havası ile cümle
havası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Eğleniyordur, havasındadır.그는 재미를 느끼고, 자기 흥미에 가장 알맞은 직업이라 생각하고, 흐름을 타고 있습니다.
Eğleniyordur, havasındadır.Ő jól szórakozik, élvezi, és flow-ban van.
Eğleniyordur, havasındadır.Se divierte, está en su ambiente, como pez en el agua.
Eğleniyordur, havasındadır.Si diverte, sta nel suo ambiente, fa quello che gli piace.
Eğleniyordur, havasındadır.Διασκεδάζει.
Eğleniyordur, havasındadır.Він отримує задоволення, він в ритмі, він в потоці.
Eğleniyordur, havasındadır.Забавлява се, кефи се, върви му.
Eğleniyordur, havasındadır.Он получает удовольствие, он в ударе, в потоке.
Eğleniyordur, havasındadır.הוא נהנה, הוא בגרוב, הוא זורם.
Eğleniyordur, havasındadır.يستمتع بوقته، إذ يمر على الأخدود أو يتزلج على المنحدر.
Eğleniyordur, havasındadır.佢覺得開心,覺得愉快,覺得甘暢淋灕。
Eğleniyordur, havasındadır.医者もまじめです
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Als er elektriciteit is neemt de zuurstofconcentrator hier kamerlucht op.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Aşadar atunci când este eletricitate, concentratorul de oxigen ia aer din cameră.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Itt, mikor van áram, az oxygén sűrítő a levegőt a szobából nyeri.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Jadi pada saat listrik menyala pengumpul oksigen mengambil udara dalam ruangan.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Kiedy jest prąd, koncentrator tlenu pobiera zwykłe powietrze.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.전기가 들어올 때에는 산소 생성기는 실내의 공기를 사용합니다.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Mais donc ici dedans quand il y a de l'électricité, le concentrateur d'oxygène absorbe l'air ambiant.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Per cui qui, quando c'è elettricità, il concentratore di ossigeno usa l'aria dell'ambiente.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Portanto, quando há electricidade, o concentrador de oxigénio capta o ar da sala.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Vì vậy khi có điện, thiết bị tạo ô-xy lấy không khí ở trong phòng.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Wenn elektrischer Strom vorhanden ist, dann saugt der Sauerstoffkonzentrator die Raumluft an.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Όμως εδώ, όταν έχει ρεύμα, ο συμπιεστής οξυγόνου εισάγει αέρα δωματίου.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Итак, когда есть электричество, кислородный концентратор всасывает воздух из помещения.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.Когато има ток, кислородният концентратор използва въздуха в стаята.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.אבל ככה בפנים כשיש חשמל, מרכז החמצן לוקח אויר מהחדר.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.حسنا هنا عندما تتوفر الكهرباء، مكثف الأوكسجين يأخذ هواء الغرفة.
Elektrik olmadığı zaman işte burada oksijen yoğunlaştırıcı oda havasını çekiyor.酸素圧縮機が部屋の空気を取り込みます 部屋の空気は見事なほどに無料だと分かっていますし
Ezici bir havası var.Det føles også magtfuldt.
Ezici bir havası var.Det känns mäktigt också.
Ezici bir havası var.Ha un non so che di pesante.
Ezici bir havası var.Jest w tym coś paskudnego.
Ezici bir havası var.Se kuulostaa rankalta.
Ezici bir havası var.Suena muy duro.
Ezici bir havası var.Tem algo de opressivo.
Ezici bir havası var.Με καταθλίβει αυτό.
Ezici bir havası var.В нём чувствуется сила.
Geçtiğimiz haftalar milli bir bayram havasında geçti.지난 몇 주 동안 미국 전체가 (오바마 대통령 당선으로) 흥분에 휩싸여 있었지만
Geçtiğimiz haftalar milli bir bayram havasında geçti.אף שהשבועות האחרונים האלה היו תקופה של שמחה לאומית במדינה הזו,
Geçtiğimiz haftalar milli bir bayram havasında geçti.في حين كانت هذه الأسابيع الماضية تأخذ وقتا من الابتهاج الوطني في هذا البلد،
Geçtiğimiz haftalar milli bir bayram havasında geçti.国中が活気だっていましたが その一方で これで仕事は終わったと考えるなら
Genelikle çok sıcak, çok havasız veya kötü kokulu olurdu ve babam klimayı açmamıza izin vermezdi.Biasanya karena terlalu panas, terlalu penuh, atau karena bau dan ayah tidak mengijinkan saya menyalakan AC.
Genelikle çok sıcak, çok havasız veya kötü kokulu olurdu ve babam klimayı açmamıza izin vermezdi.Het was meestal te warm, te duf of het stonk, en van papa mocht de airconditioning niet aan.
Genelikle çok sıcak, çok havasız veya kötü kokulu olurdu ve babam klimayı açmamıza izin vermezdi.차 안은 항상 너무 덥고, 비좁고 냄새도 많이 나죠. 제 부친은 에어컨을 쓰지 못하게 하셨어요.
Genelikle çok sıcak, çok havasız veya kötü kokulu olurdu ve babam klimayı açmamıza izin vermezdi.לרוב היה חם מדיי, דחוק, או סתם מסריח, ואבא שלי לא היה מרשה לנו להשתמש במזגן.
Genelikle çok sıcak, çok havasız veya kötü kokulu olurdu ve babam klimayı açmamıza izin vermezdi.父はエアコンをつけてくれませんでした エンジンがオーバーヒートするから ダメだと言うのです
Havasız ama dünya ile aynı kütle ve yerçekimine sahip bir gezegendeyiz. -Předpokládejme tedy, že tu není vzduch, ale že to je na planetě o stejné hmotnosti, takže gravitace je stejná.
Havasız ama dünya ile aynı kütle ve yerçekimine sahip bir gezegendeyiz. -Vamos supor que não há nenhum ar, mas é um planeta de a mesma massa, portanto, a gravidade é o mesmo.
Havasız ama dünya ile aynı kütle ve yerçekimine sahip bir gezegendeyiz. -Да предположим, че няма въздух и е на планета със същата маса, така че гравитацията е същата.
Havasız ama dünya ile aynı kütle ve yerçekimine sahip bir gezegendeyiz. -נניח שאין אוויר, אך לכוכב יש את אותה מסה כמו כדור הארץ, אז יש את אותה גרביטציה.
Havasız bir ortamda olmadığını söyledik.자, 그리고 이 반응들은 액포 안에서 일어나지 않는다고 말했습니다.
Havasız bir ortamda olmadığını söyledik.Mówiliśmy, że nie zachodzi on w próżni.
Havasız bir ortamda olmadığını söyledik.Sekarang kita mengatakan itu tidak terjadi dalam kekosongan.
Havasız bir ortamda olmadığını söyledik.Teď jsme si řekli, že se to neodehrává ve vakuu.
Havasız bir ortamda olmadığını söyledik.Все це не відбувається у вакуумі.
Havasız bir ortamda olmadığını söyledik.Така, казахме че това не се случва във вакуум.
Havasız yerlerde yaşayabilirler.Ils peuvent survivre dans le vide total.
Havasız yerlerde yaşayabilirler.Képesek vákuumban élni.
Havasız yerlerde yaşayabilirler.진공에서도 살 수 있습니다.
İlgili Sayfalar