havuç ile cümle
havuç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Beta-karoten değil, havucun kendisi.唔係B-胡蘿蔔素,係紅蘿蔔本身重要
Beta-karoten değil, havucun kendisi.明確な証拠は野菜が健康を増進するという事
Bir çilek ağacı ya da havuç çalısı yok.Da jagodno drevo in korenčkovo grmovje ne obstajajo.
Bir çilek ağacı ya da havuç çalısı yok.Er is geen aardbeienboom of worteltjesstruik.
Bir çilek ağacı ya da havuç çalısı yok.Es gibt keinen Erdbeerbaum oder Karottenstrauch.
Bir çilek ağacı ya da havuç çalısı yok.Không có cây dâu hoặc bụi cà rốt.
Bir çilek ağacı ya da havuç çalısı yok.결코 딸기나무나 당근덩굴 같은 것은 없습니다.
Bir çilek ağacı ya da havuç çalısı yok.L'arbre à fraise et le buisson à carrottes n'existent pas.
Bir çilek ağacı ya da havuç çalısı yok.Não há árvores de morangos, nem arbustos de cenouras.
Bir çilek ağacı ya da havuç çalısı yok.Nie ma drzew truskawkowych ani krzaków marchwi.
Bir çilek ağacı ya da havuç çalısı yok.No existe el árbol de fresas o el arbusto de zanahorias.
Bir çilek ağacı ya da havuç çalısı yok.Non c'è un albero di fragole o un cespuglio di carote.
Bir çilek ağacı ya da havuç çalısı yok.Nu exista un copac cu capsuni sau un tufis cu morcovi.
Bir çilek ağacı ya da havuç çalısı yok.Няма ягодово дърво или морковен храст.
Bir çilek ağacı ya da havuç çalısı yok.Что не бывает клубничных деревьев или морковных кустов.
Bir çilek ağacı ya da havuç çalısı yok.אין עץ תותי שדה או שיח גזרים.
Bir çilek ağacı ya da havuç çalısı yok.ليس هنالك شجرة فراولة أو شجيرة جزر
Bir çilek ağacı ya da havuç çalısı yok.変えなきゃいけないのです
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.우리중 많은 이들이 신선한 채소를 한번도 먹지 않으며 자랐습니다. 어쩌다 먹는 생당근이나 이상한 상추 샐러드를 빼면요.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.Mnoho z nás vyrástlo nejediac čerstvú zeleninu s výnimkou občasnej surovej mrkvy či možno zeleného šalátu.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.Monet meistä eivät syöneet lapsena tuoreita kasviksia paitsi ehkä joskus porkkanan tai salaatin.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.Sokunk úgy nőtt fel, hogy soha nem evett friss zöldséget, kivéve a néhai sárgarépát vagy az alkalmi salátát.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.Spousta z nás vyrostlo, aniž by jedli zeleninu až na příležitostnou mrkev nebo hlávkový salát.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.Velen zijn opgegroeid zonder verse groenten behalve misschien af en toe een rauwe wortel of een salade.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.רבים מאיתנו גדלו מבלי שאי פעם אכלנו ירק טרי מלבד גזר טרי אקראי או אולי סלט חסה מוזר.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.ترعرع الكثيرون منا بدون أن يأكلوا أطعمة طازجة بإستثناء أكل الجزر أحياناً أو ربما سلطة الخس.
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.大人になるまでフレッシュ野菜を食べた事ない人は少なくない 僕なら、これは嘘じゃないよ、
Birçoğumuz asla taze sebze yemeden büyüdük, arada sırada çiğ havuç ve yeşillik salatası hariç.我地好多人成長嗰陣除咗有時食下生紅蘿蔔 或者生菜沙律之外,好少會食新鮮蔬果
Döner tabladaki havuca bayıldım.Cudna jest ta marchewka na talerzu od gramofonu.
Döner tabladaki havuca bayıldım.Et j'adore la carotte sur le plateau tournant.
Döner tabladaki havuca bayıldım.Ich liebe die Karotte auf dem Plattenteller.
Döner tabladaki havuca bayıldım.Ik ben dol op die draaitafel met wortel erop.
Döner tabladaki havuca bayıldım.Îmi place la nebunie morcovul de pe placă.
Döner tabladaki havuca bayıldım.턴테이블 위에 놓여있는 당근이 정말 재밌죠.
Döner tabladaki havuca bayıldım.Mi piace la carota sul giradischi.
Döner tabladaki havuca bayıldım.(Musik:
Döner tabladaki havuca bayıldım.Tôi thích cách củ cà rốt được dùng trên bàn quay (Nhạc:
Döner tabladaki havuca bayıldım.Y me encanta la zanahoria en el tocadiscos.
Döner tabladaki havuca bayıldım.(Zene:
Döner tabladaki havuca bayıldım.Και λατρεύω το καρότο πάνω στο πικάπ.
Döner tabladaki havuca bayıldım.Мені подобається морква на програвачі.
Döner tabladaki havuca bayıldım.Мне очень нравится, как вращается морковь на этом проигрывателе.
Döner tabladaki havuca bayıldım.Харесва ми моркова върху грамофона. (Музика:
Döner tabladaki havuca bayıldım.ואני אוהב את הגזר על הפטיפון.
Döner tabladaki havuca bayıldım.احب الجزرة على القرص الدوار.
Döner tabladaki havuca bayıldım.(音楽: Massive Attachの「Teardrop」)
Hatta, yumuşak gücü kullanmayı öğrenebilirseniz, "havuç" ve "sopa"larınızdan tasarruf edersiniz.De hecho, si aprendiéramos a usar más poder blando, se podría ahorrar mucho en zanahorias y palos.
Hatta, yumuşak gücü kullanmayı öğrenebilirseniz, "havuç" ve "sopa"larınızdan tasarruf edersiniz.Imparando a usare questo potere persuasivo più spesso si può risparmiare sulle carote e i bastoni.
Hatta, yumuşak gücü kullanmayı öğrenebilirseniz, "havuç" ve "sopa"larınızdan tasarruf edersiniz.Skutečně, pokud se naučíte využívat měkkou moc, můžete dost ušetřit na cukru a bičích.
"Havucu bırakın."Ani cukr.
"Havucu bırakın."Jatuhkan wortel.
"Havucu bırakın."Larguem cenoura.
"Havucu bırakın."Lass Karotte fallen.
"Havucu bırakın."Molla la carota.
"Havucu bırakın."Pusti mrkvu.
"Havucu bırakın."Se répa. Se ostor.
"Havucu bırakın."Släpp moroten.
"Havucu bırakın. Sopayı bırakın. Anlam getirin.""Bỏ cà rốt.Bỏ gậy.Mang tới ý nghĩa"
"Havucu bırakın. Sopayı bırakın. Anlam getirin.""당근을 버리고. 채찍도 버려라. 의미를 부여하라."
"Havucu bırakın. Sopayı bırakın. Anlam getirin.""Sin garrote, ni zanahoria: aporte sentido".
İlgili Sayfalar