Ana içeriğe geç
Sözlük

hayırlı ile cümle

hayırlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Sen de benim kızlarımdan hayırlısın.認為女兒是最好的。
Hikmet: Hoş, hayırlı anlamlarına gelir.御下分明,善於撫養。
Muvahhid olan âif hiçbir zerreyi kendisinden daha hayırlı görmez.善於彼者,未必其善於此也。
Yüzümüze hayırlı sabahlar açılsın.晨起覈牘得其情。
Saltanatınızın hayırlı, bereketli ve uzun ömürlü olmasını diliyoruz.喜歡的話,「對自己嚴厲,對人和善」。
Doğal, iyi niyetli, karizmatik ve çalışkan bir adam olan Galip, hep hayırlı bir evlat olmuştur.与一个如此有才华、有趣又善良的人一起,这是一个愉快的工作。
Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır."願真主降福,他是最善於創造的。
Umarım her iki taraf için de hayırlı olur.此举对双方都有利。
Herkese hayırlı olmasını istiyoruz.这对大家都有好处。
Hayırlı Günler!". magazinkolik.com.Dobry wieczór. =晚上好。
Yine de iffetli olmaları kendileri için daha hayırlıdır.樂善論功最大,優敘。
Bu yüzden onlara “eumenide’ler” (hayırlı’lar) de denir.就用比喻对他们说,有一个财主,田产丰盛。
Olur ki hoşlanmadığınız bir şey sizin için hayırlı olur.“你們要求善,不要求惡,就必存活。
Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır” (62: 9).그러면 너는 훌륭한 하나님의 종이 될 것이다.”
10 Temmuz - Hayırlı Parlamento dağıldı.7월 10일 - 대한민국의 배우 공유.
Yüzümüze hayırlı sabahlar açılsın.그리고 밝은 내일의 새 아침이 오기를 기다립시다.
Muvahhid olan âif hiçbir zerreyi kendisinden daha hayırlı görmez.짐승의 맏배 대신 더 좋은 것이라 하여 다른 것을 바쳐서는 안된다(레27:26).
Helal ve hayırlı işler Allah'ın adıyla, ve O'nun emir ve müsaadeleri doğrultusunda yapılan işlerdir.그 언약의 말씀을 순종할 때 하나님께 영광이요 축복과 생명이 따르는 것이다.
Bütün milletimize uğurlu ve hayırlı olsun.אני מאחל לאיש ואיש מכם אושר והצלחה.
Muhammed, "Sana ondan daha hayırlısını söylesem ne dersin?אמר לו הנביא " האם עלי להדריך אותך למשהו טוב יותר?
Herkese hayırlı olmasını istiyoruz.הידיעה שכל שרצונו להיטיב.
Yüzümüze hayırlı sabahlar açılsın.ב-Good Morning America.
Koridorda bulunan 108 adet bronz kase Buda'nın 108 hayırlı durmunu simgeler.סביב הפסל 108 קערות המייצגות את 108 התכונות של בודהה.
10 Temmuz - Hayırlı Parlamento dağıldı.11 ביולי – אישו רחוק המפלגות החדש.
Hayırlı Ramazanlar.רמדאן מבורך.
Hayırlı Ramazanlar.רמדאן כרים.
Hayırlı Ramazanlar.חודש רמדאן טוב.
Umarım her iki taraf için de hayırlı olur.Това се оказва полезно и за двете страни.
Sen de benim kızlarımdan hayırlısın.Тя дори му се струва по-благоприятна от самите му дъщери.
Yüzümüze hayırlı sabahlar açılsın.Utječe na Ranka da pokaže svoju dobru stranu.
"Hayırlı olsun!".Hvala vam lijepo!"
Hayırlısı olsun.." demiştir.Još bolje." ...
Bütün milletimize uğurlu ve hayırlı olsun.Želimo cijeloj obitelji sve najbolje".
İnanca göre insanların en hayırlıları sahabeler, sonra tabiin ve sonra diğerleri gelir.Crkva uživa ugled i kod vjernika drugih vjera, pa ju posjećuju pravoslavni i vjernici.
Umarım her iki taraf için de hayırlı olur.Dohoda bola výhodná pre obe strany.
Yüzümüze hayırlı sabahlar açılsın.Najboljše se je videl v jutranjih urah.
Celvetîler halkla beraber olmanın hayırlı olduğunu düşünürler.Socialna služba je namreč ugotovila, da je najbolje, če ostaneta skupaj.
Umarım her iki taraf için de hayırlı olur.Rad bi dosegel pravico za obe strani.
Yüzümüze hayırlı sabahlar açılsın.Ir kiekvieną mielą rytą Te skambutis kviečia.
Bütün milletimize uğurlu ve hayırlı olsun.Olen tõsiselt rõõmus, et võin teid tervitada ning teile jõudu ja edu soovida.
Yüzümüze hayırlı sabahlar açılsın.Õied avanevad pärastlõunal.
Ancak bir hayırlı tarafı da vardı.Aber ich hatte Glück.
Ancak bir hayırlı tarafı da vardı.Ale našlo sa aj svetlo na konci tunela.
Ancak bir hayırlı tarafı da vardı.Był jednak promyk nadziei.
Ancak bir hayırlı tarafı da vardı.Cependant, il y avait une bonne nouvelle.
Ancak bir hayırlı tarafı da vardı.Comunque, c'è stato un risvolto positivo.
Ancak bir hayırlı tarafı da vardı.Contudo, apareceu uma luz no fim do túnel.
Ancak bir hayırlı tarafı da vardı.Cu toate astea, a apǎrut ceva la orizont.
Ancak bir hayırlı tarafı da vardı.Det fanns dock något positivt.
Ancak bir hayırlı tarafı da vardı.그러나 불행 속, 한 가닥 희망이 나타났습니다.
Ancak bir hayırlı tarafı da vardı.Maar toch was er een lichtpuntje.
Ancak bir hayırlı tarafı da vardı. Profesörlerden biri, "Belki sana faydam dokunabilir, ufaklık" dedi.Azért akadt egy vigasztaló momentum is, az egyik professzor azt mondta: "talán segíthetek neked, te kölyök."
Ancak bir hayırlı tarafı da vardı.Sin embargo, había un resquicio de esperanza.
Ancak bir hayırlı tarafı da vardı.Tuy nhiên, có một niềm hy vọng.
Ancak bir hayırlı tarafı da vardı.Ωστόσο, υπήρχε μία ελπιδοφόρα πτυχή.
Ancak bir hayırlı tarafı da vardı.Както и да е, имаше лъч надежда.
Ancak bir hayırlı tarafı da vardı.Но луч надежды всё же мелькнул.
Ancak bir hayırlı tarafı da vardı.Проте промінь надії все ж промайнув.
Ancak bir hayırlı tarafı da vardı.דעה כל כך טובה על העבודה שלי כמו שלי הייתה.
Ancak bir hayırlı tarafı da vardı.وبالرغم من ذلك، كان هناك بارقة أمل.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod