Hayırlı bir şey yaparak başka bir insana yardım ettiğinizde, bu devam eder ve eder.다른 사람을 돕기 위해 자선활동을 하면, 지속되고 또 지속됩니다.
Hayırlı bir şey yaparak başka bir insana yardım ettiğinizde, bu devam eder ve eder.Ko pa naredimo neko filantropsko dejanje da bi pomagali drugemu, pa dober občutek traja in traja.
Hayırlı bir şey yaparak başka bir insana yardım ettiğinizde, bu devam eder ve eder.Kun tekee jotain filantrooppista auttaakseen toista henkilöä, vaikutus kestää.
Hayırlı bir şey yaparak başka bir insana yardım ettiğinizde, bu devam eder ve eder.När man gör något filantropiskt för att hjälpa någon annan, stannar det kvar länge.
Hayırlı bir şey yaparak başka bir insana yardım ettiğinizde, bu devam eder ve eder.Når man gør noget filantropisk for at hjælpe andre mennesker, varer det ved og ved.
Hayırlı bir şey yaparak başka bir insana yardım ettiğinizde, bu devam eder ve eder.Pokud uděláte něco dobročinného, abyste pomohli jiné osobě, tak to trvá a trvá.
Hayırlı bir şey yaparak başka bir insana yardım ettiğinizde, bu devam eder ve eder.Quando fai un gesto altruistico per aiutare qualcuno, continua e continua.
Hayırlı bir şey yaparak başka bir insana yardım ettiğinizde, bu devam eder ve eder.Terwijl als je iets filantropisch doet om een ander te helpen, je geluk dan blijft aanhouden.
Hayırlı bir şey yaparak başka bir insana yardım ettiğinizde, bu devam eder ve eder.Wenn Sie etwas Menschenfreundliches tun, um einem anderen zu helfen, hält es stetig an.
Hayırlı bir şey yaparak başka bir insana yardım ettiğinizde, bu devam eder ve eder.Όταν κάνεις κάτι φιλανθρωπικό για να βοηθήσεις κάποιον άλλο, διαρκεί σε βάθος χρόνου.
Hayırlı bir şey yaparak başka bir insana yardım ettiğinizde, bu devam eder ve eder.А удовольствие от бескорыстного действия длится и длится.
Hayırlı bir şey yaparak başka bir insana yardım ettiğinizde, bu devam eder ve eder.Когато правиш нещо филантропично, за да помогнеш на друг човек, то е извънредно трайно.
Hayırlı bir şey yaparak başka bir insana yardım ettiğinizde, bu devam eder ve eder.כשעושים משהו פילנתרופי, לעזור לאדם אחר, זה נמשך ונמשך.
Hayırlı bir şey yaparak başka bir insana yardım ettiğinizde, bu devam eder ve eder.و عندما تقوم بعمل خيري فإنه يدوم و يستمر.
Hayırlı bir şey yaparak başka bir insana yardım ettiğinizde, bu devam eder ve eder.これらはポジティブな介入の例です
- Hayırlı yolculuklar.- Bon voyage.
Hayırlı yolculuklar.¡Buen viaje!
- Hayırlı yolculuklar.C'est ta maman maintenant.
- Hayırlı yolculuklar.- Chúc thượng lộ bình an.
- Hayırlı yolculuklar.- Ha en säker resa.
- Hayırlı yolculuklar.- Heb een veilige reis.
- Hayırlı yolculuklar.- Přeju bezpečnou cestu.
- Hayırlı yolculuklar. - Sağ ol, bavulu ver.- Domnule, trebuie să fii așezat.
- Hayırlı yolculuklar. - Sağ ol, bavulu ver. İyi eğlenceler Boeun.- אדונים, אתה חייב לשבת. - המטוס עוזב. פתח את...
- Hayırlı yolculuklar. - Sağ ol, bavulu ver. İyi eğlenceler Boeun.- سيد، يجب أن تجلس - إفتحي باب الخروج
- Hayırlı yolculuklar. - Sağ ol, bavulu ver.- Pane, musíte sedět.
- Hayırlı yolculuklar. - Sağ ol, bavulu ver.- Pane, musíte sedieť.
- Hayırlı yolculuklar. - Sağ ol, bavulu ver.- Senhor, você deve estar sentado.
- Hayırlı yolculuklar. - Sağ ol, bavulu ver.- Sir, musi być osadzona.
- Hayırlı yolculuklar. - Sağ ol, bavulu ver.- Sir, Sie müssen sitzen.
- Hayırlı yolculuklar. - Sağ ol, bavulu ver.- Sir, sinun on istuttava.
- Hayırlı yolculuklar. - Sağ ol, bavulu ver.- Sir, skal du blive siddende.
- Hayırlı yolculuklar. - Sağ ol, bavulu ver.- Uram, meg kell helyet.
- Hayırlı yolculuklar. - Sağ ol, bavulu ver.- Ya, berikan koperku.
- Hayırlı yolculuklar. - Sağ ol, bavulu ver.- Ya, berikan koperku.
- Hayırlı yolculuklar. - Sağ ol, bavulu ver.- Κύριε, πρέπει να είστε καθισμένοι.
- Hayırlı yolculuklar. - Sağ ol, bavulu ver.- Сер, ви повинні сидіти.
- Hayırlı yolculuklar. - Sağ ol, bavulu ver.- سفرة آمنة - نعم، إعطيني الحقيبة
- Hayırlı yolculuklar.- Tengan un viaje seguro.
- Hayırlı yolculuklar.- Tenga un buen viaje.
Hayırlı yolculuklar.Wracaj ze mną.
- Hayırlı yolculuklar.- Будьте осторожны.
- Hayırlı yolculuklar.Лек път.
- Her şey için teşekkürler. - Kendinizi fazla yormayın. - Hayırlı yolculuklar.Kje je?
- Kendinizi fazla yormayın. - Hayırlı yolculuklar. - Sağ ol, bavulu ver.- Thưa anh, mời anh quay trở về chỗ ngồi của mình.
Mahlukatın en hayırlı sevgilisineSur Ton bien-aimé, le meilleur de toutes les créatures
Mahlukatın en hayırlı sevgilisineعلى حبيبك خير الخلق كلّهم
"Müslümanlar için en hayırlı evler Şam- Dimaşk denilen yerdeki topraklardadır" buyurdu Efendimiz (sav)."Las mejores casas para los musulmanes están en la tierra de Sham", dijo nuestro Profeta (saws).
"Müslümanlar için en hayırlı evler Şam- Dimaşk denilen yerdeki topraklardadır" buyurdu Efendimiz (sav)."Наилучшие дома для Мусульман, сказал наш Пророк (сас), на земле Шама". На земле, под названием Дамаск.
"Müslümanlar için en hayırlı yer orası, insanlar orada toplansın" buyurdu.Die besten muslimischen Häuser sind dort Die Leute versammeln sich dort.
"Müslümanlar için en hayırlı yer orası, insanlar orada toplansın" buyurdu.En la tierra nombrada Damasco están las mejores casas musulmanas. La gente se reúne ahí.
"Müslümanlar için en hayırlı yer orası, insanlar orada toplansın" buyurdu.Le case migliori dei musulmani sono lí. La gente vi si raduna.
"Müslümanlar için en hayırlı yer orası, insanlar orada toplansın" buyurdu.Rumah2 orang2 Muslim yang terbaik berada di sana.
"Müslümanlar için en hayırlı yer orası, insanlar orada toplansın" buyurdu.Там самые лучшие Мусульманские дома. Там собираются люди.
Nüfuzunuz varsa ve insanlar lafınızı dinliyorsa- -bu konumuzunu hayırlı işler için kullanmanız lazım.Amikor van befolyásod, és az emberek figyelnek rád, jóra kellene használni a helyzeted.
Nüfuzunuz varsa ve insanlar lafınızı dinliyorsa- -bu konumuzunu hayırlı işler için kullanmanız lazım.Când ai oarece influenţa şi oamenii te ascultă, trebuie să-ţi foloseşti poziţia pentru a face ceva bun.
Nüfuzunuz varsa ve insanlar lafınızı dinliyorsa- -bu konumuzunu hayırlı işler için kullanmanız lazım.Khi bạn có 1 số ảnh hưởng đến những người lắng nghe bạn bạn nên sử dụng điều đó để làm điều tốt đẹp
Nüfuzunuz varsa ve insanlar lafınızı dinliyorsa- -bu konumuzunu hayırlı işler için kullanmanız lazım.Когато имаш влияние и хората те слушат... ...трябва да го използваш за добри цели.
Peki daha çok tartışma yaratılmasından nasıl hayırlı bir sonuç ortaya çıkarabiliriz?Cum ne punem de acord cu aceste două lucruri care duc la mai multă ceartă, dar pe care le considerăm bune?
Peki daha çok tartışma yaratılmasından nasıl hayırlı bir sonuç ortaya çıkarabiliriz?Entonces, ¿cómo conciliar esas dos cosas? nos lleva a discusiones, pero ¿nos parece algo bueno?