Ana içeriğe geç
Sözlük

hayır ile cümle

hayır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Cevabın hayır olması gerek.The answer should be no.
Cevap hayır olurdu.The answer would be no.
Kazançlar hayır işlerine gidiyor.Proceeds go to charity.
Dürüstçe hayır diyebilirim.I can honestly say no.
Onlar asla hayır demedi.They never said no.
"Bana yardım eder misin, Tom?" "Hayır, bir daha değil, başka birine sorun!""Will you help me, Tom?" "No, not again. Ask someone else!"
Elbette, nasıl hayır diyebilirdim?Of course, how could I say no?
Tom yerel bir hayır işi için bir web sitesi tasarlamaya gönüllü oldu.Tom volunteered to design a website for a local charity.
Hayır! Olamaz!No! It can't be!
"Kaza mı geçirdiniz?" "Hayır, hiçbir şey olmadı.""Did you have an accident?" "No. Nothing happened."
"Benim için mi çay hazırlıyorsun?" "Hayır, Jamal için.""Are you making tea for me?" "No, for Jamal."
"Lütfen bana bir ağrı kesici verin" "Hayır henüz sana bir tane veremem.""Please give me a painkiller." "No. I can't give you one yet."
Jamal'e hayır dedim.I told Jamal no.
Kaotik evliliklerinde ilk kez Dania, Fadıl'a hayır dedi.For the first time in their chaotic marriage, Dania said no to Fadil.
Ben hayır diyemem.I can't say no.
Ben hep hayır derim.I always says no.
Ben hayır demezdim.I wouldn't say no.
Tom bana hayır dedi.Tom told me no.
Hayır diyebilirdim.I could've said no.
"Tom'u tanıyor musun?" "Hayır.""Do you know Tom?" "No."
"Onu yapmam gerekir mi?" "Hayır.""Should I do that?" "No."
"Bu yapacak doğru şey miydi?" "Hayır.""Was that the right thing to do?" "No."
Hayır, Linda otobüse binecek.No, Linda will take the bus.
"Boston'a gelir misin?" "Hayır.""Would you come to Boston?" "No."
"Şarap içer misiniz?" "Hayır.""Will you drink the wine?" "No."
"Susadınız mı" "Hayır, açtık.""Were you thirsty?" "No, we were hungry."
"Boston'da mı doğdun?" "Hayır, Avustralya'da doğdum.""Were you born in Boston?" "No, I was born in Australia."
"Evin sahibi misiniz?" "Hayır.""Do you own the house?" "No."
"O teknede aşçı mıydın sen?" "Hayır, değildim.""Were you a cook on that boat?" "No, I wasn't."
"Bu gece filmi izlecek misin?" "Hayır.""Will you see the film tonight?" "No."
Ama ya o hayır derse?But what if she says no?
Ama ya hayır derse?But what if he says no?
Ona hayır demeye dilim varmıyor.I can't bring myself to say no.
"Audi'yi satın aldın mı?" "Hayır, çok pahalıydı.""Did you buy the Audi?" "No, it was so expensive."
Tom "Hayır!" diye bağırdı."No!" yelled Tom.
Oh hayır! Pasaportumu kaybetmiş olabilirim.Oh, no! I may have lost my passport.
"Biraz pasta ister misin?" "Hayır, teşekkürler, ben diyetteyim."Want some cake?" "No, thanks, I'm on a diet."
"Erkek arkadaşı var mı?" "Hayır, şu an yok.""Does she have a boyfriend?" "No, not right now."
"Mary'nin bir erkek arkadaşı var mı?" "Hayır, şu an değil.""Does Mary have a boyfriend?" "No, not right now."
Hayır, İngilizce bilmiyorum.No, I don't speak English.
Hayır, İngilizce konuşmuyorum.No, I don't speak English.
Hayır, oy kullanmadım.No, I did not vote.
"Evet" veya "hayır" oyu kullandın mı?Did you vote "yes" or "no"?
Hayır, henüz onunla konuşmadım.No, I haven't spoken to him yet.
Beynim evet diyor ama bağırsağım hayır diyor.My brain says yes, but my gut says no.
Beynim hayır diyor ama bağırsağım evet diyor.My brain says no, but my gut says yes.
Hayır, Mary benim üvey kız kardeşim değil, o benim yarı kız kardeşim.No, Mary isn't my stepsister, she's my half sister.
Nasıl hayır diyebilirdim?How could I say no?
"Peki ya hayır derse?" "O zaman hayır der.""But what if she says no?" "Then she says no."
"Sami'yi görebilir miyim?" "Hayır, onu göremezsin. O çoktan yakıldı.""Can I see Sami?" "No, you can't see him. He has already been cremated."
Hayır, susamadım.No, I'm not thirsty.
Hayır, susamış değilim.No, I'm not thirsty.
Niçin hayırsever bir tanrı cehennemin var olmasına izin versin?Why would a benevolent god allow Hell to exist?
Sami hayır dedi.Sami said no.
Hayır, ne yazık ki; aksine.No, unfortunately; on the contrary.
Hayır, burada Vera Velikonskaja ile tanışacağım!No, I'm going to meet Vera Velikonskaja here!
"Sırrımı Tom'a açıkladın mı?" "Tanrı aşkına, elbette hayır!""Have you revealed my secret to Tom?" "For God's sake, of course not!"
Hayır, konuştuğum sen değildin.No, it wasn't you I was talking to.
Hayır, köyümdeki evler yüksek değil ama bahçeler büyüktür.No, the houses in my village aren't tall, but the gardens are big.
Hayır, çiçekler yeşil değil, kırmızı, beyaz, sarı veya mavi renktedir.No, the flowers are not green, but red, white, yellow or blue.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod