Ana içeriğe geç
Sözlük

havan ile cümle

havan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.Представьте, каков воздух в тех местах - он насыщен пылью взрывчатки и угля.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.Само си представете въздуха около тези места -- пълен е с остатъци от взривни вещества и въглища.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.תוך חודשים ספורים. תארו לעצמכם שהאוויר סביב המקומות האלה
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.مجرد تصور أن الجو المحيط بهذه الأماكن- مليئة ببقايا المتفجرات والفحم.
Patlayıcı ve maden tortularıyla dolu... ...bu havanın,bu alanları kapladığını hayal edin.空気が火薬や石炭の粉じんで一杯になります 私たちが訪れたときには
Plaza de la Revolución, Havana.Plaza de la Revolución, La Habana.
Şimdi havanın gırtlağımızdan geçişine odaklanacağım.Así que voy a centrar en como el aire pasa a través de la laringe.
Şimdi havanın gırtlağımızdan geçişine odaklanacağım.Così mi concentro sul fatto che l'aria passa attraverso la laringe.
Şimdi havanın gırtlağımızdan geçişine odaklanacağım.Deci voi pune accent pe trecerea aerului prin laringe.
Şimdi havanın gırtlağımızdan geçişine odaklanacağım.Desta forma, vamos examinar como o ar passa pela laringe.
Şimdi havanın gırtlağımızdan geçişine odaklanacağım. Gırtlağımız aynı zaman da ses kutumuz.Je pourrais dessiner notre langue et tout ça et peut être je vais...
Şimdi havanın gırtlağımızdan geçişine odaklanacağım.Jadi saya akan fokus sebagai udara berjalan melalui laring kami.
Şimdi havanın gırtlağımızdan geçişine odaklanacağım.그러니까 저는 공기가 지나는 후두에 초점을 맞추도록 하겠습니다.
Şimdi havanın gırtlağımızdan geçişine odaklanacağım.Teraz opowiem, w jaki sposób powietrze przechodzi przez krtań.
Şimdi havanın gırtlağımızdan geçişine odaklanacağım.Zameriame sa na to, ako vzduch prechádza hrtanom.
Şimdi havanın gırtlağımızdan geçişine odaklanacağım.Zaměřím se tedy na průchod vzduchu hrtanem.
Şimdi havanın gırtlağımızdan geçişine odaklanacağım.Той минава през ларинкса.
Şimdi havanın gırtlağımızdan geçişine odaklanacağım.Я зосереджусь на тому, як повітря проходить вниз по гортані.
Şimdi havanın gırtlağımızdan geçişine odaklanacağım.בלוע נמצאים גם מיתרי הקול.
Şimdi havanın gırtlağımızdan geçişine odaklanacağım.لذا سأقوم بالتركيز حيث يقوم الهواء بعبور الحنجرة
Şimdi odadaki havanın tamamen bedava olduğunu biliyoruz, çokça bulunuyor ve halihazırda yüzde 21 oksijen.공기는 돈이 한 푼도 들지 않고, 풍부하며, 거의 21 퍼센트의 산소를 함유하고 있습니다.
Şimdi odadaki havanın tamamen bedava olduğunu biliyoruz, çokça bulunuyor ve halihazırda yüzde 21 oksijen.Kita tahu bahwa udara di dalam ruangan itu gratis dan berjumlah besar dan sudah mengandung 21 persen oksigen.
Şimdi odadaki havanın tamamen bedava olduğunu biliyoruz, çokça bulunuyor ve halihazırda yüzde 21 oksijen.Nous savons que l'air ambiant est tout à fait gratuit il est abondant et il contient déjà 21% d'oxygène.
Şimdi odadaki havanın tamamen bedava olduğunu biliyoruz, çokça bulunuyor ve halihazırda yüzde 21 oksijen.Nu weten we dat kamerlucht heerlijk gratis is, het is in overvloed aanwezig en bevat al 21 procent zuurstof.
Şimdi odadaki havanın tamamen bedava olduğunu biliyoruz, çokça bulunuyor ve halihazırda yüzde 21 oksijen.Sabemos que o ar da sala é completamente grátis, abundante, e já contém 21% de oxigénio.
Şimdi odadaki havanın tamamen bedava olduğunu biliyoruz, çokça bulunuyor ve halihazırda yüzde 21 oksijen.Ştim cu toţii că aerul din cameră este gratis, din abundenţă, şi are deja 21 la sută oxigen.
Şimdi odadaki havanın tamamen bedava olduğunu biliyoruz, çokça bulunuyor ve halihazırda yüzde 21 oksijen.Tudjuk, hogy a szobában biztos van levegő, bőségesen, és annak 21 százaléka máris oxigén.
Şimdi odadaki havanın tamamen bedava olduğunu biliyoruz, çokça bulunuyor ve halihazırda yüzde 21 oksijen.Wiemy, że powietrze jest darmowe, jest go pod dostatkiem i zawiera już 21% tlenu.
Şimdi odadaki havanın tamamen bedava olduğunu biliyoruz, çokça bulunuyor ve halihazırda yüzde 21 oksijen.Ξέρουμε ότι ο αέρας δωματίου είναι δωρεάν, άφθονος, και ήδη έχει 21% οξυγόνο.
Şimdi odadaki havanın tamamen bedava olduğunu biliyoruz, çokça bulunuyor ve halihazırda yüzde 21 oksijen.Както знаем, въздухът в помещението е безплатен, в изобилие, и е с 21% съдържание на кислород.
Şimdi odadaki havanın tamamen bedava olduğunu biliyoruz, çokça bulunuyor ve halihazırda yüzde 21 oksijen.Сейчас мы знаем, что воздух здесь чистый, его хватает и в нем уже 21 процент кислорода.
Şimdi odadaki havanın tamamen bedava olduğunu biliyoruz, çokça bulunuyor ve halihazırda yüzde 21 oksijen.עכשיו אנחנו יודעים שאויר מהחדר הוא חופשי להפליא, הוא נמצא בשפע, וזה כבר 21 אחוז חמצן.
Şimdi odadaki havanın tamamen bedava olduğunu biliyoruz, çokça bulunuyor ve halihazırda yüzde 21 oksijen.نعلم أن هواء الغرفة مجاني، ووفير، ويحتوي على 21 في المئة من الأوكسجين.
Şimdi odadaki havanın tamamen bedava olduğunu biliyoruz, çokça bulunuyor ve halihazırda yüzde 21 oksijen.豊富にあり しかも必要な 21パーセントの酸素を既に含んでいます 圧縮機が行うのは手術室の空気を取り込み清浄し
Snell yasasına göre havanın kırılma indisi çarpı sinüs35 eşittir suyun kırılma indisi çarpı sinüs(teta2)За индексите на пречупване.
Soğuk havanın ciğerlerimi yakışını hissedebiliyordum ve yüzümde ışıldayan güneşi görmek için yukarı baktım.Je pouvais le sentir me brûler les poumons, et j'ai levé la tête pour sentir le soleil sur mon visage.
Soğuk havanın ciğerlerimi yakışını hissedebiliyordum ve yüzümde ışıldayan güneşi görmek için yukarı baktım.호흡이 가빠지는 것을 느낄 수 있었고 하늘을 올려다보니 햇살이 제 얼굴을 비추고 있었어요.
Soğuk havanın ciğerlerimi yakışını hissedebiliyordum ve yüzümde ışıldayan güneşi görmek için yukarı baktım.la soarele care-mi strălucea în față.
Soğuk havanın ciğerlerimi yakışını hissedebiliyordum ve yüzümde ışıldayan güneşi görmek için yukarı baktım.Potevo sentir bruciare i miei polmoni, e guardai in alto perché il sole potesse splendere sulla mia faccia.
Soğuk havanın ciğerlerimi yakışını hissedebiliyordum ve yüzümde ışıldayan güneşi görmek için yukarı baktım.Spojrzałam na niebo łapiąc promienie słońca.
