istiyorsak, savaşa karşı çıkmamak elimizde değil.If we want a peaceful life, we cannot help objecting to war.
Hayalini gerçekleştireceksen, daha fazla çalışmak zorundasın.If you are to realize your dream, you must work harder.
Emniyet kemeri olmasaydı şimdi hayatta olmazdım.But for the safety belt, I wouldn't be alive today.
Spor olmasa okul hayatı ne kadar sıkıcı olurdu!If it were not for sports, how dull school life would be!
Büyükanne gelmezse çocuklar hayal kırıklığına uğrayacak.If Grandma doesn't come, the children will be disappointed.
O, o kazayla karşılaşmamış olsaydı şimdi hayatta olurdu.If he had not met with that accident, he would be alive now.
Bütün hayatta kalma umudundan vazgeçtim.I gave up all hope of survival.
Bu adam gerçekten karaktersiz. Hayatını kurtarmak için bir karar veremedi.This guy is really wishy-washy. He couldn't make a decision to save his life.
Artık mutsuz bir hayat sürmek istemiyorum.I don't want to lead a dog's life any more.
Mary Japonya'da bütün hayatı boyunca bekar kaldı.Mary remained single all her life in Japan.
Mary, onun ilkokul günlerinde, bir öğretmen olmayı hayal ediyordu.In her elementary school days, Mary dreamed of becoming a teacher.
Sanki hayal görüyormuşum gibi hissettim.I felt as if I were dreaming.
Çok geçmeden oğlan hayatın ne olduğunu öğrenir.It will not be long before the boy learns what life is.
Bir kısım Turist New York'u hayalet şehir olarak tanımlar.Few of the trippers called in at the ghost town of New York.
Bir kısım gezgin New York'u hayalet şehir olarak tanımlar.Few of the trippers called in at the ghost town of New York.
Köpeklerin çoğu hayatta.Most of the dogs are alive.
Neredeyse tüm köpekler hayatta.Almost all of the dogs are alive.
Evcil hayvanın olmadığı bir hayatı düşünmek zor.It's hard to imagine a life without pets.
İkizlerden biri hayatta, ancak diğer ölü.One of the twins is alive, but the other is dead.
Soğuk hava Tom'u yeniden hayata döndürdü.The cold air revived Tom.
Piknik bir hayal kırıklığıydı.The picnic was a disappointment.
Aptalca bir şey yüzünden hayatını tehlikeye atma.Don't risk your neck over something foolish.
Nobel Ödülünü kazanmak benim hayalim.It's my dream to win a Nobel Prize.
Hayatın pahasına niçin öyle aptalca bir şey yaptın?Why did you do such a foolish thing at the risk of your life?
Büyük bir para miktarı bile bir erkeğin hayatının yerini alamaz.Even a large sum of money cannot take the place of a man's life.
Bunu hayatta yapmam.I will not do that for the life of me.
Tom hayatının büyük kısmını boşa geçirdiğine pişman oldu.Tom regretted having wasted a great deal of his life.
Asla Tom'dan haber almanın hayalini kurmadım.Never did I dream of hearing from Tom.
Hayatını nasıl kazanır?How does he gain his living?
Televizyon aile hayatını mahvediyor.Television is ruining family life.
TV'nin icadı günlük hayatımızda köklü bir değişime neden oldu.The invention of TV caused a drastic change in our daily life.
Televizyonsuz hayatın nasıl olabileceğini hayal edebiliyor musunuz?Can you imagine what life would be like without television?
Çıkarabilirken hayatın tadını çıkarın.Enjoy life while you may.
Alabiliyorken hayattan zevk alın.Enjoy your life while you are able to.
Hayatta herkes başarılı olmaz.Not everybody succeeds in life.
Bir hata bir insanın hayatına mâl olabilir.One mistake will cost a person his life.
Bir zaman makinen olduğunu hayal et.Imagine that you have a time machine.
Çoğu insanın hayatı çevreleri tarafından belirlenir.The lives of most people are determined by their environment.
O, sınavda başarısız oldu ve ben büyük hayal kırıklığına uğradım.She failed the examination and I was greatly disappointed.
Böyle bir hayat süreceğime, ölsem daha iyi.I might as well die as lead such a life.
Ben öyle bir hayatı hayal edemiyorum.I can't imagine such a life.
O mevkideki bir kitapçı hayatta kalmak için yeterli para para kazanmaz.A bookstore in that location wouldn't make enough money to survive.
Asla hayatımda böyle berbat bir kaza görmedim.Never in my life have I seen such a terrible accident.
Hayatımda asla böyle bir şey duymadım ya da görmedim.Never in my life have I heard or seen such a thing.
Onu yapmana izin vereceğimi hayal bile etmezdim.I wouldn't dream of letting you do that.
O, ondan sonra zor bir hayat sürdü.He led a hard life after that.
Onlar hayatımın en hüzünlü saatleriydi.Those were the saddest hours of my life.
Yaşlı adam hayat hakkında birçok konuda deneyimli ve bilgili.The old man is wise and knows many things about life.
İlaç onun hayatını kurtardı.The medicine saved her life.
Hayal gerçek oldu.The dream has come true.
Çift, ​​sonuna kadar mutlu bir hayat yaşadı.The couple lived a happy life to the end.
Çift mutlu bir hayat sürdü.The couple led a happy life.
Hasta adamın hayatı tehlikede.The sick man's life is in danger.
Köle, hayatı için kaçtı.The slave ran for his life.
Sergi onun hayal gücünün bir ürünüydü.The exhibition was a product of his imagination.
Bölge, manzarası ve yaban hayatı ile ünlüdür.The area is notable for its scenery and wildlife.
Hayal kırıklığına uğratıcı duyuruyu duyduklarında herkese bir sessizlik örtüsü düştü.A blanket of silence fell over everyone when they heard the disappointing announcement.
Örgüt, yaban hayatı korumasında başlıca rol oynar.The organization plays a principal role in wildlife conservation.
Milyoner, fakir bir çocuk olarak hayata başladı.The millionaire began life as a poor boy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod