Ana içeriğe geç
Sözlük

havra ile cümle

havra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Havralarda İsanın Tanrının Oğlu olduğunu hemen duyurmaya başladı.Och strax begynte han i synagogorna predika om Jesus, att han var Guds Son.
Havralarda İsanın Tanrının Oğlu olduğunu hemen duyurmaya başladı.Og straks forkynte han Jesus i synagogene, at han er Guds Sønn.
Havralarda İsanın Tanrının Oğlu olduğunu hemen duyurmaya başladı.Og straks prædikede han i Synagogerne om Jesus, at han er Guds Søn.
Havralarda İsanın Tanrının Oğlu olduğunu hemen duyurmaya başladı.Şi îndată a început să propovăduiască în sinagogi că Isus este Fiul lui Dumnezeu.
Havralarda İsanın Tanrının Oğlu olduğunu hemen duyurmaya başladı.Und alsbald predigte er Christus in den Schulen, daß derselbe Gottes Sohn sei.
Havralarda İsanın Tanrının Oğlu olduğunu hemen duyurmaya başladı.Y en seguida predicaba a Jesús en las sinagogas, diciendo: --Éste es el Hijo de Dios
Havralarda İsanın Tanrının Oğlu olduğunu hemen duyurmaya başladı.και ευθυς εκηρυττεν εν ταις συναγωγαις τον Χριστον οτι ουτος ειναι ο Υιος του Θεου.
Havralarda İsanın Tanrının Oğlu olduğunu hemen duyurmaya başladı.И тотчас стал проповедывать в синагогах об Иисусе, что Он есть Сын Божий.
Havralarda İsanın Tanrının Oğlu olduğunu hemen duyurmaya başladı.І зараз проповідував по школах Христа, що се Син Божий.
Havralarda İsanın Tanrının Oğlu olduğunu hemen duyurmaya başladı.וימהר ויקרא בבתי הכנסיות את המשיח לאמר כי הוא הוא בן האלהים׃
Havralarda İsanın Tanrının Oğlu olduğunu hemen duyurmaya başladı.وللوقت جعل يكرز في المجامع بالمسيح ان هذا هو ابن الله‎.
Havralarda İsanın Tanrının Oğlu olduğunu hemen duyurmaya başladı.就 在 各 會 堂 裡 宣 傳 耶 穌 、 說 他 是 神 的 兒 子
Havralarda İsanın Tanrının Oğlu olduğunu hemen duyurmaya başladı.就 在各會堂裡 宣傳 耶穌 、 說 他 是 神 的 兒子
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.A prišli do domu predstaveného synagógy, a videl tam nepokojný ruch, plačúcich a kvíliacich veľmi,
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.A przyszedł do domu przełożonego bóżnicy, i ujrzał tam zgiełk, i płaczące i bardzo narzekające.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.És méne a zsinagóga fejének házához, és látá a zûrzavart, a sok síránkozót és jajgatót.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Giunsero alla casa del capo della sinagoga ed egli vide trambusto e gente che piangeva e urlava
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.In pridejo v hišo načelnikovo, in vidi hrupno zmešnjavo ter da silno jokajo in žalujejo.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.I přišel do domu knížete školy, a viděl tam hluk, ano plačí a kvílí velmi.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Ja he tulivat synagoogan esimiehen taloon; ja hän näki hälisevän joukon ja ääneensä itkeviä ja vaikeroivia.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Khi đã đến nhà người cai nhà hội , Ngài thấy chúng làm om_sòm , kẻ khóc người kêu lớn_tiếng .
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Khi đã đến nhà người cai nhà hội, Ngài thấy chúng làm om sòm, kẻ khóc người kêu lớn tiếng.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.회당장의 집에 함께 가사 훤화함과 사람들의 울며 심히 통곡함을 보시고
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Llegaron a la casa del principal de la sinagoga, y él vio el alboroto y los que lloraban y lamentaban mucho
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Og de komme ind i Synagogeforstanderens Hus, og han ser en larmende Hob, der græd og hylede meget.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Og de kom til synagoge-forstanderens hus, og han så en larmende hop og folk i stor gråt og jammer,
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Quando chegaram a casa do chefe da sinagoga, viu Jesus um alvoroço, e os que choravam e faziam grande pranto.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Toen zij bij het huis van Jaïrus kwamen, klonk daar gehuil en gejammer!
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Und er kam in das Haus des Obersten der Schule und sah das Getümmel und die da weinten und heulten.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Και ερχεται εις τον οικον του αρχισυναγωγου και βλεπει θορυβον, κλαιοντας και αλαλαζοντας πολλα,
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.І приходить у господу до школьного старшини, й бачить трівогу, й плачущих, і голосячих вельми.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.Приходит в дом начальника синагоги и видит смятение и плачущих и вопиющих громко.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.ויבא בית ראש הכנסת וירא המון הבכים והמיללים הרבה׃
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.فجاء الى بيت رئيس المجمع ورأى ضجيجا. يبكون ويولولون كثيرا.
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.他 們 來 到 管 會 堂 的 家 裡 、 耶 穌 看 見 那 裡 亂 嚷 、 並 有 人 大 大 的 哭 泣 哀 號
Havra yöneticisinin evine vardıklarında İsa, acı acı ağlayıp feryat eden gürültülü bir kalabalıkla karşılaştı.他 們來 到 管會 堂 的 家裡 、 耶穌 看見 那 裡亂嚷 、 並 有 人 大大 的 哭泣 哀號
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.Acautelai-vos dos homens; porque eles vos entregarão aos sinédrios, e vos açoitarão nas suas sinagogas;
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.A strzeżcie się ludzi; albowiem was będą wydawać do rady, i w zgromadzeniach swoich was biczować będą.
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.Guardaos de los hombres, porque os entregarán a los tribunales y en sus sinagogas os azotarán
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.Guardatevi dagli uomini, perché vi consegneranno ai loro tribunali e vi flagelleranno nelle loro sinagoghe
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.Hãy coi chừng người ta; vì họ sẽ nộp các ngươi trước tòa án, đánh đòn các ngươi trong nhà hội;
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.Hãy coi_chừng người_ta ; vì họ sẽ nộp các ngươi trước tòa_án , đánh_đòn các ngươi trong nhà hội ;
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.Kavahtakaa ihmisiä, sillä he vetävät teidät oikeuksiin, ja synagoogissaan he teitä ruoskivat;
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.사람들을 삼가라 저희가 너희를 공회에 넘겨 주겠고 저희 회당에서 채찍질하리라
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.Maar pas op! Men zal jullie voor de rechtbanken brengen en afranselen in de synagogen.
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.Men vokt eder for menneskene! for de skal overgi eder til domstolene og hudstryke eder i sine synagoger;
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.Păziţi-vă de oameni; căci vă vor da în judecata soboarelor, şi vă vor bate în sinagogile lor.
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.Varujte se pa ljudi, zakaj izročali vas bodo sodiščem in po shodnicah svojih vas bodo bičali.
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.Vystříhejtež se pak lidí; nebť vás vydávati budou do sněmů, a v školách svých budou vás bičovati.
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.А пазете се от човеците защото ще ви предават на събори, и в синагогите си ще ви бият.
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.Остерегайтесь же людей: ибо они будут отдавать вас в судилища и в синагогах своих будут бить вас,
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.Та й стережіть ся людей: бо вони видавати муть вас у судові зборища, й в школах своїх бити вас будуть;
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.והשמרו לכם מבני האדם כי ימסרו אתכם לסנהדריות ויכו אתכם בשוטים בבתי כנסיותיהם׃
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.ولكن احذروا من الناس. لانهم سيسلمونكم الى مجالس وفي مجامعهم يجلدونكم.
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.你 們 要 防 備 人 . 因 為 他 們 要 把 你 們 交 給 公 會 、 也 要 在 會 堂 裡 鞭 打 你 們
İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecek, havralarında kamçılayacaklar.你 們要 防備人 . 因為 他 們要 把 你 們交給 公會 、 也 要 在 會堂 裡 鞭打 你 們
İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: ‹‹Korkma, yalnız iman et, kızın kurtulacak.››Ale Ježíš uslyšav to, odpověděl jemu: Nebojž se, věř toliko, a zdrávať bude.
İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: ‹‹Korkma, yalnız iman et, kızın kurtulacak.››Ale Jezus usłyszawszy to, odpowiedział mu, mówiąc: Nie bój się, tylko wierz, a będzie uzdrowiona.
İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: ‹‹Korkma, yalnız iman et, kızın kurtulacak.››Ale keď to počul Ježiš, odpovedal mu: Neboj sa, len ver, a bude zachránená.
İsa bunu duyunca havra yöneticisine şöyle dedi: ‹‹Korkma, yalnız iman et, kızın kurtulacak.››Al oír esto, Jesús le respondió: --No temas; sólo cree, y ella será salva
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod