İkincisi, geleneksel hayırseverlik ve yardımın yoksulluğun sorunlarını çözemeyeceği gerçeği.Segunda: as tradicionais obras de caridades e auxílios nunca irão resolver os problemas da pobreza.
İkincisi, geleneksel hayırseverlik ve yardımın yoksulluğun sorunlarını çözemeyeceği gerçeği.Za druhé, že tradičná charita a pomoc nikdy nevyriešia problémy chudoby.
İkincisi, geleneksel hayırseverlik ve yardımın yoksulluğun sorunlarını çözemeyeceği gerçeği.Вторая — это то, что [традиционная благотворительность и помощь никогда не решат проблему бедности].
İkincisi, geleneksel hayırseverlik ve yardımın yoksulluğun sorunlarını çözemeyeceği gerçeği.Второ, традиционната благотворителност и помощ никога няма да решат проблемите на бедността.
İkincisi, geleneksel hayırseverlik ve yardımın yoksulluğun sorunlarını çözemeyeceği gerçeği.השני הוא שצדקה מסורתית וסיוע הומניטרי לא הולכים לפתור את בעיית העוני בעולם.
İkincisi, geleneksel hayırseverlik ve yardımın yoksulluğun sorunlarını çözemeyeceği gerçeği.الدرس الثاني هو أن الأعمال الخيرية التقليدية والمساعدات لن تحلّ مشاكل الفقر مطلقاً.
İkincisi, geleneksel hayırseverlik ve yardımın yoksulluğun sorunlarını çözemeyeceği gerçeği.貧困問題の解決にはならないということ アンドルーがすでに詳しく語っているので 3つめに行きます
Ne yapacaktılar? Hayırseverlik, onların bu duruma cevabı oldu.Mit tettek ez ellen?
Ne yapacaktılar? Hayırseverlik, onların bu duruma cevabı oldu.Que podiam eles fazer a este respeito?
Ne yapacaktılar? Hayırseverlik, onların bu duruma cevabı oldu.¿Qué podían hacer al respecto?
Ne yapacaktılar? Hayırseverlik, onların bu duruma cevabı oldu.Que pouvaient-ils faire ?
Ne yapacaktılar? Hayırseverlik, onların bu duruma cevabı oldu.Какво правят те?
O zamanlarda Rockefeller'in "hayırseverlik işi" olarak adlandırdığı hayır kurumunu yeniden keşfediyorlardı.Reinventavam a caridade naquela época, a que Rockefeller chamou "negócio da benevolência".
O zamanlarda Rockefeller'in "hayırseverlik işi" olarak adlandırdığı hayır kurumunu yeniden keşfediyorlardı.Wtedy na nowo tworzyli filantropię, to co Rockefeller nazywał "biznesem życzliwości".
O zamanlarda Rockefeller'in "hayırseverlik işi" olarak adlandırdığı hayır kurumunu yeniden keşfediyorlardı.Τότε επανεφεύρισκαν τη φιλανθρωπία, αυτό που ο Ροκφέλερ ονόμασε "η επιχείρηση της αγαθής προαίρεσης".
Umutluyum çünkü bu sadece kendini yeniden organize eden hayırseverlik değil aynı zamandaE estou esperançosa porque não é só a filantropia que se está a reorganizar.
Umutluyum çünkü bu sadece kendini yeniden organize eden hayırseverlik değil aynı zamandaE sono speranzosa perchè non è solo la filantropia che si sta riorganizzando.
Umutluyum çünkü bu sadece kendini yeniden organize eden hayırseverlik değil aynı zamandaEt je suis pleine d'espoir parce que ce n'est pas seulement la philanthropie qui se réorganise.
Umutluyum çünkü bu sadece kendini yeniden organize eden hayırseverlik değil aynı zamandaJestem dobrej myśli, ponieważ to nie tylko filantropia się reorganizuje.
Umutluyum çünkü bu sadece kendini yeniden organize eden hayırseverlik değil aynı zamanda왜냐하면 단지 재조직화하고 있는 자선 사업 뿐만 아니라 사회적 부문과
Umutluyum çünkü bu sadece kendini yeniden organize eden hayırseverlik değil aynı zamandaSaya berharap karena bukan saja filantropi yang mengorganisir ulang dirinya.
Umutluyum çünkü bu sadece kendini yeniden organize eden hayırseverlik değil aynı zamandaȘi sper fiindcă nu numai filantropia se reorganizează.
Umutluyum çünkü bu sadece kendini yeniden organize eden hayırseverlik değil aynı zamandaUnd ich bin hoffnungsvoll, denn nicht nur die Philanthropie organisiert sich neu.
Umutluyum çünkü bu sadece kendini yeniden organize eden hayırseverlik değil aynı zamandaY estoy esperanzada pues no es solo la filantropía la que se esta reorganizando en si.
Umutluyum çünkü bu sadece kendini yeniden organize eden hayırseverlik değil aynı zamandaΕίμαι αισιόδοξη επειδή δεν είναι μόνον η φιλανθρωπία που αναδιοργανώνεται
Umutluyum çünkü bu sadece kendini yeniden organize eden hayırseverlik değil aynı zamandaИ я полна надежд, потому что реорганизовывается не только филантропия.
Umutluyum çünkü bu sadece kendini yeniden organize eden hayırseverlik değil aynı zamandaОбнадеждена съм, защото не само филантропията се реорганизира.
Umutluyum çünkü bu sadece kendini yeniden organize eden hayırseverlik değil aynı zamandaואני מלאת-תקווה לא רק מפני שהנדבנות מתארגת מחדש, אלא גם כל יתר חלקי המגזר החברתי
Umutluyum çünkü bu sadece kendini yeniden organize eden hayırseverlik değil aynı zamandaومتفائلة ليس فقط أن العمل الخيري سيعيد ترتيب نفسه بل كذلك كل القطاعات، المجتمع
Umutluyum çünkü bu sadece kendini yeniden organize eden hayırseverlik değil aynı zamanda社会のあらゆる場面で 変化が起こりつつあるからです ビジネス界でも
Ve bunu yaparken herkesin bildiği hayırseverlik üzerine -Gates veya Soros ve Google gibi-- fazla durmayacağım.Al hacer esto no me voy a detener mucho en la filantropía muy grande que todo el mundo conoce,
Ve bunu yaparken herkesin bildiği hayırseverlik üzerine -Gates veya Soros ve Google gibi-- fazla durmayacağım.Ik zal niet teveel uitweiden over de grootschalige filantropie die we al kennen:
Ve bunu yaparken herkesin bildiği hayırseverlik üzerine -Gates veya Soros ve Google gibi-- fazla durmayacağım.И докато го правя, няма да се спирам толкова върху много едрата филантропия, за която всички вече знаят -
Ve bunu yaparken herkesin bildiği hayırseverlik üzerine그리고 그것을 함에 있어서, 저는 여러분 모두가 이미 알고 있는
Ve bunu yaparken herkesin bildiği hayırseverlik üzerineואינני מתכוונת להתעסק הרבה
Ve bunu yaparken herkesin bildiği hayırseverlik üzerineوعندما أفعل هذا فلن أطيل عليكم
Ve bunu yaparken herkesin bildiği hayırseverlik üzerineはたまたグーグルといった みなさんご存知の大規模な団体について
Ve bu sadece çok zenginler için organize edilmiş hayırseverlik varsayımına meydan okuyor.En dit daagt nog een veronderstelling uit. Namelijk dat georganiseerde filantropie enkel voor de rijksten is.
Ve bu sadece çok zenginler için organize edilmiş hayırseverlik varsayımına meydan okuyor.E questo sfida un altro presupposto, ossia che la filantropia organizzata sia solo per i molti ricchi.
Ve bu sadece çok zenginler için organize edilmiş hayırseverlik varsayımına meydan okuyor.Ini mematahkan asumsi lain, yaitu bahwa filantropi terorganisir hanya untuk mereka yang sangat kaya.
Ve bu sadece çok zenginler için organize edilmiş hayırseverlik varsayımına meydan okuyor.Isto põe em causa ainda outro pressuposto, o de que a filantropia organizada é só para os muito ricos.
Ve bu sadece çok zenginler için organize edilmiş hayırseverlik varsayımına meydan okuyor.그리고 이것은 조직된 자선사업은 단지 아주 부자들만을 위한 것이라는 또 다른 가정에 도전하고 있습니다.
Ve bu sadece çok zenginler için organize edilmiş hayırseverlik varsayımına meydan okuyor.Și aceasta provoacă o altă ipoteză si anume aceea că filantropia organizată e doar pentru cei foarte bogați.
Ve bu sadece çok zenginler için organize edilmiş hayırseverlik varsayımına meydan okuyor.To kwestionuje jeszcze inne założenie, że filantropia zorganizowana jest tylko dla bardzo zamożnych.
Ve bu sadece çok zenginler için organize edilmiş hayırseverlik varsayımına meydan okuyor.Y esto desafía aun otra suposicíon, que es que la filantropía organizada es solo para los muy ricos.
Ve bu sadece çok zenginler için organize edilmiş hayırseverlik varsayımına meydan okuyor.Κι αυτό αμφισβητεί ακόμη μία εικασία, ότι δηλαδή η οργανωμένη φιλανθρωπία είναι μόνο για τους πολύ πλουσίους.
Ve bu sadece çok zenginler için organize edilmiş hayırseverlik varsayımına meydan okuyor.А това предизвиква още едно предположение - че организираната филантропия е само за много богатите.
Ve bu sadece çok zenginler için organize edilmiş hayırseverlik varsayımına meydan okuyor.וזה קורא תיגר על הנחה נוספת, לפיה הנדבנות המאורגנת נועדה רק לעשירים מאד.
Ve bu sadece çok zenginler için organize edilmiş hayırseverlik varsayımına meydan okuyor.وهذه التحديات حتى الآن إفتراض أخر بأن العمل الإنساني المنظم فقط للأثرياء جداً
Ve bu sadece çok zenginler için organize edilmiş hayırseverlik varsayımına meydan okuyor.慈善事業は大金持ちのみが行うというものです ドナーズチューズのサイトをチェックしてみてください
Ve eğlenceye karşı hayırseverlik.A zábava spíše oproti dobročinnosti.
Ve eğlenceye karşı hayırseverlik.E il piacere per la solidarietà.
Ve eğlenceye karşı hayırseverlik.En plezier versus filantropie.
Ve eğlenceye karşı hayırseverlik.In zabava nasproti filatropiji.
Ve eğlenceye karşı hayırseverlik.Ja hauskuus vastaan filantropia.
Ve eğlenceye karşı hayırseverlik.Kesenangan versus filantropi.
Ve eğlenceye karşı hayırseverlik.재미 대 박애
Ve eğlenceye karşı hayırseverlik.Le choix entre l'amusement et la philanthropie.
Ve eğlenceye karşı hayırseverlik.Och lycka kopplat till välgörenhet.
Ve eğlenceye karşı hayırseverlik.Og fornøjelse kontra filantropi.