Soğuk havanın ciğerlerimi yakışını hissedebiliyordum ve yüzümde ışıldayan güneşi görmek için yukarı baktım.Tôi có thể cảm nhận được nó đang đốt cháy lá phổi của mình, tôi ngước lên để cho ánh nắng chiếu vào mặt
Soğuk havanın ciğerlerimi yakışını hissedebiliyordum ve yüzümde ışıldayan güneşi görmek için yukarı baktım.Погледнах нагоре, за да видя как слънцето огрява лицето ми.
Soğuk havanın ciğerlerimi yakışını hissedebiliyordum ve yüzümde ışıldayan güneşi görmek için yukarı baktım.יכולתי לחוש בצריבתו בריאות שלי, והסתכלתי למעלה לראות את השמש זורחת אל מול פני.
Soğuk havanın ciğerlerimi yakışını hissedebiliyordum ve yüzümde ışıldayan güneşi görmek için yukarı baktım.شعرت باحتراق الهواء في رئتّي ، ورفعت بصري لرؤية الشمس تسطع في وجهي.
Soğuk havanın ciğerlerimi yakışını hissedebiliyordum ve yüzümde ışıldayan güneşi görmek için yukarı baktım.太陽の光を浴びようと顔をあげました すると急に目の前が真っ暗になりました
Tabloyu kullanarak: havanın kırılma indisi yani n1 = 1.00029След това трябва да намерим тита 2.
Temiz havanın yararlarından faydalanan yalnızca kentliler değildir: Daha az kükürtdiok- sit (SOČeská republika očakáva, že získa najviac: prínosy môžu dosiahnuť až 232702 €na hlavu (viď. informačnú časť).
Temiz havanın yararlarından faydalanan yalnızca kentliler değildir: Daha az kükürtdiok- sit (SOΗ µείωση του διοξειδίου του θείου (SO
TM: Havanın akışını kanadın bir tarafında ya da diğerinde tutarak kontrol edebilirim.타일러: 그리고 저는 한 쪽이나 다른 쪽 날개에 양력을 넣어주면서 조종할 수 있어요.
TM: Havanın akışını kanadın bir tarafında ya da diğerinde tutarak kontrol edebilirim.Posso controlá-lo, dando-lhe impulso num lado da asa, ou no outro.
TM: Havanın akışını kanadın bir tarafında ya da diğerinde tutarak kontrol edebilirim.Şi îl pot controla ridicând de o parte a aripii, sau de cealaltă.
TM: Havanın akışını kanadın bir tarafında ya da diğerinde tutarak kontrol edebilirim.TM :Et je peux le diriger en accompagnant une aile, ou l'autre.
TM: Havanın akışını kanadın bir tarafında ya da diğerinde tutarak kontrol edebilirim.טיילור: אני יכול לשלוט עליו על ידי מיקום עילוי בצד אחד של הכנף, או בצד השני.
TM: Havanın akışını kanadın bir tarafında ya da diğerinde tutarak kontrol edebilirim.ت.م.: وأستطيع التحكم باتجاهها برفع الجناح من جهة ما أو بأخرى.
TM: Havanın akışını kanadın bir tarafında ya da diğerinde tutarak kontrol edebilirim.これはウォーク=アロング=グライダーといいます
T, trafik olup olmadığını belirtir, ve T havanın yağmurlu olup olmamasına bağlıdır.T označuje, zda je či není provoz, a T je závislé na tom, zda prší.
T, trafik olup olmadığını belirtir, ve T havanın yağmurlu olup olmamasına bağlıdır.T wskazuje, czy jest korek, czy go nie ma. i T jest zależna od tego, czy pada.
T, trafik olup olmadığını belirtir, ve T havanın yağmurlu olup olmamasına bağlıdır.Т указывает есть ли дорожные пробки или их нет И Т зависит от того, идет ли дождь
T, trafik olup olmadığını belirtir, ve T havanın yağmurlu olup olmamasına bağlıdır.なおTは雨が降っているかどうかで決まります そしてLは次の約束に遅刻するかどうかを表し
Uçan trapez ustası ve havanın en eski performans sanatçısı - Poppy!De meester van de vliegende trapeze en de oudste artiest in de lucht - Poppy!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod