Ana içeriğe geç
Sözlük

hay ile cümle

hay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bu gezegende hayvan ve bitkiler yaşar.Animals and plants live on this planet.
Hayvanlar ormanda yaşar.Animals inhabit the forest.
Hayvanları besleme.Don't feed the animals.
Hayvanlara karşı zalim olmayın.Don't be cruel to animals.
Sizce hayvanların ruhu var mıdır?Do you think animals have souls?
Bazı hayvanlara öğretilebilir.Some animals can be taught.
Hayvanları karşı acımasız olmamalısın.You ought not to be cruel to animals.
İnsan gülen tek hayvandır.Man is the only animal that laughs.
Genç hayvanlar hızla yeni bir çevreye uyum sağlarlar.Young animals adapt quickly to a new environment.
Hayvanlara bakmayı çok fazla severim.I like taking care of animals very much.
Hayvanlarla ilgilenmek değerli bir deneyimdir.Taking care of animals is a valuable experience.
Bazı hayvanlar gece çok aktiftir.Some animals are very active at night.
Bazı hayvanlar tırmanmada çok iyidirler.Some animals are very good at climbing.
Hayvanların derisi kıllarla kaplı.The skin of animals is covered with hair.
Hayvanlar hava ve su olmadan var olamaz.Animals cannot exist without air and water.
Hayvanların ateşten niçin korktuğunu düşünüyorsunuz?Why do you think animals dread fire?
Hayvanlar ateşten korkar.Animals are afraid of fire.
Hayvanlar doğru ile yanlışı ayırt edemezler.Animals cannot distinguish right from wrong.
Hayvanlar içgüdüsel olarak hareket eder.Animals act on instinct.
Hayvanları yakalamak için, onlar bola kullanırdı.In order to catch animals, they used the bola.
Hayvanları kafese koyun.Put the animals into the cage.
O, senin hayatında olağanüstü önemliydi.He was extraordinarily important in your life.
Hayatında hiç böyle bir ikilem ile karşılaşmamıştı.Never in his life had he encountered such a dilemma.
Haberi duyduğunda biraz hayal kırıklığına uğradı.He was somewhat disappointed to hear the news.
O, serbest bir hayat yaşadı.He has led a loose life.
O, kimsenin hayal edemeyeceği en büyük sıkıntıya katlandı.He put up with the greatest hardship that no one could imagine.
Onun hiç evcil hayvanı yok.He doesn't have any pets.
Hayatını tıp mesleğine adadı.He dedicated his life to medical work.
Hayatını eğitime adadı.He devoted his life to education.
O, hayatını çalışmasına adamıştır.He devoted his life to his study.
Hayatını doğanın korunmasına adadı.He has dedicated his life to the preservation of nature.
O, bütün hayatı boyunca fakir kaldı.He remained poor all his life.
O, bütün hayatı boyunca bekar kaldı.He remained single all his life.
O, işler umduğu gibi sonuçlanmadığı için hayal kırıklığına uğradı.He was disappointed that things didn't turn out as he'd hoped.
Sonuçlarda hayal kırıklığına uğramış gibi görünüyor.He seemed disappointed at the results.
O, bu sabah bir hayli mektup aldı.He received a good many letters this morning.
O bizi hayvanat bahçesine götürdü.He took us to the zoo.
Hayatımı kurtardığı için ona çok şey borçluyum.I owe him a great deal because he saved my life.
O, kendi hayatı pahasına boğulan çocuğu kurtardı.He saved the drowning boy at the risk of his own life.
O tüm hayatını fakir insanlara yardım etmeye adadı.He dedicated his whole life to helping poor people.
O, kendi hayatı pahasına onu kurtardı.He saved her at the cost of his own life.
Hayatında bir amacı var, para kazanmak.He has only one aim in life, to make money.
O hayatının çoğunu düşmanlarıyla savaşarak harcamış cesur bir savaşçıydı.He was a brave warrior who had spent most of his life fighting his enemies.
Hayatının çoğunu yurt dışında yaşadı.He lived abroad for much of his life.
O bir hayat kurtardığı için methedildi.He was praised for saving a life.
O, ülkede zengin ve rahat bir hayat yaşadı.He lived a rich and comfortable life in the country.
Şehir hayatının elverişli yönlerini vurguladı.He stressed the convenient aspects of city life.
Atlar hariç tüm hayvanları sever.He likes all animals except horses.
Onu kurtarmak için hayatını riske attı.He risked his life to save her.
Mutsuz bir hayat sürdü.He lived an unhappy life.
Hayatını yolsuzlukla mücadeleye adadı.He dedicated his life to fighting corruption.
Hayat siz diğer planları yapmakla meşgulken size olanlardır.Life is what happens to you while you're busy making other plans.
Haydi, benimle oyna, çok sıkıldım!Come on, play with me, I'm so bored!
Nasıl hissettiğini hayal edebiliyorum.I can imagine how you felt.
Hiç param yok, ama hayallerim var.I have no money, but I have dreams.
Güçlü hayatta kalacak ve zayıf ölecek.The strong will survive and the weak will die.
Basın onun özel hayatıyla ilgileniyor.The press is interested in his private life.
Açlığın eşiğinde olduğumuz zaman, onlar hayatlarımızı kurtardı.When we were on the brink of starvation, they saved our lives.
Mars'ta hayat olmadığı söyleniyor.It is said that there is no life on Mars.
Mars'ta hayat var mıdır?Is there any life on Mars?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod