Hayat gerçekten de iyi bir şeydir.Life is indeed a good thing.
Hayat çok kısa.Life is very short.
Şans hayatınızda önemli bir rol oynar.Luck plays an important part in your life.
Hayatta neyin en önemli olduğu kişiden kişiye değişir.What is most important in life differs from person to person.
Hayatta hiçbir şey sağlıktan daha önemli değildir.Nothing is more important in life than health.
Hayatta herkesin isteği başarılı olmaktır.It is everyone's wish to succeed in life.
Hayatta başarı sürekli çaba gerektirir.Success in life calls for constant efforts.
Hayatta büyük zevk insanların yapamayacağını söylediği şeyi yapmaktır.The great pleasure in life is doing what people say you cannot do.
Hayatta zorluk seçimdir.The difficulty in life is the choice.
Hayatta birçok zorluklara katlanmak zorundasın.You have to endure a lot of hardships in life.
Hayatta hiçbir şey keyifli değildir.Nothing is pleasant in life.
Hayatta birçok gizemler vardır.There are many mysteries in life.
Hayat iniş ve yokuşlarla doludur.Life is full of ups and downs.
Hayat çıkışlarla ve inişlerle doludur.Life is full of ups and downs.
Sadece hayatın karanlık tarafında bakma.Don't look only on the dark side of life.
O hayatın bir bakıma bir yolculuk gibi olduğunu düşünüyor.He thinks that life is like a voyage in a sense.
Hayat çoğu kez bir yolculukla karşılaştırılıyor.Life is often compared to a voyage.
Hayat çoğu zaman bir dağa tırmanmakla karşılaştırılmıştır.Life has often been compared to climbing a mountain.
Hayat çoğu zaman bir yolculukla karşılaştırılır.Life is often compared to a journey.
Hayat ne kadar tuhaf!How strange life is!
İnsanlar hayatın kısa olduğunu söylüyor.People say that life is short.
Hayat tatlıdır.Life is sweet.
Hayat eğlenceden ve oyundan ibaret değildir.Life is not all fun and games.
Hayat her zaman gitmesini istediğimiz tarzda gitmez.Life doesn't always go the way we want it to.
Hayat kısa ve zaman hızlıdır.Life is short and time is swift.
Hayat macera doludur.Life is full of adventure.
Hayat bir seyahate benzer.Life is like a journey.
Hayatı olduğu gibi görmeyi öğrenmelisin.You must learn to see life as it is.
İster iyi olsun ister kötü olsun hayatı kabul etmeliyiz.We must accept life, for good or for evil.
Hayatımda geriye baktığımda, ben ne kadar çok zamanı boşa harcadığımın farkındayım.When I look back on my life, I realize how much time I wasted.
Su hayati bir önem taşıyan doğal bir kaynaktır.Water is a natural resource of vital importance.
Hayat varken ümit vardır.While there is life, there is hope.
Hayat varken umut var.While there is life, there is hope.
Bu hayat!This is life!
Hayatımda hiç böyle berbat bir hikaye duymadım.Never in my life have I heard such a terrible story!
Hayatımın en büyük hatasıydı.It was the biggest mistake of my life.
Hayat standartlarından şikayet etme.Don't quarrel with your bread and butter.
Geçen sene hayat pahalılığı tavan yaptı.The cost of living has shot through the ceiling in the last year.
Orada burada hayatta kalanları araştırdılar.They searched here and there looking for survivors.
Öğrenciler onun hayatını mutlu etti.The students made her life happy.
Öğrenciler öğretmenlerine hayrandır.The students hold their teacher in high regard.
Hayatın gizemi insan anlayışının dışındadır.The mystery of life is beyond human understanding.
Genç adam aşkta hayal kırıklığına uğradı.The young man was disappointed in love.
Kesinlikle hayır.Bugün hava çok soğukAbsolutely not. It's too cold today.
Geçen pazar ailem pandaları görmek için hayvanat bahçesine gitti.My family went to the zoo to see pandas last Sunday.
Öğretmen hayal kırıklığına uğramış gibi görünüyor.It seems the teacher was disappointed.
Cevabım öğretmeni hayal kırıklığına uğrattı.The teacher was disappointed at my answer.
Geçen gün hayatımda ilk kez balık tutmaya gittim.The other day I went fishing for the first time in my life.
Bütün hayvan türleri yaşamak için içgüdüsel dürtüye sahiptir.All forms of life have an instinctive urge to survive.
Büyükbabam seksen yaşında bir hastalık nedeniyle hayatını kaybetti.My grandfather died of a disease at eighty.
Büyükbabam hayatının geriye kalan kısmını sakin bir şekilde yaşamak istiyor.My grandfather wants to live quietly for the rest of his life.
Hayal gücüne egzersiz yaptırmalısın.You must exercise your imagination.
Hayal gücü, tüm uygarlığın köküdür.Imagination is the root of all civilization.
Ben hayal gücümü kullandım.I used my imagination.
Çimde yatan vahşi hayvanları görebiliriz.We can see wild animals lying in the grass.
Vergi artışları hayatlarımızı önemli ölçüde etkiledi.The tax increases affected our lives greatly.
Ben oğlumla hayal kırıklığına uğradım.I was disappointed in my son.
Oğlumun hâlâ hayatta olduğunu düşünmek elimde değil.I cannot help thinking that my son is still alive.
Oğlumun hâlâ hayatta olduğunu düşünmeden edemiyorum.I cannot help thinking that my son is still alive.
Köydeki herkes ona hayranlık besler.Everybody in the village looks up to him.