Hayır. O, sudan hoşlanmaz!No. He doesn't like water!
Hayır. Bir saatten fazladır onları arıyorum.No. I have been looking for them for more than one hour.
Hayır, yorgunum.No, I'm tired.
Hayır, bilmiyorum.No, I don't know.
Hayır, o hiç aşık olmadı.No, she has never fallen in love.
Hayır, o yapmadı.No, he didn't.
Hayır, kabahatin bende olduğunu düşünmüyorum.No, I don't think that I am to blame.
Hayır, suçlanacağımı düşünmüyorum.No, I don't think that I am to blame.
Hayır, asla orada bulunmadım.No, I've never been there.
Hayır, ben şarkı söylemiyorum.No, I'm not singing.
Hayır, o az önce öğle yemeği için dışarı çıktı.No, he has gone out for lunch already.
Hayır, onu henüz yazmadım.No, I haven't written it yet.
Hayır, fakat tenis oynarım.No, but I play tennis.
Hayır, teşekkür ederim. Sadece bakıyorum.No, thank you. I'm just looking.
Hayır, zorunda değilsin.No, you don't have to.
Hayır, hayır, bende.No, no, it's on me.
Hayır, bu gece için bir oda istiyorum.No, I don't. I want a room for tonight.
Hayır, teşekkürler. Sadece etrafa bakınıyorum.No, thank you. I'm just looking around.
Hayır, teşekkür ederim. Yeterince aldım.No, thank you. I've had enough.
Hayır, kaç tane oyuncak değil, kaç tane anahtar?No, not how many toys, how many keys?
Hayır, çok fazla değil.No, not too much.
Anne'in birçok hayranları var.Anne has many admirers.
Cömert bir adam hayır kurumuna iki milyar yen katkıda bulunduA generous man contributed some two billion yen to charity.
Hayat olduğu gibi onun için çok ilginç değil.Life as it is is very uninteresting to him.
Her şey göz önüne alındığında, babamın hayatı mutlu bir hayattı.All things taken into consideration, my father's life was a happy one.
Amerikalılar Lincoln'a dürüstlüğü için hayranlar.Americans admire Lincoln for his honesty.
Ben bir Amerikalı olarak, Lincoln'a hayranım.I, as an American, admire Lincoln.
Şu otobüs sizi hayvanat bahçesine götürecektir.That bus will take you to the zoo.
O, o zaman o uçuşu yapmamış olsaydı, şimdi hayatta olurdu.If he hadn't taken that flight then, he would be alive now.
O süpermarkete giderseniz, günlük hayatta kullandığınız pek çok şeyi satın alabilirsiniz.If you go to that supermarket, you can buy most things you use in your daily life.
Apartmanda evcil hayvanlara izin verilmez.No pets are allowed in that apartment house.
Sen gerçekten bir hayalet görmedin, o sadece sanal.You didn't really see a ghost - it was only imaginary.
Sana hayranım.I admire you.
Babana hayranlık beslerdin.You used to look up to your father.
Hayatında yeni bir başlangıç yapmalısın.You should make a fresh start in life.
Hayatından memnunsun, değil mi?You are satisfied with your life, aren't you?
Sen bütün hayallerimi gerçekleştirdin.You have made all my dreams come true.
Ölümden sonra hayat olduğuna inanıyor musun?Do you believe that there is life after death?
Bu öğleden sonra hayvanat bahçesine gitmek ister misin?Would you like to go to the zoo this afternoon?
Hayalet görmüş gibi gözüküyorsun.You look as if you had seen a ghost.
Evcil hayvanlara bakamazsın.You can't care for pets.
Hayatın boyunca çalışmak zorundasın.You must study your whole life.
Hayalin yakında gerçekleşecek.Your dream will come true in the near future.
Hayalin yakında gerçek olacak.Your dream will come true in the near future.
Hayallerin gerçekleşti.Your dreams have come true.
Bütün hayallerin gerçek olsun.May all your dreams come true!
Hayatınızdaki nihai hedefiniz nedir?What is your ultimate goal in your life?
Benim yeni arabana hayran olmamam elimde değil.I cannot help admiring your new car.
Okul hayatın hakkında daha çok şey bilmek istiyorum.I want to know more about your school life.
Hayatı yaşamaya değer hale getir.You make life worth living.
Haydi şerefe!Here's to you!
Onu hayal edemezsiniz, değil mi?You can't imagine it, can you?
Onlar gelemediğin için hayal kırıklığına uğradı.They were disappointed that you could not come.
Onun adresini bilmemeni hayal bile edemiyorum.I can't imagine your not knowing her address.
Senin aramaman beni hayal kırıklığına uğrattı.I was disappointed that you didn't call.
Hayatında en çok kime saygı duyuyorsun?Whom do you respect most in your life?
Gelemediğini duyduğumda hayal kırıklığına uğradım.I was disappointed when I heard that you couldn't come.
Bir bira için hayatımı feda ederim.I'm dying for a beer!
98 yolcudan ancak 3'ü hayatta kaldı.Only 3 out of the 98 passengers survived.
Her ikisi de hayattalar.Both are alive.